• Hayatın Odağı Kadın

    Hayatın Odağı Kadın
    Eyüphan KAYA

    Hayatın Odağı Kadın

     

    Ne hikmetse bir konuyu ele aldığımız zaman ya ifrat ya da tefrit ediyoruz. Hâlbuki yüce Allah “Ben sizi vasat ümmet olasınız diye yarattım” diye ferman ediyor. Vasat; insana sabrı, metaneti, hikmeti kazandırırken ifrat ve tefrit çoğu zaman hayata bir katkı vermiyor.

    Hz. Muhammed(SAV) “En hayırlınız eşlerine en iyi davrandır, bu münasebetle en hayırlınız da benim” dediği halde ümmeti olduğunu söyleyen toplumlarda bu zarafeti, bu nezaketi pek göremiyoruz. Kanaatimce sebebi sahip olduğumuz adet ve gelenekleri İslam’ın bir parçası haline getirip ona göre muamele edince sıra İslam’ın bu hassas kriterlerine sıra gelmiyor.

    Meşhurdur deniliyor ki, İmamlar eşlerinden korkarlar, ama sebebini pek soran yok, aslında sebebi şudur; İmamlar hem kadın haklarının inanç ve kültürümüzde yerini bilirler, hem de bunu hanımlarına izah ederler, dolayısıyla haklarına riayet edince de dışarıdan öyle gözüküyor, sanki eşlerinden korkarlarmış gibi.

    Müsaadenizle saadet devrinden ve günümüzden birer örnek davranış paylaşmak istiyorum.

    Hz. Ömer’in hilafetinde bir Hakim, mesaiye geç başlıyor diye kendisinden şikayet ediliyor, savunmasında diyor ki; “Eşim rahatsız, sabah kalkarken yatağımı toplar, kahvaltı hazırlar ve kapları yıkayana kadar ancak yetişebiliyorum, ya halife isterseniz bunun için evime bir hizmetçi alayım” Hz. Ömer “hayır hayır böyle daha iyi aynen devam et” diyor.

    Günümüzdeki örneğe gelince, bu günde öyle babayiğitler var; 2011 yılında Erzurum Emniyet Müdürü İbrahim Çelik, Eşi Müşerref Çelik’in hastalığından dolayı bakıma muhtaç olması münasebetiyle görevinden ferağat ederek ege bölge müfettişliğini istedi, “Eşimin yardımıma ihtiyacı var, ona zaman ayırmam lazım” dedi.

    İşe dün işte bu gün, peki ülkemizde, bölgemizde, şehrimizde neden bu kadar sorun sıkıntı yaşanıyor derseniz, son çeyrek asırda insanımız biraz paragöz oldu, para ile birlikte ihtiyaçlarımız arttı, kanaatimiz azaldı. Az para ile çok şey yapmak istedik. Bu geçimsizlik şiddetine dönüştü, aile içi şiddet ve boşanmalar baş göstermeye başladı. Kimisi eşini şirket ortağı gibi gördü,

    Çare nedir derseniz aslımıza dönelim derim. Aile olalım, selam ve dua ile yaşayalım, bu dünyanın geçici yaşamında kendimizi fazla zora sokmayalım, halimize şükür etmeyi bilelim.

    O ,Tv. dizilerindeki rüya hayat, sanaldır, öyle ekmek elden, su gölden bir hayat tarzı yok, olsa da helal haram karışık olur, bakın ben 57 yaşındayım benim bir emekli maaşım var, bir de daha borcunu bitiremediğim bir evim ve ayağımızı yerden kesecek bir arabamız var. Ama 6 çocuk babasıyım çocuklarım aralarında barışık, eşim pazara çıkıp dönenen kadar dahi onu özlüyorum. 40 yıllık evliyiz, ufak tefek tartışmalar aramızda yaşanmışsa da bu gün huzurlu bir hayat yaşıyoruz, aslında eş olmanın kıymeti bu aşamada daha çok ortaya çıkıyor.

    Ne yazık ki kadına yönelik bazı yanlış ifadelerimiz de var, “sırtından sopayı, kucağından sıpayı eksik etmemek lazım” diye bir ifade dilden dile dolaşıyor, bu yersiz, gereksiz, dengesiz bir adetin kaba bir ifade tarzıdır. Böyle şey olur mu? Hele ki bir Müslüman’a bu ifade hiç yakışır mı?

    Kimisi sık sık kadına şiddet deyip duruyor aslında sorun olan aile içi şiddettir, bazen anne, bazen baba bazen de çocuklar bundan nasibini alıyor. Hiç birine tolerans tanımamalıyız.

    Aile kavramına her geçen gün daha da kıymet vermeliyiz. Yoksa Dede- Nene/ Amca-Dayı/ Teyze-Hala/ Bacı-Kardeş kavramını unutacağız maazallah, bunların her biri bizim için bir değer, değerlerini kaybeden bir millet bir gün vatanının da kaybedebilir.

    Bundan böyle “Güçlü Kadın” sloganımızı “Güçlü Aile” kavramı ile terfi ediyoruz. Toplumun çekirdeği konumunda olan aileyi sağlam tutarsak, geleceğimizi sağlam temellere dayandırmış oluruz, benden söylemesi. Tüm annelere selam olsun, Kadınlar mutlu yuvaları/aileleri ile şen yaşasın. Âmin demeniz dileğiyle.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen