• AKIŞI OLMAYAN SULAR

    AKIŞI OLMAYAN SULAR
    CEBRAİL KÜÇÜKKOÇKAYA

     

    Akışı olmayan su dibini veya olduğu alanı olduğu gibi bataklığa çevirir. Bataklığa saplanır iseniz sizi aşağıya doğru çeker. Kurtulmaya çırpındıkça daha da batarsınız. Kıyaya yakın iseniz sağlam bir yerden tutunup kendinizi yukarı doğru çekmeniz yok ise vücudunuzu sakinlikle ve bir bütünlük halinde yukarı doğru ittirerek kurtulabilirsiniz.

     

    Her şeyi yutmasına rağmen bataklıklar aynı zamanda zengin bitki çeşidi ve değişik canlı türlerine ev sahipliği de yaparlar. Kimi geçmiş medeniyetlerde bataklıkların toprak taşıma yöntemi ile kurutularak verimli tarım alanlarına dönüştürüldüğü görülmüştür. Bataklığı iki şekilde ortadan kaldıra bilirsiniz ya kurutacaksınız ya da su kanaları açıp akış sağlayacaksınız. Bataklıkların kimi zamanlarda kuruduğu da bilinmektedir.

     

    Bataklık olmanın olumsuz yönlerinde suyun kabahati yoktur. O bulunduğu tabiat şartlarının gereğince bataklığın bir unsuru olmuştur. İnsan tabiatı en iyi şekilde değerlendirerek bataklıklarda bulunan onca verimden, bitki ve canlı türlerinden en iyi şekilde istifade edebilir.

    Suyun halleri vardır. Sıvı katı ve gaz...

     

    İnsanında halleri ve durumları vardır. Akışı olmamak da bunlardan birisidir ve bataklığın olumsuz yönlerini içinde bulundurur. Tutunacak bir dala ihtiyacı vardır. Kendisine hayatın ve yaşamın kanallarını açıp bir insan olarak en iyi şekilde istifade edilmesine vesile olacak bir dala bir imkana muhtaç dır. Eğer bu dal ve imkan ona uzanmaz içe içine düşeceği bataklık kendisini ve çevresinde ki yakınlarını da içine çeker. Bu düşünce ve duygularda olmayan akışın sonucu içinde bulunduğu yaşam ve hayat koşullarına teslimiyetçi yaklaşım ile oluşan bataklık dan yalnızca o insanın kabahati yoktur.

    Toplumunda her insan kendi aklı fikri ve imkanları doğrultusunda toplumun tüm bireylerinden sorumludur. Çünkü oluşacak bataklık veriminin yerine oluşturacağı haşere ve atmosfere yayacağı kötü gazlar, kokuları ile bulaşıcı bir hastalık olarak toplumda yayılacaktır. Toplusal huzurlar bireysel veya grupsal olarak yaşanamaz. Kazanımcı anlayışlar yerine dışlayıcı yaklaşımlar toplumun marjinalleşmesine neden olacağı gibi kültürel ve ahlaki yapısı ile sosyo-ekonomik yapısına da ağır darbeler vuracaktır.

     

    Tüm bunları göz önüne aldığımızda genel huzur mutluluk ve karmaşadan anarşiden cahillik den uzak kalmak adına insanlara kanallara açarak içsel ve toplumsal bataklıkların kurutulması sonucunda onların topluma katılımı ve etkin faydaların artımı sonucunda ile daha ileri ve kalkınmış bir toplum olmak insanın elindedir. Bunu gerçekleştirmek zorundadır.

     

    İnsan aklı, fikri ve iş gücü ile yaratılmışların en verimli olanıdır. Yeter ki insan olduğunu unutmasın ve bunları insanca kullansın.

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen