• SOSYAL MEDYA TERÖRİSTLERİ

    SOSYAL MEDYA TERÖRİSTLERİ
    Ercan EZGİN

    SOSYAL MEDYA TERÖRİSTLERİ

     

    Birine iftira atmak, itibar suikastı yapmak veya birini rakip ve hasım olmaktan mı çıkarmak istiyorsunuz; “Sosyal veya baskın medyada bu işi meslek edinmiş, menfaat karşılığı kişiliğini satan, haysiyet ve saygınlık cellâtlığına soyunmayı yani tetikçiliği meslek edinmiş bir sürü kirli kişi ve yapılar var. Bilindik Fetö’cü hesapların yanında, yol ve yöntem olarak Fetöcülerle aynı yol ve yöntemi kullanırlar.” Genel olarak geçmişi kurcalarlar, paylaşım ve konuşmalardan cımbızlama yaparlar, özel hayatın mahremiyetini hiçe sayarlar, paylaşımlarınızı didik didik ederler, yanlışa çekilmeye müsait paylaşımlarınızla sizi sorguya çekerler, savunma yapmaya zorlarlar. Hatta kimi zaman korkutarak sizden şantajla menfaat isterler. Veya bu işe azmettirenlerden çıkar ve menfaat temin ederler. Kimi zaman tek kimi zaman ekip olarak çalışıyorlar. Öyle profesyonelce iftiralar atarlar, ithamlarda bulunurlar ki en yakınınızdakiler bile size şüpheyle bakar. Kendinizi temize çıkarmak için aklınız ve gözünüz çıkar.

                                                                           ****

    Sosyal medya mecrasında yalanlar, günümüzde gerçeklerden çok daha hızlı yayılıyor. Bu rahatsız edici durumla mücadelenin temel taşı ise “Doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak için çabalamak; sorgulayıcı bir bakış açısı edinmek; doğrulanmamış bilgileri paylaşmamak; bilgilere sağlıklı bir şüpheyle yaklaşmak; kaynaklar hakkında fikir sahibi olmak.” Gibi yöntemlerdir. Gerçeği savunmak, her zaman istenen ve beklenendir. Ancak ne hazindir ki özellikle toplumsal çatışma ve tansiyonun arttığı durumlarda kimse gerçek veya doğrunun endişesine düşmüyor. Akıl ve vicdan rafa kaldırılıyor. Herkes kendi iddiasını güçlendirecek malzemeyi edinmek için tabiri caizse kırıp döküyor. Gerçek olmayanlar gerçekmiş gibi sunuluyor. Çin’deki patlamayı ve ölümü dahi Türkiye’de olmuş gibi gösterebiliyorlar.

                                                                         ****

    Nasıl ki koronavirüsü yayılmak için uygun bir zemine ihtiyaç duyuyorsa yanlış bilgi de uygun zeminlerde çok hızlı bir şekilde hayatiyet kazanıyor. Bu kimi zaman görsel medya kimi zaman da sosyal medya oluyor. Ezcümle işin aslı şu; “Mevzu savunulan iddiaları güçlendirmek olunca, mecra fark etmeksiniz her yerde yanlış ve yalan bilgiler fışkırabiliyor.” Teknoloji baş döndüren bir hızla hayatın her alanında ilerliyor. Akıllı telefonlar bugün yediden yetmişe herkesin elinde. Giderek artan bir sosyal medya kullanımı var. Ve bu her bireye düşüncelerini paylaşabilme olanağı sunuyor. Evet, ilk bakışta bunu lehimize bir durum gibi görebiliriz. Lakin manipüle ve provoke edici, yalan ve yanıltıcı bilginin yayılması açısından baktığımızda hangi aşamadayız? İşte orası pek iç açıcı değil. Bilen ve bilmeyen, iyi veya kötü, doğru ile yalan, enformasyon ile dezenformasyon arasındaki fark gittikçe belirsizleşmiş gibi.

                                                               ****

    Sosyal medya ortamında, popüler kültürün etkisiyle paylaşım rüzgârına kapılan çoğu insan, kaynağı bilinmeyen bilgilere, videolara, ses kayıtlarına ve haberlere sorgulamadan inanıyor, düşünmeden paylaşıyor. Bu da bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor. Sahte ses kayıtları, sahte görüntüler. Bir dönemler Amerika’daki şiddet olaylarının dahi Türkiye’de olmuş gibi çarpıtıldığı günleri gördük. Bu şekilde devlete yönelik güven mekanizmasını ortadan kaldırmayı, halkın isyan ve kalkışmasını hedefliyorlar. Bazen de kamuoyunun bildiği kişi veya kurumlar adına da sosyal medyada açılan sahte hesaplar üzerinden yalan yanlış bir sürü bilgi servis ediliyor. Bu gayri ahlaki yöntemle bir sürü insanlar aldatılıyor hem de kişi ve kurumlar itibar suikastına uğruyor.                          

    ****

    İliklerimize kadar sosyal medyanın gücünü hissettiğimiz bir dönemdeyiz. Kişiler, kurumlar ve markalar için büyük bir güç olan sosyal medya son günlerde daha da çok hissettiğimiz bir problemle karşı karşıya. O da “manipülasyon”. Bu tarzda oluşturulan karalama kampanyaları ve sahte haberler, sosyal medyada çok hızlı ve kolay yayılıyor. Ve sonra iş öyle bir noktaya varıyor ki açıklasanız da inanılan tek şey ilk çıkan sahte haber oluyor. İşin yoksa ilk çıkan sahte haberi yalan olduğunu ispatla ve kendini temize çıkar. Kandırmak ve hasar vermek tek amaçları. O yüzden öncelikle sosyal medya kullanıcıları mutlaka bilinçli olmalı. Paylaşılan bilginin gerçek olup olmadığını farklı kaynaklardan da teyit ettirmeler, kontrol etmeleri gerekiyor.

     

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen