• KORONAVİRÜS DABBETÜ'L-ARZ MI ?

    KORONAVİRÜS DABBETÜ'L-ARZ MI ?
    Bahaddin KARAKUŞ

    KORONAVİRÜS DABBETÜ'L-ARZ MI ?

     

    Birçok insan belki der, biz ne yaptık ki! Bu böyle oldu?

    Elcevap: Risale-i Nur dan .

    Hangi ef'alinizle kazaya hem kadere şöyle fetva verdiniz ki kaza-i İlahî musibetle hükmetti, sizleri hırpaladı?

       Hata-i ekseriyet olur sebep daima musibet-i âmmeye." Dedim: Beşerin dalalet-i fikrîsi, Nemrudane inadı,

       Firavunane gururu şişti şişti zeminde, yetişti semavata. Hem de dokundu hassas sırr-ı hilkate. Semavattan indirdi

       Tufan, taun misali, şu harbin zelzelesi; gâvura yapıştırdı semavî bir silleyi. Demek ki şu musibet, bütün beşer musibetiydi,

       Nev'en umuma şâmil. Bir müşterek sebebi; maddiyyunluktan gelen dalalet-i fikrîydi, hürriyet-i hayvanî, hevanın istibdadı…

       Hissemizin sebebi, erkân-ı İslâmîde ihmal ve terkimizdi.

    Risale-i Nur-Sözler/785

    Ayet ve hadislere baktığımız zaman! tıpa tıp örtüşüyor. Cifri ve Ebcedi hesap yapan zatlar 1441 yani 2020 olarak kabul ediyorlar.

    YİRMİNCİ MESELE 

       Güneşin mağribden çıkması ve zeminden dabbetü'l-arzın zuhurudur.

       Amma güneşin mağribden tulûu ise bedahet derecesinde bir alâmet-i kıyamettir. Ve bedaheti için aklın ihtiyarı ile bağlı olan tövbe kapısını kapayan bir hâdise-i semaviye olduğundan tefsiri ve manası zâhirdir, tevile ihtiyacı yoktur. Yalnız bu kadar var ki:

    ‎  o tulûun sebeb-i zâhirîsi:(Allah en iyi bilir) Küre-i arz kafasının aklı hükmünde olan Kur'an, onun başından çıkmasıyla zemin divane olup izn-i İlahî ile başını başka seyyareye çarpmasıyla hareketinden geri dönüp garptan şarka olan seyahatini, irade-i Rabbanî ile şarktan garba tebdil etmekle güneş garptan tulûa başlar. Evet, arzı şems ile ferşi arş ile kuvvetli bağlayan hablullahi'l-metin olan Kur'an'ın kuvve-i cazibesi kopsa; küre-i arzın ipi çözülür, başıboş serseri olup aksiyle ve intizamsız hareketinden güneş garptan çıkar. Hem müsademe neticesinde emr-i İlahî ile kıyamet kopar diye bir tevili vardır.

       Amma dabbetü'l-arz: Kur'an'da gayet mücmel bir işaret ve lisan-ı halinden kısacık bir ifade, bir tekellüm var. Tafsili ise ben şimdilik, başka meseleler gibi kat'î bir kanaatle bilemiyorum. Yalnız bu kadar diyebilirim:

    (Gerçek ilim ancak Allah katındadır.)

    nasıl ki kavm-i Firavun'a "çekirge âfatı ve bit belası" ve Kâbe tahribine çalışan kavm-i Ebrehe'ye "ebabil kuşları" musallat olmuşlar. Öyle de Süfyan'ın ve Deccalların fitneleriyle bilerek, severek isyan ve tuğyana ve Ye'cüc ve Me'cüc'ün anarşistliği ile fesada ve canavarlığa giden ve dinsizliğe, küfür ve küfrana düşen insanların akıllarını başlarına getirmek hikmetiyle, arzdan bir hayvan çıkıp musallat olacak, zîr ü zeber edecek.

       ‎ (Allah en iyi bilir)  o dabbe bir nevidir. Çünkü gayet büyük bir tek şahıs olsa her yerde herkese yetişmez. Demek dehşetli bir taife-i hayvaniye olacak. Belki

    " Asâsını kemirmekte olan bir ağaç kurdu." Sebe Sûresi, 34:14

    âyetinin işaretiyle o hayvan, dabbetü'l-arz denilen ağaç kurtlarıdır ki insanların kemiklerini ağaç gibi kemirecek, insanın cisminde dişinden tırnağına kadar yerleşecek. Mü'minler iman bereketiyle ve sefahet ve sû-i istimalattan tecennübleriyle kurtulmasına işareten âyet, iman hususunda o hayvanı konuşturmuş.

    " Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek, bizi onunla hesaba çekme. " Bakara Sûresi, 2:286

    Risale-i Nur-Şualar/486

    Esselamu ala menittebeal hüda

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen