• Başkanı çok samimi buldum

    Başkanı çok samimi buldum
    Engin ÖZTÜRK

     Devletin kendisine sağladığı imkânları, kişisel işlerinde hiçbir zaman kullanmamasıydı öncelikle. Denetimlere çıkıp kaçak göçek işlere göz yummamasıydı. İbadetinden hiçbir zaman geri kalmayıp, ortalık yerde ibadet etmeyi kendine zül saymasıydı. Resmi giyinmektense rahat giyinmeyi tercih etmesi, korumasız gezmesiydi. Birilerini kırdığında ya da kırmak zorunda kaldığında, çocuk gibi üzülmesiydi. Parayla pulla işi olmamasıydı. Ve en önemlisi de, görev yaptığı hiçbir yerde hiç kimseye ayrıcalık tanımamasıydı. Bu özellikler efsane Vali Recep Yazıcıoğlu’nu özel ve önemli kılıyordu. Bu vesile ile bu rahmet ve mağfiret ayında efsane merhum valimize Allah rahmetiyle muamele etsin diyoruz.

     

    — İşte tamda bu noktada ‘Ben Recep Yazıcıoğlu gibi birinin yanında yetiştim’ diyordu. Kimden söz ediyorum; gerçekten devletin kendisine sağladığı imkanları halkın huzur ve mutluluğuna seferber eden, kimseyi ötekileştirmeyen ve dini, siyasi bakışına göre değerlendirmeyen, aldığı ölüm tehditlerine rağmen korumasız gezmek isteyen Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla’dan bahsediyorum. Nam-ı diğer Kayyum amca.

     

    Önceki gün Diyarbakır basını olarak Başkan Atilla’yı, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti lokalinde ağırladık. Aslında kendisini daha önceden tanıyorduk. Diyarbakır’da 2004-2007 yılları arasında birçok başarılı işlere imza attı. İmzayı sadece başarılı işleri değil, davranış ve tavrıyla akıllara, zihinlere, kalplere de attı. Onu gören, görmeyen ama bir şekilde tanıyan hiç kimse unutmadı. Belki de bıyıklarından hatırlayanlar bile vardır.

    Ancak kente Belediye Başkanı olarak atandığı günden bu yana ilk kez bu kadar uzun sohbet etme imkanımız oldu.

     

    Sohbet daha iftar vakti girmeden başlıyor. Başkan basın mensuplarının çoğunu tanıyor. Kıbrıs anısını paylaştığı gazetecileri daha iyi hatırlıyor. Neyse Kıbrıs’a girmeyelim şimdi. Birçok meslektaşımız Sayın Başkan ile kentte Vali Yardımcılığı yaptığı dönemlerde yakın ilişkiler kurmuş ve bunu sürdürmüş o zamanlar kısa da olsa konuşuldu.

     

    Bu esnada ezan okununca iftarlarımızı açtık, ancak yemeği bir an önce bitirip 7 aydan bu yana Sayın Başkan ne yaptı, neler yaşadı, kent ile ilgili planları, projeleri neler, ziyaretlerinde halkın arasında verdiği sıcak görüntüleri bir biri ardına sorduk.

     

    Sadece bizde heyecanlıydık hayır, Başkanın kendisi de çok heyecanlıydı fark ettik. “Hadi sorun, sorun bakalım, bütün içtenliğim ve samimiyetimle her sorunuzu cevaplayacağım” diyordu ve bizden ardı ardına soru bekliyordu.

     

    Gazeteciler durur mu? Başkanın hoş sohbeti, samimiyeti ve iftar sonrası esen havada yaydığı sıcaklığı karşısında neyi merak ettiysek sorduk. Bunu samimiyetimle söylüyorum. Sayın Başkan da bütün içtenliği ve samimiyetiyle cevapladı.

     

    Başkan benim ilk işim dediği, işlemeyen aksayan tüm her şeyi gözden geçirmek olduğunu söylüyor ve ekliyor; “Bunun başında da geldiğim günlerde adeta her cadde ve somağında çöp yığınlarını kaldırmak oldu” Sayın Başkan çok önemli bir iş ile giriş yaparken, Diyarbakır’da çöplerle, grevlerle halkı terbiyeye çalışan bu zihniyeti alaşağı edecek bir adımdı bu.

    Bu ilk adım bir defa kendisini binlerle ‘Allah razı olsun’ dualarıyla karşılık buldu. Halkı, insanları yakinen tanıdığını biliyoruz, Elazığlı bölge insanı zaten kendisi. Ha bu arada kesin olarak Zaza değil ve tek kelime Zazaca da bilmez ancak Kürtçeye çok hakim, zaten bütün program ve ziyaretlerinde verdiği o semimi pozları halkın dilinden anlayarak konuşarak elde ettiğini anlıyoruz.

    Bölge halkının insana verdiği değeri de iyi biliyor. Öyle ki batıdan ön yargıyla gelip, mutlu ve bölge insanına sevdalı ayrılan birçok kişinin hikayesini de bizzat kendisi anlatıyor.

     

    Yaptığı çalışmalar ve projeleri öyle birileri gibi parlatmayı sevmiyor. ‘Bu devletin görevi, devlet halk için vardır, bizde halkın hizmetkarıyız ve bu işleri yapmak için varız’ diyor. Bu 7 aylık bölümde kendisine pek vakit ayıramadığını anlatıyor ancak bundan şikayetçi olduğunu da söylenemez. Gerçekten bir hizmet adamı, halk adamı olan Sayın Başkan, ‘Bir insanın gülüşü benim bütün yorgunluğumu alıyor’ dediğinde onu anlıyoruz.

     

    Sorular ağırlaşınca Başkan’da içini döküyor. ‘Başkan kadınlarla görüşmüyor’ yalanına çok sert çıkıyor. Amedspor gelişmeleriyle ilgili meselenin iç yüzünü anlatıyor ve ekliyor. ‘Herkesin terk ettiği, edeceği yerde bu takıma sahip çıkacak tek kişi benim’ diyor. Diyarbakır’da olmaktan halka hizmet etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, imaj konusunun önemine ısrarla vurgu yapıyor Başkan.

     

    Özellikle ‘sarı laleler’ haberinin muhatabı olan gazeteciye tatlı sert takılıp, kimi bir hafta kimi 20 gün ömrü olan laleler konusunda bizleri en ince ayrıntısına kadar aydınlattı. Halk için yapılması gereken ne varsa yapılacağını ve projelerin bir bir hayata geçirileceğini anlattı. Projelerin başında da o yılların meşhur seçim vaadi Dicle Vadisi Projesi ve Hafif Raylı sistem bulunuyor.

     

    Sohbet o kadar koyu o kadar tatlıydı ki kimse saatin farkında bile değildi. Saatin gece yarısını gösterdiğini, evdeki çoluk çocuğunun uyarısıyla saati fark eden bazı meslektaşlarım bir hamle ile eve kaçma girişimleri başarısız sonuçlanınca sahur vaktine kadar sohbet sürdü.

     

    Her sözünde Diyarbakır için kalıcı eserler yapma arzusunu paylaşan Başkan Atilla, halkla bir arada olmayı, halka hizmet etmeyi sürdüreceğini Diyarbakır ve bölgeyi güzel günlerin beklediğini de ifade etti.

     

    Gece güzel temennilerle hatıra fotoğrafıyla son bulurken, bu buluşmaların devamı konusunda hemfikir kalındı.

     

    Gecede hoş sohbetiyle katkıda bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Mehmet Kesen de, tavır ve davranışlarıyla gönülleri kazandı. Bu hoş buluşmada emeği geçen herkese teşekkür ederim. Umarım bu buluşmalar süreklilik kazanır ve özellikle kent yöneticileri ile basın mensupları arasında güçlü bir iletişim sağlanır.

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen