• YETİM HAKKI VE RÜŞVET

    YETİM HAKKI VE RÜŞVET
    Bahaddin KARAKUŞ

    YETİM HAKKI VE RÜŞVET

     

    Yüce Yaradanımız ne der:

    " Yalnızca Allah'a kulluk edin ve O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayın. Ana babaya, yakın akrabaya, yetimlere, muhtaçlara, kendi çevrenizde olan yakın komşulara, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altındaki hizmetçi ve işçilere iyilik yapın, iyi davranın. " ( Nisa 36 )

    " Doğrusu yetimlerin mallarını haksızca yiyip bitirenler, karınlarını sadece ateşle doldurmuş olurlar. Onlar, öteki dünyada da çılgın bir ateşe gireceklerdir. " (Nisa 10)

    " O halde, yetime haksızlık yapma ve yüzünü ekşitme, yardım isteyeni de hangi çeşit olursa olsun, boş çevirme."(Duha9-10)

     Cenâb-ı Hak buyuruyor: " Aranızda mallarınızı bâtıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile, haksız yere yemek için mallarınızı hâkimlere rüşvet olarak vermeyin."(Bakara, 188)

    Peygamber Efendimiz endimiz (s. a. v) ne der:

    " Hüküm vermede, rüşvet verene ve alana Allah lânet etsin." (Tirmizi, Ahkâm, 9)

    " Hayber savaşının vukû bulduğu gün Resulullah (asm)'in ashâbından bir kaç kişi gelerek; 'Filân şehit,filân şehittir! Bunun üzerine Resulallah (asm):

    " Hayır! Ben onu aşırdığı bir hırka yahut yağmurluktan dolayı cehennemde gördüm." dedi. (Müslim,îmân 182.)

    Evet sevgili okurlarımız. Biz ahaliden duyuyoruz. Gerçekte birlikte yaşayıp resmiyete boşananları. Bazı dulların resmiyette dul ama gayri resmi evlilik yaptıklarını. Bunları sadece devletten maaş almak için yaptığını duyuyoruz ve üzülüyoruz. Bu davranışlar külliyen haramdır, dinimizde yeri yoktur ve de kesin haramdır. Allah katında bunun bir açıklaması da yoktur. Resmi bir işe girecek diye bir yol bulup rüşvet veriyorlar. Kendisi dul aylığı alır, çocuğunun hakkını bilmez. Bilen bazı kişiler de onlari arayıp, "Gelin maaşınızı çıkaralım, bize de yüzdelik verin." diyorlar. Bu ırz düşmanlarına prim vermeyin. Böyle rüşvetlerin döndüğü yerlerde kurum müdürleri var, şikayet mercileri var. Oralara gidip şikayet edin.   Onlar bir şey yapmıyor ise Devletimizin Cumhuriyet savcıları var. Gidin onlara şikayet edin, gerekeni yapacaklardır. Buna emin olun. Korkmayın. Bu Türkiye Cumhuriyeti, Muz Devleti değildir...! Reis-i Cumhurumuz  da daha önce uyardı, gidin Cumhurriyet Savcılarımıza. Rüşvet vererek iş sahibi olan veya iş alanlar, yatacak yeriniz yoktur inşaallah. Bir adam rüşvet vererek bekçi olmuş ise, memur olmuş ise, resmi bir kurumda görevli olmuş ise yarın öbür gün, başka bir ülke ile savaşa girer isek ilk önce bunlar bizi satacaktır. Bunları bilip yetkili birimlerine söylemeyen hem Allah katında, hem de insanlık katında suç işliyor demektir. Allah cehennemi boşuna yaratmamış!

    Bakınız asrımızın müceddidi Bediüzzaman ne der:

    Madem dünya var. Ve dünya içinde bu âsârıyla hikmet ve inayet ve rahmet ve adalet var. Elbette dünyanın vücudu gibi kat'î olarak âhiret de var. Madem dünyada her şey bir cihette o âleme bakıyor. Demek oraya gidiliyor. Âhireti inkâr etmek, dünya ve mâfîhayı inkâr etmek demektir. Demek, ecel ve kabir insanı beklediği gibi cennet ve cehennem de insanı bekliyor ve gözlüyor.

    Risale-i Nur-Sözler/94

    Esselamu ala menittebeal huda

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen