• İstanbul’a mitili atanlar

    İstanbul’a mitili atanlar
    Ercan EZGİN

    İstanbul’a mitili atanlar

     

    İstanbul seçimi öncesinde siyasi partiler sandığa gitmeyen ve küskün seçmenler üzerinde tüm hesaplarını yapıyorlar. İstanbul’da 31 Mart seçiminde sandığa gitmeyen seçmen sayısı dile kolay tam tamına 1.794.325 kişi. Geçersiz oy kullanan seçmen sayısı da 319.540 kişi. Ki ortada 13.729 oy farkla biten bir seçimin yenilenmesi durumu var ve bir oy dahi çok kıymetli. AK Parti özellikle sandığa gitmeyenleri sandığa gidip AK Partiye oy vermeleri için ikna etme; sandığa gidip de kasıtlı bir şekilde değişik saiklerle geçersiz oy verenlerin oylarını geçerliye döndürme; daha önce AK Partiye oy verip de değişik saiklerle kızıp başka partilere oy veren özellikle muhafazakâr Kürt seçmenlerin oyunu tekrardan almak için büyük çaba sarf ediyor.

    Hedef: Küskün muhafazakâr Kürtler

    Başkan Erdoğan, küskün seçmenlerle gerekirse tek tek görüşülüp, ikna edilmesini, tüm vekillerin hemşerilerine gitmesini istiyor. AK Parti için temel hedef önceki yıla göre oy kullanmamış yüzde 6-7’lik kısım. Bunun yüzde 70’lik kısmı AK Partiye geçmişte oy vermiş çoğunluğu “muhafazakâr Kürtler” olmak üzere küskün seçmen kitlesi. Muhafazakâr Kürtler geçmişten beri belli bir çoğunlukta Doğu ve Güneydoğu’da Rahmetli Erbakan hocaya, Rahmetli Özal’a ve kurulduğu günden beri de AK Parti’ye destek vermişlerdir. Başkan Erdoğan’ı bağırlarına basmışlardır. AK Parti’ye referandumlarda, Cumhurbaşkanı seçiminde oy kullanmışlardır.

    Yanlış nerede yapıldı?         

    Özellikle muhafazakâr Kürt kardeşlerimiz bugün bazı yerlerde AK Partiden eğer oylarını esirgiyorsa AK Parti bunun sebebini önceden kendi içinde araması lazım. Bunun düzeltilmesi için sadece İstanbul seçmenine yönelik değil bütün Türkiye’ye yönelik yeni bir söylem içinde olunması lazım.  Ki AK Parti Kürt meselesi ve Kürtlerin Anayasal hakları konusunda sessiz bir devrim yaptı, adeta çağ ağlattı. Özellikle muhafazakâr Kürtler bu konuda hep AK Partiyi desteklediler ve hep AK Partiyle beraber oldular. Her türlü mahalle baskısına rağmen İstanbul’daki muhafazakâr Kürtlerin, bu yenilenen seçimde AK Parti’nin adayına geçen seçimden daha çok oy vereceklerine ben şahsen inanıyorum.

    Vefa, Güneydoğu’yu İstanbul’a taşıdı

    Binali Yıldırım’ın Güneydoğu çıkarması doğru bir hamle ve yapılması gereken zorunlu siyasi bir ataktı. İstanbul’dan daha büyük ve daha önemli bir seçim var karşımızda. Her oy çok kıymetli ve sonucu etkiler nitelikte. Çünkü geçmişte AK Parti’ye ciddi oy ve destek vermiş ancak son dönemlerde çeşitli sebeplerden dolayı AK Parti’ye küsmüş yüzde 3-4 oranında ciddi bir muhafazakâr Kürt seçmen var ve bunların tekrardan AK Parti’ye oy vermesi sağlanmalı.

    Binali YILDIRIM’IN Güneydoğu gezisinden ve orada yaptığı görüşmelerden sonra “bölgeden” Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Mehdi Eker, Ebubekir Bal, eski milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu ile İl başkanı Süleyman Serdar Budak, AK Parti Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, Çermik Belediye Başkanı Şehmus Karamehmetoğlu, Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale ve İlçe Başkanları, Eski Sur Belediye Başkanı Cemal Toptancı; AB Uyum Komisyonu Başkanı ve Urfa Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar, Siverek Belediye Başkanı Şeyhmus Aydın ve İlçe Başkanı olmak üzere ismini sayamadığım daha birçok AK Partili teşkilatlar, milletvekilleri, belediye başkanları ve kanaat önderleri İstanbul’a resmen mitili attılar.

    Tüm bunlarla beraber hele ki AB Uyum Komisyonu Başkanı ve Urfa Milletvekili Kasım Gülpınar beyin Binali Yıldırım beye destek amacıyla Bağcılar’da düzenlediği, Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül beyle kimi milletvekilleri ve belediye başkanlarının da iştirak ettiği toplantıya katılım gösteren binlerce vefalı Güneydoğu insanının coşkusu görülmeye değerdi.

    “Kürtler vefalı insanlardır.” Kimse kimseyi kandırmasın. Ortada yaşanmış bir tarih, acılarla dolu bir hikâye var. Kürtlere bu güne kadar kim düşman kim dost oldu hepsi bellidir. Kürtler yeminli Erdoğan düşmanlarının göstermelik, riyakâr desteklerine muhtaç da değildir. Onların üç kuruşluk siyasi hesapları için, kullanmak isteyecekleri rakı masası mezesi hiç değildir. Eminim ki İstanbul’da kendi paylarını düşeni yerine getirip, emaneti ehil ellere teslim edeceklerdir. 

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen