• İstanbul Tabipler Odasında Adam yok mu?

    İstanbul Tabipler Odasında Adam yok mu?
    Eyüphan KAYA

    İstanbul Tabipler Odasında Adam yok mu?

     

    Bu cumhuriyet kurulduğundan bu yanı, her fırsatta birileri insani değerlerimiz üzerine operasyon üzerine operasyon yapıyor, Anadolu insanını karakter ve değerini bozmak için gece gündüz çalışılıyor.

    Malum AB fonları adında bir fon havuzu var, üye ülkeler buraya para aktarıyorlar, daha sonra proje karşılığı buradan destek alıyorlar. Bu konuda profesyonel çalışan ülkeler aktardıkları paranın iki katını dahi alabilirken mesela Yunanistan gibi, proje yapmaktan aciz, sıcak paradan hoşlan ülkeler aktardıkları para kadar dahi bu havuzdan yararlanıyorlar Türkiye bu kategoride olan devletlerden biridir.

    İlginçtir Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, LGBT dernekleri projenizin bir kenarına monte edilirse kabul olma şansı artarken, bu oluşumlarla irtibatınız yoksa projenizin kabul olma ihtimali de düşük oluyor.

    AB fonlarından yararlanan birçok oluşumda dikkat ediyorum bir kenarında kıyısında ya Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ya da LGBT yer alıyor.

    Bu iki oluşumun içeriğine baktığınız zaman insan tabiatını baltalayan aile huzurunu bozan, kadın erkek ilişkisini alt üst eden bir durum dikkat çekiyor.

    Neymiş efendim hayatın her alanında kadın erkek eşit, çocuk bakımına neden anne ağırlıklı olarak bakıyor? neden aile reisi erkek oluyor?Neden bayan ve erkek tuvaletleri farklı, hamam birliğini dahi savunuyorlar.

    LGBT ise Lezbiyen, Gey, Bi, Trans bunların neyin peşinde olduklarını yazmaktan haya ediyorum. Ayrıca bunların takiyye yaparak dile getirmedikleri üç renkleri daha var, tepki görürler diye söylemiyorlar, o da çocuk seviciliği, ölü seviciliği ve hayvan seviciliği.

    Gel gör ki vatandaşlarımızdan bazı kimseler LGBT haklarını savunuyor. Aslında bu gruptan sadece T, mağdur bir yapıda yaratılıyor onun da adı “Hunsa Müşkül” olarak ilahi hukukta yeri ve hakları var, pozitif ayırımcılığa sahiptir. Ama L, G, B edepsizliğin daniskasıdır.

    25 Nisan günü İstanbul Tabipler odasının ev sahipliğinde “cinselliğin farklı yüzleri” adı altında bu çarpık ilişkiler ele alınıyor, bu ilişkileri yaşarken neye dikkat edilmesi gerektiği, sözüm ona akademisyenler tarafından anlatılacakmış, Akademisyenliğiniz batsın bu ahlaksız ilişkiye çanak tutmak siz mi kaldı?

    Etkinliğin Afişini inceledim, erkek erkek elele, kadın erkek elele, bayan bayan elele, vah ki ne vah! İstirhamım ve beklentim bu panele karşı İstanbullu vatandaşlarımın tepki göstermesi ve iptalinin sağlanmasıdır. Böyle bir rezalete ilgisiz kalmak caiz değildir.

    Bir defa Diyarbakır’da böyle bir halt işlenmek istendi, şehrimizde bir infial oluştu, binlerce insan bir araya gelip telin ettiler, neyse ki o yanlıştan vaz geçildi.

    Peki niye LGBT üzerinde bu kadar duruyorlar çünkü namussuzluğun daniskasıdır, bu tür kimseleri kabul eden bir vatandaş kimliği örseleniyor, artık varlığı kayboluyor. Onun için bu kötü ahlaklı kimseleri toplumumuza kabul ettirmek istiyorlar.

    İstanbul Tabipler Odası doktorların aidatıyla ayaktadır. Özellikle ve öncelikle Tabiplerimizin buna karşı sesini yükseltmesi lazımdır diye düşünüyorum.

    Ben İstanbul’da olsaydım, yapacağım ilk iş Tabipler Odasının kapısını çalmak olacaktı.

    En azında birkaç soru sorar, Oda’nın kime hizmet ettiğini anlar kamuoyuyla paylaşırdım.

    Ayıptır, günahtır yüce Allah kadını kadın, erkeği erkek yaratmış, her iki cinsin de kendine göre üstün meziyetleri vardır. Kadın erkek ilişkisinden Eşitlikten çok Adalet önemlidir. Bizim vazifemiz aile yapımıza huzur bulmakken nasıl böyle ahlak dışı hadiselere çanak tutuluyor anlamakta zorlanıyorum.

    Üç beş tane zibidinin kadın kadına, erkek erkeğe, hem kadına hem erkeğe ilgi duyması gibi lanetli bir hevese sahipler diye bu münasebetin oluş şekli İstanbul Tabipler Odasında nasıl ele alınıyor? Bu Oda’nın yönetiminde hiç mi bir Müslüman yok, hiç mi bir kazak Anadolu insanı yok, Oda bu kadar mı layt kimselerin elinde kaldı? diye endişelenmemek elde değil.

    Malum bu sapık kimseler tarihin her aşamasında vardır, Lut kavmi bunların en açık örneğidir. Aslında Lut kavminde de sayıları 20-30 civarı olan bu edepsiz kimseler vardı, kavmin helak olmasının sebebi bu kimselerin uyarılmaması, toplumda kabul görmesiydi.

    Allahumahfizna aslında buna rıza gösteren her kes o ahlaksız ilişkinin günahına ortaktır.

    Bakalım daha başımıza ne belalar gelecek?

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen