• UNUTULMAYAN DEĞERLERİMİZDEN PROF.DR SELAHATTİN YAZICIOĞLU

    UNUTULMAYAN DEĞERLERİMİZDEN PROF.DR SELAHATTİN YAZICIOĞLU
    UNUTULMAYAN DEĞERLERİMİZDEN  PROF.DR SELAHATTİN YAZICIOĞLU
    03.03.2019 Pazar

    Feyza SERÇE

    Diyarbakır, tarihinin ilk çağlarından günümüze kadar önemini yitirmeden yaşayabilmiş az sayıdaki büyük şehirlerden biri olarak, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetler kadim şehrimize oldukça zengin tarihi eserler bırakmıştır. Bu eşsiz tarihi değerlerin yanı sıra tarih boyunca yetiştirdiği seçkin bilim, kültür ve sanat insanlarının yeterince tanınıp bilinmesi ve gelecek nesillere aktarılarak unutulmamasını sağlamak ayrı bir önem arz etmektedir.

    Bu yetişen seçkin bilim adamlarından biridir Prof. Dr. Selahattin Yazıcıoğlu. 14 Nisan 1921 yılının bahar ayın da İskenderpaşa Mahallesi, İskenderpaşa cami yanındaki küçe çıkmazda gözlerini hayata açtığında İstinaf mahkemesi başkâtibi Mustafa Şevki Efendi ile Mahide hanımın 4. Çocuğu olarak dünyaya gelir. Babasını bir yaşında kaybetmesi üzerine, annesi yıllarca onlara babalarının yokluğunu aratmayan, ileri görüşlülüğü yanında otoriter yapısı ile iyi bir eğitim almaları için elinden geleni yapmıştır. Bu saygın Diyarbakır hanımefendisi merkeze bağlı Harbecin (Tanışık) köyünde bulunan arazilerini çocukların eğitim masrafları için satmak zorunda kalmış, büyük oğlu Rıza Bursa’ya subay eğitimi için gitse de eğitim hayatının 2. Yılında yakalandığı dizanteri hastalığı yüzünden vefat etmiştir. Abisi vefat edince evin erkeği olarak lise bitiriminde annesine okumayacağını beyan ederek, Diyarbakır Valiliğinde memur olarak çalışma hayatına başlar. Eşini ve oğlunu sağlık sorunları yüzünden kaybeden idealist anne Selahattin hakkında vermiş olduğu hekimlik kararı ile memuriyetten ayrılmasını sağlayarak, İstanbul Üniversitesi tıp fakültesi eğitimi ile 1945 yılında birincilikle bitirdiği okulundan mezun olup, Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Dr. olarak meslek hayatına başlamasına sebep olmuştur.1948 yılında Askerlik görevini Afyon’da tamamlayarak çok sevdiği memleketine döndüğünde Diyarbakır belediyesinde göreve başlar. 1953 yılında İzmir Tepecik göğüs hastalıkları hastanesinde uzmanlık yaptığı yıllarda, hastanede yaşamış olduğu bir tatsız bir anısında güneydoğulu bir hastanın kürt kimliği yüzünden horlanması ve tedavisinin yapılmaması onu derinden üzmüş hastaya gereken ilgiyi gösterip hastane personelini bu konuda şiddetle uyarmıştır. 1956 yılında uzmanlık yaptığı İzmir de Diyarbakır’ lı bir aile olan Mehmet Vefik Büyükpamukçu’nun kızı Fatma Ayla hanımla evlenir. 1962 yılında çok sevdiği memleketine geri dönerek Diyarbakır Göğüs hastanesi başhekimi olarak göreve başlar. Diyarbakır’ın Çermik ilçesinden sürekli hasta gelmesi üzerine Çermik ‘te yaptığı inceleme sonucunda, halk dilinde “ÇERMİK HASTALIĞI” olarak bilinen akciğer zarı kireçlenmesinden (plevra kalsifikasyonu) o çevrede evlerde sıva ve badana işlerinde kullanılan beyaz topraktan (asbestosis) kaynaklandığını, bu hastalığın Türkiye’nin başka yerlerinde de görüldüğünü ilk kez kendisi saptamış olur. Bu araştırması ABD’ de Chest dergisinde yayınlanır. (chest 1976) Bu araştırma ile dünyada ilk kez “ ÇEVRESEL ASBESTOSİS “ kavramını ortaya çıkarması dünya tıbbında kabul ve ilgi görür. Bu bilimsel çalışması ile topluma yararlı sonuçlara varıldığı için Prof. Dr Selahattin Yazıcıoğlu İtalya’da Sen Vicent Tıp ödülüne aday gösterilir. 1982 yılında bu çalışması ile Hürriyet gazetesi Sedat Simavi ödülünü alır. Bu çalışması ile birçok ülkeden kürsü başkanlığı teklifi alsa da o çok sevdiği memleketine hizmet etmekte devam eder. 1974 yılında Doçent olur. Silvan mağaralarında değirmen taşı yontucularında silikosiz çalışması ile tez hazırlayarak 1979 yılında Profesör unvanını alır. 1980 yılında Dicle Üniversitesi Rektörlüğüne seçilir. Üniversite arazisinde 30.000 dönüm arazinin kamulaştırılıp, birçok üniversitenin açılmasına onay vermiş, kampüse bir milyon fidan diktirmiş ve gölet yaptırmıştır. Prof. Dr. Yazıcıoğlu Diyarbakır Verem Savaş Derneği, Diyarbakır Türk Kültür Derneği, Halk evi Derneği kurucu üyesi ve yönetim kurulu başkanlığı, Ziya Gökalp Üniversitesi’ni gerçekleştirme ve yaşatma Derneği Diyarbakır Araştırma Merkezi Başkanı olarak yıllarca sivil toplum kuruluşlarında topluma yönelik sosyal, kültürel ve sağlık hizmetleri çalışmaları yapmıştır. 1982 yılında emekliliğine müteakip serbest hekimlik görevini sürdüren 5 erkek 2 kız babası olan Yazıcıoğlu, boş zamanlarında da piknik yapmayı, yüzmeyi dostları ile vakit geçirmeyi çok sever. Hayatın tesadüfleri bazen doğum ile ölüm tarihini aynı zamana denk getirir. Prof. Dr Selahattin Yazıcıoğlu geçirmiş olduğu beyin kanaması nedeniyle (1 NİSAN 2002) doğum tarihi olan Nisan ayında hayata gözlerini kapatarak aramızdan ayrılmıştır. Sayın Yazıcıoğlu’na Allah’tan rahmet dilerken, kendisi ile tanışma ve sohbet etme şansını bulmama rağmen yapmış olduğu başarılı çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmam da ve bu yazımın oluşumunda ki katkılarıyla oğlu sevgili arkadaşım Ecz. İrfan Yazıcıoğlu’na buradan çok teşekkür ediyorum.

    Sevgiyle Kalın…

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen