• Unutulmayan Değerlerimiz . Sami Hazinses (Samul Agop Uluçyan)

    Unutulmayan Değerlerimiz . Sami Hazinses (Samul Agop Uluçyan)
    Unutulmayan Değerlerimiz .   Sami  Hazinses  (Samul Agop Uluçyan)
    09.09.2018 Pazar

     

    Geride bıraktığımız iki hafta önce ölüm yıldönümü olan (23 Ağustos 2002) Sami Hazinses’ i Unutulmayan Değerlerimiz yazı dizisinde anmak, hatırlamak benim için büyük bir mutluluk oldu.

    Hazinses; Diyarbakır’ın Dicle ilçesi Kırkpınar (Heredan) köyünde  1925 yılında dünyaya gelir.

    3 yaşında Dicle ilçesinden Diyarbakır hançepek mahallesine yerleşen baba mığırdiç (Taşçı Zifkar) poşucu yanında çalışan anne Enna.

    Çocukluk döneminde çok şakacı olması ve iyi bir poşu ustası olarak tezgahlarda çalışırken söylediği türkü  ve şarkılarla sesinin güzelliği nedeniyle hazinses olarak anılması onun soyadını Hazinses olarak mahkeme kararıyla değiştirmesine neden olmuştur.

    1947 yılında Celal Güzelses musiki cemiyetine kaydını yaptırır.

    Çok iyi Türk sanat müsikisi icra eden Hazinses’e Merhum Celal Güzelses “Önce Diyarbakır musikisini öğren sonra başka yörelerin eserlerini okursun” diye nasihatta bulunur.

    1952 yılında  3 samimi arkadaş olan Hüsnü ipekçi, sobacı Antranik ve kendisi iş bulabilmek için büyük umutlarla gittikleri İstanbulda 15 gün iş ararlar.

    Antranik bir bisiklet tamircisinin yanında iş bulur.

    Hüsnü ipekçi iş bulamaz ve Diyarbakır’a geri döner. Kendisi dönmemekte ısrarcı davranarak Terzi Agop’un yanında iş bulur. Boş kaldığı zamanlarda yazdığı şiirleri besteler.

    Çalıştığı iş yeri patronu terzi Agop’un önerisi ile 1953 yılında Mahir Canova’nın yönettiği Muhterem Nur, Cüneyt Gökçer, Altan Karındaş ve Atıf  Kaptan’nın başrollerini oynadıkları “Kara Davut” filiminde küçük bir rol verilir Sami Hazinses’e.

     

     

    Türk sinemasında ki yolculuğu bu rolle başlamış olur.

    Büyük usta Zeki Müren”nin yıldızının yeni parladığı dönemde  bestesi Hazinses’e ait olan “Bir dilbere müpteladır deli gönlüm”adlı eseri radyoda söylemesinin ardından film yapımcısı Mümtaz Aslan’nın yapacağı filim için bir şarkı bestelemesini ister. Aynı zamanda bu filimde de oynama teklifide alır.

    1960 yılında Sezer Sezin , Kenan Pars ve Erol Taş’ın rol aldığı şöför Nebahat filimindeki  şarkıyı besteler.

    “Haydi Nebahat abla

    Dodge arabana atla

    Dümenimiz yolunda

    Gazla ablacığım gazla

     

    Taksim,şişli Sarıyer

    Durmadan gider

    Ablacığım no’lur

    İstinye ‘de duruver

     

    Saçları dalga dalga

    Canım Nebahat abla

    Sevgilim İstinye’de

    Gazla ablacığım gazla”

     

    Bir çok bestesi olan Hazinses “Derdimi kimlere desem” adlı eserini  SEVİM TANÜREK , “ Yeter Ağlatma beni “ adlı eseri MÜSLÜM GÜRSES plağa okumuştur.

    Maddi sıkıntı çektiği ve sağlık sorunları yaşadığı dönemde sanatçı Ahu Tuğba kendisine maddi ve manevi destek olmuş, Diyarbakırlı Mehmet Kaya isimli genç ölene kadar bakımını üstlenmiştir.

    Ona ait eserlerin telif hakkı da bu gencin adına noterden  tastik edilmiştir.

    Son dönemlerde hafıza kaybının yoğun yaşadığı ve 23 Ağustos 2002 cuma günü saat 15.30 vefat ederek aramızdan ayrılmış olup , naaşı  Surp Takavur Ermeni kilisesine götürülmüş alkışlarla Hasanpaşa'daki Ermeni mezarlığına defnedilmiştir. Ölmeden önce bestelediği son eserinin sözleri şöyledir.

    “Aşkınla duyarım bir yaz ateşi

    Gönlüm aleviyle tebah olsa da

    Karanlık ömrümün sensin güneşi

    Hatta gecem gibi siyah olsa da.

     

    Göster de ruhunun pür şitabını

    Unuttur gönlümün ızdırabını

    Bırak dudaklarım aşk şarabı

    Dudağından içsin günah olsada"

     

    Ruhu şad olsun...

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen