• BEYLER; NESİLLERDE CANLIDIR, NESİLLERDE ÖLÜRLER… (1)

    BEYLER; NESİLLERDE CANLIDIR, NESİLLERDE ÖLÜRLER… (1)
    Eymen Said UZAN

    BEYLER; NESİLLERDE CANLIDIR, NESİLLERDE ÖLÜRLER… (1)

     

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk;

    "Türkiye'nin dört bir yanındaki öğrencilerin

    benzer imkânlara sahip olabildiği;

    adalet temelli bir yapı üzerinde çalıştık.

    'Eğitimde Fırsat Adaleti'.

    Hizamızı bu üç kelimeden aldık ve bu kavramı

    çalışmalarımızın merkezine koyduk.

    Köydeki öğrenciyle şehirdeki öğrencinin,

    taşrada eğitim alanla merkezde eğitim alanın

    benzer eğitim imkânlarına sahip olabilmesi için çalıştık."

    Diye açıklama yapmış..

     

    İstanbul başta olmak üzere,

    Metropol şehirlerde yaşayan

    Parası olan ailelerin 100 bin TL’ye

    Varan ücretler ödeyip özel okullarda

    Okuttuğu özel çocuklarla,

    Köydeki Mehmet emmi’nin kaçıncı sınıfa

    Bile gittiğini bilmeyen çocuğuna nasıl eşit şartlar

    oluşturulacak onu merak ediyorum doğrusu..

     

    Eğitimde fırsat eşitliği veya adaleti,

    Önemli hem de çok,Türkiye’de her çocuk

    Eşit şartlarda eğitim alsın tamam,

    Lakin eğitimle ilgili çok daha önemli bir

    sorunumuz olduğu kanaatindeyim..

    Hadi gelin konuya biraz yakından bakmaya çalışalım..

    **

    Bu ülke’de şu andaki Milli eğitim bakanı

    Ziya Selçuk gibi,ehil ve gerçekten bi şeyleri

    Düzeltme,ülke insanına faydalı olma niyetlerinden

    Şüphe etmediğim adamların,onlarca yıldır yaptığı

    Onca çalışmalara rağmen,

    12 yıllık zorunlu temel eğitim başta olmak üzere,

    Eğitim sistemimizdeki problemler bi türlü,

    çözülmedi,ve hala çözülemiyor..

     

    Müfredatların değişmesi,

    ÖSS,ÖYS,TEOG,SBS

    Fatih projesi,Tablet bilgisayarlar,

    Katsayılar,ek puanlar,

    Proje okulları,4+4+4 sistemi,

    LYS,LGS,El yazısının gelmesi,tekrar kalkması

    YKS,TYT,AYT ve daha hatırlayamadığım,

    Bir sürü terim kavram kısaltma

    Ve ardı ardına değişen sistem..

     

    Çocuklarımızın;

    Günde 7 saatini okulda olmak üzere,

    Okula gidiş bir saat,

    Eve dönüşü bir saat sayarsak

    9-10 saatini eğitim alacak diye

    İnsan için en değerli servet olan hayatlarından

    Hergün ortalama 10 saatini bu sisteme emanet ediyoruz..

     

    Evlerinden, ailelerinden kopardığımız çocuklarımız,

    Hayatlarından çaldığımız günlük ortalama 10 saatlerini,

    Okulda matematik öğrensin diye,

    Kimya, biyoloji, felsefe,coğrafya,

    Türkçe,tarih,geometri,

    Ve hatta yabancı dil,müzik,din dersi

    Alsınlar diye bu eğitim sistemine teslim ediyoruz..

     

    Günde 24 saat olan hayat servetlerinden

    10 saatini aldığımız çocuklarımızın hayatlarını,

    Ev ödevleriyle çalmaya devam ediyoruz..

    Ebeveynlerin en az 1-2 saat ders çalışmak için zorladıkları

    Çocukların hayatlarından 2 saat daha gidiyor,

    Geriye 12 saat kalıyor,yorgunluktan pelte olmuş çocuklarımız,

    Yorgun ve mutsuz bir şekilde günü bitiriyorlar…

    Bu da yetmiyor,hafta içi tüm zamanlarını çaldığımız

    Çocuklarımızın haftasonlarını da çalmaya devam ediyoruz,

    hafta içi öğrenemediği derslerinden

    Eksik kalanlarını tamamlaması için haftasonu tekrar

    Matematik,kimya öğrensin diye ek derslere,

    Etütlere,özel derslere,ve dershanelere mahkum edip

    Arta kalan 2 günlerini de ellerinden çalıyoruz..

     

    Ve nihayet sistem;Matematik,Kimya,biyoloji,

    felsefe,coğrafya,Türkçe,tarih,geometri,

    müzik ve dinlerini öğrensinler diye,

    18 yaşına kadar neredeyse tüm hayatlarını

    Çalan çocuklarımızın çok büyük bir çoğunluğuna,

    bu derslerin hiç birini  öğretemeden  lise’den  mezun ederek,

    bu olmamış dercesine ebeveynlere teslim ediyor..

     

    Küreselleşen Dünya ekonomisinde

    Söz sahibi olabilmek için,

    Digital Dünya başta olmak üzere,

    Bilimde sanatta varlık gösterebilmek için,

    Ülke olarak,en değerli hazinemiz olan

    Çocuklarımıza çok iyi sahip çıkmamız

    onları koruyup kollamamız lazım,

    çünkü bu çocuklarımız bizi yarına taşıyacak

    Bunu yapacak olan,ve çocuğa

    Yüreği dahil hayatına en yakından dokunabilecek

    olan öğretmenlerin en başta

    bu konuda çok duyarlı olması ve kendilerini

    mesleklerine adamaları gerekirken,

    Eğitim sistemi içindeki, çocuklarımızla direk,

    Temasa geçen ve hayattaki ilk örnekleri

    Olan öğretmenlerimizin kaçta kaçı bu şuurla hareket

     

    DÜŞÜNMEK LAZIM VESSELAM

    saiduzan@hotmail.com

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen