• İSTANBUL “İSLAM DÜNYASININ SİNEMA MERKEZİ” OLSUN!.....

    İSTANBUL “İSLAM DÜNYASININ SİNEMA MERKEZİ” OLSUN!.....
    Eymen Said UZAN

     

    İSTANBUL

    “İSLAM DÜNYASININ SİNEMA MERKEZİ”

    OLSUN!.....

     

    Unutulmaz Çağrı filminin yönetmeni

    Mustafa Akkad ölmeden önce verdiği bir röportajda

    -Neden İstanbul’dasınız? Sorusu üzerine

     

    “İslam’ın ruhunu taşıyan büyük bir sinema platosu kuracağız.

     Ve bundan sonra burada çok önemli filmler çekeceğiz” diyordu..

     

    Dünya üzerinde 2 milyara yaklaşan

    Müslüman nüfusun aymazlığı, hantallığı

    Ve boşvermişliğine rağmen

    Mustafa AKKAD gibi idealist birinin çıkıp,

    Dünya’yı kasıp kavuran

    Sinema sektörüyle ilgili,

    böylesi bir mücadele vermesi takdire şayandır.

     

    Sinema gibi kitlelere yön veren bir sektöre

    İslam Dünya’sı ve dahi

    Kültür bakanlığımız kayıtsız kalmamalı,

    Bu bağlamda geç olmasına rağmen,

    Kendi çizgilerini ortaya koyan,

    Omurgası sağlam,

    İnsan kaynakları noktasında

    teknik altyapısını oluşturmalı,

    Senaristinden, yönetmenine,

    Işıkçısından, kurgusuna kadar

    Sinema sektöründe olması gereken

    Her pozisyonda değerlerine bağlı

    Ve kutsallarına hakaret etmeyen

    İnsanlar yetiştirmeli..

     

    Çağrım; Kültür bakanlığına

    Mustafa AKKAD’ın yarım kalan

    bu güzel düşüncesini

    Hayata geçirmek için,

    Çalışmalar başlatılmalı…

     

    ‘’İSTANBUL’’,Çağrı filmi gibi

    Tarafsız, yansız, objektif bir perspektiften

    İslami hakikatleri anlatan

    Koca bir platforma dönüştürülmeli...

     

    İnşallah Kültür bakanımız

    Bu konuyu kendine dert edinir,

    Böylesi hayırlı ve önemli bir hizmeti yapmak

    kendisine nasib olur diyelim..

     

    DİZİ VE SİNEMA SEKTÖRÜMÜZ NE KADAR MİLLİ!..

     

    Türkiye’nin en çok izlenen ulusal TV

    Kanalları için çok büyük bütçelerle çekilen diziler,

    Sinema salonlarını dolduran filmler ne kadar milli?

     

    Gayri meşru ilişkiler, şehvet,

    Şiddet, mafya, yasak aşklar,

    Ergen genç kız fantezileri,

    Aile içi çarpık aşk ilişkileri,

    Birbirinin amcasına,

    Dayısına, yengesine, yeğenine,

    kuzenine, kız kardeşine,

    eski sevgilisine, karısına, kızına,

    oğluna, kaynanasına, eltisine, dünürüne..v.s..

    aşık olma, ayartma derdinde.

    Bir sonraki hafta kimin kimi yatağa atacağının

    Merakla beklendiği Dizilerimizin ve

    filmlerimizin ne kadarı milli karar sizin..

     

    Laf lafa geldiği zamanda,

    Halk bunu istiyor biz napalım? Deniyor..

     

    Halkın rızasını ve kısa vadeli dünyevi kazancı,

    Hakkın rızasına ve Uhrevi kayba tercih eden yapımcıların

    Ürettiği bu ürünlerin hiç biri milli değil maalesef…

     

     

    DİZİ VE SİNEMA OYUNCULARIMIZ NE KADAR MİLLİ!...

     

    Birçok oyuncu, şarkıcı v.s

    Belli bir eşiği aşıp, halk tarafından tanındıktan sonra,

    İçindeki canavarı ortaya çıkarıp,

    İnançlı halka ve kutsallara saldırmaya başlıyor…

     

    Bunun birçok örneği var,

    Beren saat, melek baysal,

    İlyas salman, fazıl say,

    Levent üzümcü,Vahide Perçin..

    Liste uzayıp gidiyor…

     

    Az biraz palazlanan, arkasına bir kitle alan,

    Hemen, kutsallara hakaret etmeye,

    İnanan insanlara tepeden bakmaya başlıyor..

     

    Ben hiç 5 vakit namaz kılan,

    Müslüman’ca yaşamaya çalışan bir ünlü,

    Bir sanatçı görmedim bu memlekette,

    Aksine içki içerken, ayyaş sarhoşken

    Görüyoruz hepsini,

    Eee şimdi ben sorayım size,

    Sizce milli mi bu oyuncular?....

     

    Vesselam...

    saiduzan@hotmail.com

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen