• DERİN VE SIĞ

    DERİN VE SIĞ
    CEBRAİL KÜÇÜKKOÇKAYA

     

    Okyanusta inci toplayan Arap dalgıçları seyfettin mi?

    Denizin derinliğinde tuzlu suyun içinde tatlı suyu poşetle nasıl alıyorlar.

    Okyanusların denizlerin derinliklerinde tatlı su kaynakları olduğunu biliyor mu idin?

     

    Ne sığa aldan ne derinlere inmekten kork.

    Yaşama dair olanı her zaman bilinen yerlerde burada olur diye arama. Yaşam için gereken ne olursa olsun yaşamın olduğu her yerde vardır.

     

    Düz mantık düşünmek insanı tek düze bir yaşamdan öteye götürmez. Etraflarına bakıp dünyanın düz olduğunu savunanlar ile günümüz düz mantık düşünceli olan insanlar aynı düşünce ve yaşamsal dar yapının içindedirler.

     

    Hayatta bir sonsuz okyanustur. Gereğince sen olarak yaşamak için araştıracaksın, bulacaksın, nasıl alacağını, sahipleneceğinin yöntemini geliştireceksin. Çölle eşdeğer tutulan bir toprağı inceleyip doğru noktayı tesbit edip burası diyerek kazan veya kazdıran insan yalnızca kendini ve diğer insanları değil aynı zamanda o toprağı değersiz görülmekten ve o suyu ziyan olmaktan kurtarandır.

     

    Yaşamın çölleşmeye yüz tutmuş alanlarında da insanın derinine inmek şarttır. Bu seni ve yaşamını aynı zamanda, aile yapını ve yaşamları kurtaran olabileceği gibi o insanında ziyan olmasının önüne geçecektir. Burada devreye giren mevzuu derinde ne bulacağınız ve bulduğunuzun ne anlama geldiğini anlayabilmektir. Hayatın ve yaşamın gerçekliklerini iyi kavraladıysanız ne bulduğunuzu da bulduğunuz bir cevher ise kıymetini de bileceksiniz.

    Bilim kurgu filmlerinde işlenen bir konudur. Teknolojinin çöküşü ile kaos ve ilkel yaşama dönüş. Tarihi yazılarda da geçmiş dönemde yaşayan insanlar hakkında ilkel topluluklar bahsedilir.

    Öncelikle ilkelliğin ölçütü nedir diye konuyu ele almak gerekiyor. İlkellik ölçütü bizim şu an ki teknolojimiz ile o insanların yaşam koşullarını eleştirmemiz olamaz. O toplumların pek çoğu bulundukları zaman diliminin imkanlarına göre çok iyi medeniyetler oluşturmuşlardır.

    Teknolojik gelişme medeniyet değildir. Medeniyet oluşturabilen toplumlar ilkel değildir.

    Eğer teknoloji çöktü diye kaos ortamına girer şekilde soğukkanlılığımızı kaybeder isek asıl ilkel olan bizleriz. İnsanlığın var olduğundan beri bize devrolan bunca tecrübe ve bilgi birikimi ile medeniyeti koruyamıyorsak aynı zamanda teknolojik gelişimi yeniden yapamıyor isek bu bir gerçektir. Günümüzde teknoloji harikası olarak sunulan pek çok makinenin ana sistemine baktığınızda temel yapının ilk makinenin yapılma anlayışı ile aynı olduğunu göreceksiniz.

    İki insanın yaşamı da bir toplumdur ve bu toplumda da bir medeniyet meydana getirilirse hangi hal, durum ve şartlar altında olunursa olunsun daima ileriye gidilebilir.

    Bütün bu toplumsal medeniyet ve gelişmişlik başarısının merkezinde olacak olanda sığ bakmamak, düşünmemek, yüzeysel ele almamak, derin bakmak, düşünmek, derine ilerlemek ve derinden yükselmektir.

    Cebrail KÜÇÜKKOÇKAYA

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen