• Korkmayın, susmayın, itiraz edin!

    Korkmayın, susmayın, itiraz edin!
    Ercan EZGİN

    Korkmayın, susmayın, itiraz edin!

     

    Tarihin yeniden yapıldığı ve sil baştan yazıldığı çok zorlu süreçlerden geçiyoruz. 100 yıl sonra Başkan Erdoğan’la, sırtındaki kamburu atıp, ayağa kalkmaya çalışan, değişim ve dönüşüm hamlesinde büyük yol alan Türkiye, uluslararası boyutlu bir saldırı altında. Dost ve müttefik bildiğimiz ülkelerin doğrudan saldırılarına maruz kalıyoruz. Akıl almaz kirli oyunlar ve kirli senaryolar devrede. Türkiye'yi, darbelerle, şiddet, karışıklık, terör ve ekonomik krizlerle hizaya ve dize getirmeye, yüzyılın ardından yeniden oluşturmayı planladıkları haritaları dayatmaya çalışıyorlar. Uluslararası ilişkilerde proaktif ve ön açıcı bir Türkiye yerine, “şiddet, keşmekeş ve terör sorunuyla boğuşan, pazarlık masasında diz çöktürülen bir Türkiye” istiyorlar.

    Her şey İsrail’e "One Minute” itirazıyla başladı ve bu itiraz hâlihazırda “Dünya Beş’ten Büyüktür” isyanıyla devam ediyor. Bugünlere gelene kadar ise çok ağır imtihanlardan geçti, çok badireler atlattı Türkiye ve öncü kadrolarımız. Bu çıkışları yapanlar, yüz yıl önce kapatılan parantezi açmaya, büyük dirilişi gerçekleştirmeye ve başına örülmüş sömürgeci ağları ümmetin başından atmaya çalışan öncü kadrolarımızdır. Mısır’daki, Filistin’deki, Irak ve Suriye’deki mazlum ve mağdurun sesi, kaderi ve umududur bu isyan bayrağını açanlar.

    Emperyalist çevreler hiçbir zaman, “vicdan, ahlak, adalet ve hukuka” bakmaz ve bakmadı da. Bu odaklar, güce ve çıkarlara bakar. Güce taparlar. Güç en iyi haklılık göstergesidir onlar için. Ne kadar güçlü iseniz o kadar haklısınız, ne kadar zayıf ve pısırık iseniz o kadar suçlusunuzdur. Ne demişti İngiltere eski Başbakanı Lord Palmerson: “ İngiltere’nin ebedi dost ve düşmanları yoktur, değişmez çıkarları vardır.” Bu ahlaksız ilke halen de geçerlidir. Güç odakları oyunu daima bu kurala göre, acımasız bir şekilde özellikle de Müslüman halklar üzerinde oynar.

    Önce “Gezi Olaylarıyla” başlayan, kaos pompalayan, sözde çevre hassasiyetini kullanan bir dış müdahale yaşandı. Tutmayınca, “17-25 Aralık yargı darbesi” devreye kondu. Bu ihanet de püskürtülünce sırayı, boş durmayan uluslararası güçlerin desteğiyle kurulan ve büyütülen taşeron örgüt FETÖ eliyle tanzim edilen vekâlet ve cehalet savaşı yani “15 Temmuz darbe girişimi” aldı.  Şimdi bizi boğmaya, Ortadoğu ile bağımızı ve sınırımızı koparmaya, İslam Dünyasını umutsuz bırakmaya ve İsrail’i Ortadoğu’ya hâkim kılmaya çalışıyorlar. Yüzyıllar boyu sürecek ve sönmeyecek bir fitne ateşini alevlendirmeye, Türkü, Kürdü ve Arabı bir birine kırdırmaya, İsrail’e alan açmaya çalışıyorlar.     

    Hesaplaşma çok büyük. Topyekûn saldırıya karşı yurdun her sathında topyekûn bir kardeşlik müdafaası, bir kucaklaşma ve bir birimize sımsıkı sarılma zarureti doğmuştur. Bu vatan, her zaman “direnişin sembolü,  insanlığın yurdu, destanların kalesi, ümmetin umudu” olmuştur. Artık sahada da olacağız masada da. Korkmayın, susmayın bu adaletsiz düzene Başkan Erdoğan gibi itiraz edin! Taşıdıkları canın Allah’tan emanet olduğunu bilenler, baskıdan ve hatta ölümden asla korkmaz, davasından geri adım atmaz. Allah’tan başka kimseden korkumuz, Türkiye’den başka vatanımız yoktur. 

    Bu ülkede doğan, yaşayan ve bu ülkenin nimetleriyle karınlarını doyuran birileri, çıkarları için tüm ülkeyi ve masum insanların geleceğini ateşe atmayı göze alabilir. Bu kimseler ne kadar güçlü olursa olsun; biz hakkın, halkın, merhametin ve adaletin yanında; darbecilerin, vesayetçilerin ve mandacıların karşısında yer almaya devam edeceğiz. Yedi düvele ilaveten dâhili bedhahlar, vatanımıza yani namusumuza cephe almışsa; vatan ve kardeşlik savunması, direnişe geçilmesi en büyük ahlaki sorumluluktur. Bütün ideolojik farklılıkları, etnik ve mezhepsel sorunları, ekonomik ve sosyal sıkıntıları, düşünsel saplantıları bir tarafa bırakalım. Sımsıkı asılalım ortak gemimizin mukaddes küreklerine. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla vatanımız da kaderimiz de ortak. Aynı sofradan beslenen, aynı amaca hizmet eden, aynı prizden elektrik alan bölücülere ve ırkçılara prim vermeyelim. Bu vatana sadık olan her insan biliyor ve haykırıyor ki:

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen