• Sari: Hesaplamadıkları bir şey var, O da Allah'ın hükmü ve adaletidir

    Sari: Hesaplamadıkları bir şey var, O da Allah'ın hükmü ve adaletidir
    Sari: Hesaplamadıkları bir şey var,  O da Allah'ın hükmü ve adaletidir
    17.02.2019 Pazar

     

    Süleyman AYDIN- ÖZEL RÖPORTAJ

    DİYARBAKIR - Özgür Haber Gazetesi’nin Pazartesi Sohbetlerinin bu haftaki konuğu Tüketiciler Heyeti Üyesi Veysel Sari oldu. Erganili ve Dicle Üniversitesi mezunu Sari, aynı zamanda Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'nde teknik işlerde de görevli. Ölçü, Ayar ve EPDK denetçisi görevini yürüten Sari, döviz kurunu bahane ederek, market ve pazarlarla yapılan sansasyonel zamlar hakkında bilgi verdi. Bütün meselenin devletimizin çok iyi niyetinden ve merhametinden kaynaklandığını anlatan Sari, “Örneğin başarılı bir hükümet bunun önüne geçmeye çalışınca hemen o binde bir zenginler tavır almaya ve hükümetin devrilesi için, orduyu harekete geçirmeye çalıştılar. Çalıştılar ve başarılı da oldular. Şimdi de görüyorsunuz, ne zaman düzlüğe çıksak bir oyun sahneye sürülüyor. Bu yüzdendir ki, durup dururken fiyatların yükselmesi için patatesler ve soğanlar ambarlarda saklanıyor. Et fiyatları birden bire yükseliyor. Ülkemizi yerle yeksan etmek için her türlü kalleşliği yapmaktadırlar. Yapıyorlar ama hesaplamadıkları bir şey vardır. O da Allah'ın hükmü ve adaletidir. Bir de yaşlanan Avrupa nüfusunun karşısındaki genç nüfusumuz” dedi.

    Özgür Haber: Veysel Sari kimdir?

    Veysel Sari:1979 yılında Ergani ilçesinde doğdum. Eğitimi liseye kadar Ergani lisesini okudum. Dicle Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü'nden mezun oldum. Evli ve 4 çocuk babasıyım. Diyarbakır Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'nde teknik işlerde çalışmaktayım. Ayrıca Tüketici Hakları raportörlüğü yaptım. Halen Tüketici Hakları Derneği üyesi olarak devam etmekteyim. Ölçü, Ayar ve EPDK denetçisi görevini yürütmekteyim.

    “İYİ NİYETİ HAKİKATEN İSTİSMAR EDİLİYOR”

    Özgür Haber: Tam da tüketicilerin sık boğaz edildiği ve market ve pazarlarda, sansasyonel zamların yapıldığı zamandayız. İsabetli bir röportaj olacak galiba. Fiyatlar neden yükseliyor ve her türlü müdahaleye rağmen inmiyor?

    Veysel Sari: Aslında bütün mesele devletimizin çok iyi niyetinden ve merhametinden kaynaklanmaktadır. Nasıl derseniz, cevaplayayım: Artık dünyaya meydan okuma aşamasına gelmiş ülkemiz Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile tüm sorunları aşma noktasına gelmiş ancak, iyi niyeti hakikaten istismar ediliyor. Mesela ülkemizdeki onurlu yönetim Başkanımız yönetiminde her kente, her semte semt pazarları açarak halkımızın ihtiyaçlarına cevap verebilir. Her bölgede hazine arazileri diye belirlenmiş yerlere envai çeşit sebze ve meyve ekebilir. Bu işleri yapmak çok kolay hatta seçim dönemlerinde çok oy getirecek hizmetlerdir. Bu işleri yaparken aynı zamanda milyonlarca kişi çalışacak ve istihdam oluşacaktır. Ve bu istihdam kapsamında kişi işvereni olarak devleti gördüğü için, daha çok fazla bağlanacak ve emeğinin karşılığının güvende olduğunu görecektir.

    Özgür Haber: Bunu neden yapmıyor?

    Veysel Sari: Evet, neden yapmıyor?.. Serbest piyasa ekonomisine binaen yapılan yasalar ve aslında devletimizin halkına iş, sermaye, sorumluluk fırsatı veriyor. Devletimiz der ki; benim aslında çok rahat yapabildiğim işi, vatandaşım yapsın. Serbest piyasa ekonomisi ile halkım daha fazla hareketlilik yaşasın, sorumluluk alıp daha fazla iş yapsın ve daha fazla para kazansın. Yoksa güya komünist ekonomik anlayıştaki gibi, devlet tüm işlerin patronu herkes ancak maaş oranında bir gelire sahip olabilir. Devletimizin gayesi, vatandaşların dilediğince ve kazancı oranında istediği arabayı, evi, koltuk takımını alabilsin.

    “HÜKÜMETİN DEVRİLESİ İÇİN, ORDUYU HAREKETE GEÇİRMEYE ÇALIŞTILAR”

    Özgür Haber: Öyle de, özellikle tarım alanında çalışan ırgatların sigortası yok, çok ilkel şartlarda çalışma durumları malum. Arazi sahipleri biraz daha fazla kazanırken, yeni yeni artık gündeme geldi ki, komisyoncular çok, çok, çok daha fazla kazanıyor. Bunun izahı nasıl olabilir?

    Veysel Sari: Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu güne dek, darbeler ve hakikaten başarısız hükümetlerin basiretsizliğinden kaynaklı özellikle tarım ve bir çok alanda işçimizin hakkı verilmedi. Bir kişi zengin oldu ama binlerce kişi karın tokluğuna çalışmak zorundadır. Örneğin başarılı bir hükümet bunun önüne geçmeye çalışınca hemen o binde bir zenginler tavır almaya ve hükümetin devrilesi için, orduyu harekete geçirmeye çalıştılar. Çalıştılar ve başarılı da oldular. Şimdi de görüyorsunuz, ne zaman düzlüğe çıksak bir oyun sahneye sürülüyor. Tarım ve işçi haklarına gelince; bu konuda çıkarılan ve iyileştirilen maddeleri ihtiva eden yasaların neler olduğunu anlatamam ama kısmen iyileştirmelerin olduğunu ve alınan tedbirlerle daha da iyi olacakları açık. Bu yüzdendir ki, durup dururken fiyatların yükselmesi için patatesler ve soğanlar ambarlarda saklanıyor. Et fiyatları birden bire yükseliyor.

    “TARLA SAHİBİ DAHA ALIN TERLERİ KURUMADAN IRGATININ YEVMİYESİNİ ÖDÜYOR”

    Özgür Haber: Biraz daha açabilir misiniz?

    Veysel Sari: Tabii ben tüketicilerin sorunları ile iştigal eden bir komisyonda olduğum için, daha çok tüketici cenahıyla alakalı konuşuyorum. Çünkü bunlar komisyona gelen sorunlardır ve bizde çözmek için elimizden geleni yapıyor ve başarılıyız da. Daha sezon açılmadan aylar önce tarlaya gidip çiftçiden tüm ürününü alan komisyoncu yan, fırsatçı, ürün pazarlara girince de dilediği fiyatla satıyor. Alına tedbirler sayesinde biz fırsatçıların oyunundan haberdar oluyor ve tedbirimizi alıyoruz. Hem bu arada çiftçi de fırsatçıların elinden kurtulmuş oluyor. Çeki tahsil edemeyen çiftçi de olmuyor artık. Tanzim satış yerlerinin açılması ile devlet çiftçisinden çok ucuza almıyor ve emeğinin karşılığını da peşin ödeyerek vatandaşına ucuza veriyor. Tarla sahibi de daha alın terleri kurumadan ırgatının yevmiyesini ödüyor.

    “ÇIKTILAR SAHNEYE VE ZAM ÜSTÜNE ZAM”

    Özgür Haber: Ya marketler?

    Veysel Sari: Çok güzel bir dokunma. Marketler zaten başlı başına buyruk olmuşlar. ABD ile kriz söylentisi olunca hemen marketler fiyatları yükseltti. Biri çıkıp şunu sormadı. Zam yaptığınız ürünlerin çoğu ülkemizin ürünleri idi. O ülkeden gelenlerden daha ülkemizin stoklarında olanları vardı. Daha yenileri gelmemişti. Yasal olarak zam daha eklenmeden ve vergi oranı dahi belirlenmeden zam yaptınız. Çıktılar sahneye ve zam üstüne zam. İşin ilginç yanı ABD ile hiçbir alakası olmayan buğday, un, susam ve yağdan ibaret simit bile zamlandı. Yani çıkıp şunu demek lazımdı. “Helal olsun, bizim sokaktaki simitçimiz bile ABD Borsası ile endeksli çalışıyor(?)” Bir de eskiden beri bizi kandıran marketler namuslu bakkal dükkânlarımızı perişan ettiler. Deterjanın yanına bir bardak koyarak, gramajı düşürdüklerini, ambalajı büyük göstererek aynı kurnazlığı yaptıklarını hissetmedik bile. İndirim afişleri ile bizi mağazalara çekmeden bir önceki akşam, etiketlerdeki fiyatı yükseltip, üzerini çizdiler ve altına aslında normal fiyatı yazdılar. İndirim yapılmış süsü vererek bizi yıllarca aldattılar.

    “EMİNİM GİYİM ÜRÜNLERİNE DE SIRA GELECEK”

    Özgür Haber: Peki ne yapmamız lazım?

    Veysel Sari: Hükümetin Tanzim Satış Yerleri ile başlattığı çalışma, eğer televizyonlarda izledi iseniz, geleceğin habercisi idi. Hayırlısı ile temizlik deterjanları, meyve reyonu derken eminim giyim ürünlerine de sıra gelecek. Eskiden Sümerbank ürünlerinin satış mağazaları vardı. Kaliteli ürünü çok ucuza giymek mümkündü. Bir de bunu ötesinde bizzat devlet güvenceli istihdam müjdesi de kapıda. Bu çalışmalarla birlikte açılacak Tanzim Satış Yerlerinden alış veriş yapmak, market indirimi ve kampanyalar yerine bakkal dükkânlarını tercih etmek lazımdır. Şimdi bazı ürünlerde ''% 100 Yerli Ürün'' ibaresi vardır. Çok güzel ancak, merhamet de % 100' mü ona bakmak lazım. Fırsatçılık dönemlerinde zammı bindiriyorsa, uzak durmalıyız.

    “HESAPLAMADIKLARI BİR ŞEY VAR, O DA ALLAH'IN HÜKMÜ VE ADALETİ”

    Özgür Haber: Bu soruyu değişik alanlarda bir kaç kişiye sordum. Samimiyetle cevaplayacağınızı biliyorum: Geleceğimizi nasıl görüyorsunuz?

    Veysel Sari: Amerika başta olmak üzere, Avrupa, Ortadoğu ve Balkan ülkelerini de kapsayan bir kriz vardır. Ölmüş bir eşeğin leşi üstüne dadanmış yüzlerce kurt, çakkal ve leş kargası düşünün. Bir kere en başta kurtlar çakalları kovalayacak, çakallar da leş kargalarını... Neden; çünkü murdar leş kurtlara bile yetmiyor. Oysa tabiat gereği, kurtlar yer terk eder, çakallar abanır, onlardan sonra leş kargaları sırasına göre nasiplenir. Dünyaya uyarlarsak şöyle tanımlayabiliriz: Krizi atlatabilmek için, güçlü ülkeler açıkça itemediği ülkelerin iç işlerini karıştırarak, iç savaş çıkartarak, oradaki zenginlik kaynaklarına çökerek ve savaştırdığı taraflara silah satarak ve silah parasını da petrol, doğal gaz ve altın karşılığı olarak kendi ülkesine kazandırarak, kendini garantiye almak ister. Semiren, güçlenen ve zengin kaynakları olan ve krizin teğet geçtiği ülkemizi yerle yeksan etmek için her türlü kalleşliği yapmaktadırlar. Yapıyorlar ama hesaplamadıkları bir şey vardır. O da Allah'ın hükmü ve adaletidir. Bir de yaşlanan Avrupa nüfusunun karşısındaki genç nüfusumuz.

    “ZAMLARI HÜKÜMETE YÜKLEMEYE ÇALIŞANLAR VAR”

    Özgür Haber: Yani, sonuç olarak ülkemizin geleceği nasıl olacak?

    Veysel Sari: Allah'ın izni ile, bu krizler yine teğet geçecek ve biz yine refahlı bir şekilde yaşamaya devam edeceğiz. Ülkemizin namuslu, onurlu vatandaşları çoğunluktadır ve gerek medfun olan, gerekse hala yaşayan Allah'ın dostlarının duası Allah'ın indinde makbuldür. Fırsatçılar, dış güçlerin emellerine hizmet eden hainler hem bu dünyada, hem ahrette hesabını verecektir. Bu saatten sonra tüketici olarak bize düşen görev, daha uyanık ve örgütlü olmalıyız. Bu hususta ortada dolaşan ve aslında yaşadıkları ülkemizin kıymetini bilmeyen ve her daim muhalif olanların, sebebi, zamları hükümetimize mal edenlerin algısına kapılmamamız lazımdır. Düşünün, hükümet zamlar için her türlü cezai işlemleri ve tedbirleri alıyor ve ya hükümetin işi kalmadı da pazarcılığa başladı diyenlerin yanında bir de zamların hükümete yüklemeye çalışanlar vardır. El insaf diyorum.

    “AİLEM BENİM, ÜLKEM KADAR VAZGEÇİLMEZİMDİR”

    Özgür Haber: Dört çocuk, yoğun iş yaşamı ve ayrıca sivil toplum sorumluluğu; yetiştirebiliyor musunuz, ailenize ve özel hayatınıza zaman kalıyor mu?

    Veysel Sari: Ailem benim, ülkem kadar vazgeçilmezimdir. Onurlu yaşam sürdürebilmek için, bizim güçlü bir ülke ve lidere ihtiyacımız vardır. Kökü sağlam bir ağaç düşünün. Rüzgar ve darbeler kökünden söküp deviremezse de, dalları kırar, gövdeyi yaralar ve artık o ağaç köküne rağmen ne gölgesiyle serinletir, ne de meyve verir. Ülkemiz de öyle, kökümüz Allah'a şükür sağlam ancak, dalların ve gövdenin de yara almaması elzemdir. Biz, evimiz dediğimiz çatının altında huzurlu, namuslu ve hiçbir kutsalımıza halel gelmeden yaşamak istiyorsak, el birliği ile yaralı olacak hareketlerde bulunmalıyız.

    Özgür Haber: Ailenize vakit kalıyor mu, sorusunda ısrar ediyorum...

    Veysel Sari: Her baba önce kendi çocuklarını, vatanına, milletine faydalı ve duyarlı olarak yetiştirmelidir. Çocuk sağlam temelde, iyi ahlakla yetişmişse faydalı olur. Aileme vakit ayırmak da benim, sorumluluk alanıma ayırdığım vaktin bir bölümü kadar olmalıdır, diye düşünüyorum. Evet aileme de vakit ayırıyorum, zira önce Allah, sonra ailem beni ayakta tutuyor ve her türlü desteği veriyor.

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen