• Şair Demir: On yaşımdan beri edebiyatın ve şiirin hamalıyım

    Şair Demir: On yaşımdan beri edebiyatın ve şiirin hamalıyım
    Şair Demir: On yaşımdan beri  edebiyatın ve şiirin hamalıyım
    08.07.2018 Pazar

    Süleyman AYDIN – ÖZEL RÖPORTAJ

     

    DİYARBAKIR - Pazartesi Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu, 1973 yılında Diyarbakır’da dünyaya gözlerini açan ve tam 14 yıl boyunca yetiştirme yurtlarında kalan ve tam 13 yıl milli eğitim müdürlüğünde görev yaptıktan sonra kendi isteğimle Bursa’ya tayin olan aynı zamanda şair ve yazarlık da yapan Şehmus Demir oldu. Demir, “Yetiştirme yurdundayken hafta sonları dışarı çıkardık arkadaşlarla. Bir gün bir hafta sonu canım dışarı çıkmak istemedi. Bir anda kendimi yurdun kütüphanesinde buldum. Tesadüfen kütüphanede kitapları karıştırırken şair Orhan Veli Kanık’ın tüm şiirleri adlı kitabını buldum. O zamanlar on yaşındaydım o an Orhan Veliyi okurken bir duygu seline kapıldım ve okudukça kalbimde bir ferahlık oluştuğunu hissettim. Bir gün yine can sıkıntısından defterime içimdeki hislerimi yazmaya başladım on yaşındaki bir çocuğun hisleriydi yazdıklarım kendimi bildim bileli asla bir şeyler yazmaktan, yazmaya çalışmaktan vazgeçmedim on yaşımdan beri kendimi edebiyatın ve şiirin hamalı olarak görüyorum şimdi de gururla diyorum ki iyi ki de edebiyata hamal olmuşum. Şiirlerim de daima acı, keder, hüzün ve ayrılık gibi konular üzerinde ağırlık verdim” diyerek şairlik ve yazarlığa olan ilk ilgisini anlattı.

    Pazartesi Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu, 1973 yılında Diyarbakır’da dünyaya gözlerini açan ve tam 14 yıl boyunca yetiştirme yurtlarında kalan ve tam 13 yıl milli eğitim müdürlüğünde görev yaptıktan sonra kendi isteğimle Bursa’ya tayin olan aynı zamanda şair ve yazarlık da yapan Şehmus Demir oldu. Oldukça samimi bir ortamda gerçekleşen sohbette Demir hayatını, yaşantısını, şairlik-yazarlık yönünü ve hayallerini Özgür Haber ile paylaştı.

     

     

    “14 YIL YETİŞTİRME YURDUNDA KALDIM”

    Özgür Haber: Kendinizi tanıtır mısınız?

    Ben 1973 yılında Diyarbakır’da doğdum. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı çocuk yuvası ve Diyarbakır Yetiştirme Yurdunda tam 14 yıl kaldım. İlk ve ortaokulu Diyarbakır’da tamamladıktan sonra ailevi sebeplerden dolayı lise öğrenimimi yarıda bıraktım. 1996 yılında korunmaya muhtaç çocuklar kanunu kapsamında Diyarbakır il mili eğitim müdürlüğünde göreve başladım. İlimizin Hani ve Lice İlçelerinde İlçe milli eğitim müdürlüklerinde tam yedi yıl görev yaptıktan sonra babamın sağlık durumu nedeniyle Diyarbakır il milli eğitim müdürlüğü emrine atamam yapıldı. Tam 13 yıl burada görev yaptıktan sonra kendi isteğimle il dışına Bursa’ya tayinimi aldırdım Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesi Akçağlayan İhsan Dikmen İlkokulunda görev yapmaktayım evli ve 4 çocuk babasıyım.

     

    “ORHAN VELİYİ OKURKEN BİR DUYGU SELİNE KAPILDIM”

    Özgür Haber: Şairler ve yazarlar kentinde doğan biri olarak ilham geldiği ilk günleri ya da dönemi hatırlıyor musunuz?

    Ben yetiştirme yurdundayken hafta sonları dışarı çıkardık arkadaşlarla. Bir gün bir hafta sonu canım dışarı çıkmak istemedi. Bir anda kendimi yurdun kütüphanesinde buldum. Tesadüfen kütüphanede kitapları karıştırırken şair Orhan Veli Kanık’ın tüm şiirleri adlı kitabını buldum. O zamanlar on yaşındaydım o an Orhan Veliyi okurken bir duygu seline kapıldım ve okudukça kalbimde bir ferahlık oluştuğunu hissettim. Tabii daha sonra fırsat buldukça kütüphaneye gidiyor başka başka kitaplar bulup okumaya çalışıyordum..bir gün yine can sıkıntısından defterime içimdeki hisleri yazmaya başladım on yaşındaki bir çocuğun hisleriydi yazdıklarım kendimi bildim bileli asla bir şeyler yazmaktan, yazmaya çalışmaktan vazgeçmedim on yaşımdan beri kendimi edebiyatın ve şiirin hamalı olarak görüyorum şimdi de gururla diyorum ki iyi ki de edebiyata hamal olmuşum.

     

    “ACISIYLA TATLISIYLA GÜZEL GÜNLERİM MUTLU YILLARIM OLDU”

    Özgür Haber: Biraz çocukluğunuzdan söz eder misiniz?

    Başta da belirtmiş olduğum gibi çocukluğum Diyarbakır Çocuk Yuvası ve Yetiştirme Yurdunda geçti. Benimle beraber büyüyen, yaşayan bir sürü arkadaşım oldu. Acısıyla tatlısıyla güzel günlerim mutlu yıllarım oldu. Daha sonra 14 yaşımdayken yurttan ayrılmak zorunda kaldım. Yurttan ayrılır ayrılmaz İstanbul’a gittim sonrasında İzmir’e sonrasında ise Ankara’ya gittim. Bu illerde çeşitli işlerde çalıştım. Daha sonrasında 18 yaşımda Diyarbakır’a geri döndüm. Gençlik yıllarımda yıllarca bir kıraathane de çalıştım. Askerlik çağım geldiğinde vatani görevimi yapmak için askere gittim.

     

    “GENÇLİĞİMİ, HEP ÇALIŞARAK GEÇİRDİM”

    Özgür Haber: Nasıl bir Gençlik döneminiz oldu?

    Diyarbakır dışında yıllarca gurbette yaşadım. Sesimin güzelliği ve müziğe olan ilgimden dolayı turistik birçok belde de sahnelere çıktım. Şiirler yazıp seslendiriyordum. Müzik manevi yönden bana birçok şey kazandırırken bir o kadar da çok şeyi de benden alıp götürdü. Şiirlerim de daima acı, keder, hüzün ve ayrılık gibi konular üzerinde ağırlık verdim. Kısacası gençliğimi, hep çalışarak ve babamın sağlık sorunlarıyla ilgilenerek geçirdim.

     

    “ŞİİRİ SEVİYORUM, ŞAİRİ SEVİYORUM”

    Özgür Haber: Şiir sizde nasıl bir etki bırakıyor?

    Takdir edersiniz ki şairlik Yüce Mevla’nın bana verdiği bir lütuf olarak kendimde keşfettim. Şiirlerimi yazarken hem de seslendirirken bütün manevi duygularımla yaşayıp hissederek kaleme almaya özen gösterdim. Şiir sayesinde ülkemin birçok şehrinde büyük üstatlarımla tanışma fırsatını daha çok genç yaşlarımda nail oldum. Şiiri seviyorum, Şairi seviyorum, edebiyatın insan hayatındaki öneminin farkındayım ve günümüz gençlerine de daima edebiyatla ilgilenmelerini edebiyat eserler sahibi şair ve yazarlarımızın çalışmaları ve yaşanmışlıkları hakkında bilgi sahibi olmalarını tavsiye ediyorum.

     

    “ŞİİR DE SANATIN ENDER BİR YAPISIDIR”

    Özgür Haber: Şiirlerinizi yazarken ilham nerede ve ne zaman geliyor?

    Yazılacak şiir gelir beni bulur bana selamını verir al beni yaz der ben de yazmaya çalışırım. İlhamın yeri ve zamanı asla belli değil.

    Özgür Haber: Şiir gibi sanatsal çağrışımların sizde ki etkisi nasıl?

    Sanatın her bir dalı topluma faydalı ve mesaj içerikli olması lazım. Şiir de sanatın ender bir yapısıdır. Ben bugüne kadar sadece ağırlıklı olarak şiir de yoğunlaştım ancak roman, öykü ve hikayeler ile uğraşmayı da ihmal etmedim. Kitap olarak yayımlanmış herhangi bir romanım hikayem ve öyküm henüz yoktur ancak bugüne denk 3 adet şiir kitabım yayımlandı. Şiir dışında diğer edebi eserlerime vakit ayırmaya gayret ediyorum.

     

    “ASLA ŞEHRİM İLE BAĞLARIMI KOPARMADIM”

    Özgür Haber: Şehrinizden neden ayrıldınız?

    Ben eğitim hayatımı tam anlamıyla tamamlayamadığımdan çocuklarımın eğitimi ve geleceği için şehrimden ayrılmak zorunda kaldım. Ancak asla şehrim ile bağlarımı koparmadım. İlimizin eğitim seviyesi düşük olduğundan, ilimizde iş sahalarının yetersiz olmasından dolayı ve çocuklarımın da benimle aynı kaderi yaşamamaları için tayinimi Bursa iline yaptım. Çocuklarım orada eğitim öğretim hayatlarını sürdürüyorlar.

     

    “BÜLBÜL’Ü ALTIN KAFESE KOYMUŞLAR AH VATANIM’ DEMİŞ”

    Özgür Haber: Gurbet elde olmak nasıl bir duygudur?

    ‘Bülbül’ü altın kafese koymuşlar Ah vatanım’ demiş. Bakmışlar ki bülbülün vatanı bir çalı bir çırpıdan ibaret neylersin ki oda bülbülün vatanı. Gurbet elde olmak her zaman beni derinden üzüyor. Yıllar sonra da olsa doğup büyüdüğüm ekmeğini yediğim suyunu içtiğim şehrimden ayrılmak kolay değil. Allah kimseyi de bazı olumsuz şeylere mecbur bırakmasın. Şehrimi terk etmemdeki en büyük etkenlerden biri çocuklarımın geleceğini düşünmüş olmamdı. Sürekli şehrime hasret duyuyorum şehrim de çok sevip saydığım kıymetli dostlarım arkadaşlarım büyüklerim var. Sık sık diyaloglarım devam ediyor.

     

    “SOHBET VE TAŞLAMA KONULARINDA ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”

    Özgür Haber: Diyarbakır aşıklık geleneğini yaşatıp ve korumak için öneri ve tavsiyeleriniz nelerdir?

    Şehmus DEMİR: Ülkemizin doğu ve iç Anadolu bölgelerinde günümüze kadar devam etmiş olan aşıklık geleneğini ilimizde sürdürmek için yaklaşık bir yıla yakındır bu konuda çalışmalar yapmaktayız. Başlatmış olduğumuz geleneksel sohbet ve taşlama konularında şair Abdurrahim Meşe (Aşık Rahimi) ile çalışmalar yapıyoruz. Kendisi ile Bursa ve Sakarya ilinin Sapanca ilçesinde programlara katıldık. Hayli büyük bir ilgi ve alaka gördük. Diyarbakır edebiyat tarlasıdır birlik ve beraberlik korunduğu müddetçe Diyarbakırlı şairler ülke genelinde çok büyük başarılara imza atacaklarına inanıyorum. Değerli Şair Abdurrahim Meşe ile yapmış olduğumuz atışmadan ufak bir anekdotu sizlerle paylaşmak isterim.

     

    A.Rahimi

    Bu genç yaşta erken çökmüş,

    Kal gibisin şair Demir,

    Sonbaharda yaprak dökmüş,

    Dal gibisin şair Demir.

     

    Ş.Demir

    Zaman gelir insan çöker,

    Söküğü sabırla diker,

    Deli gönlü yaprak döker,

    Dal gibi olur Rahimi.

     

    A.Rahimi

    Bilgin var deryadan derin,

    Başımın üstünde yerin,

    Rahimi der özün şiirin,

    Bal gibisin şair Demir,

     

    Ş.Demir

    Rahimi sazla güzeldir,

    Kalpte de yeri özeldir,

    Tarif etse şair Demir,

    Bal gibi olur Rahimi.

     

    Özgür Haber: Memleket hasreti size çok şiir yazdırdı mı?

    Şehmus DEMİR: Diyarbakır benim şiirlerim de önemli bir temadır. Daha evvel Diyarbakır’da yaşayıp eski Diyarbekiri ve eski Diyarbakirin her türlü örfünü adetini gelenek ve göreneklerini arayan biriydim. Bu durum şehrimden uzaklaşınca daha da ağır gelmeye başladı. İleride kısmet olursa Diyarbekir’e yazmış olduğum yeni şiirlerimi yine bir kitap ta toplamayı ve yayımlamayı düşünüyorum. Özlem geldikçe şiirlerimde Diyarbekiri yine kaleme alıyorum. Bugüne kadar Diyarbekir için yaklaşık 50 civarı şiir kaleme aldım. En son memleket hasretiyle yazmış olduğum şiirlerimden biri;

     

    DİYARBEKİRİN

    ANLATMAYA SÖZ YETMEZ ŞU İLİMİ,

    SÖYLEMEK İSTERİM BİRKAÇ KELAMI,

    BÜYÜĞÜ KÜÇÜĞÜ VERİR SELAMI,

    EDEBİ, PİRİ VAR DİYARBEKİRİN

     

    TARİHİ MEKÂNDA BAKIR TASIYLA,

    ERKEK, DİŞİ OLAN BAZALT TAŞIYLA,

    NAMERDİN KORKUSU, MERDİN BAŞIYLA,

    NAMUSU, AR’I VAR DİYARBEKİRİN,

     

    DEMİRCİ ATEŞTE KIZARTIR DEMİR,

    KAZANCI ÇEKİÇLE ŞEKLİNİ VERİR,

    TÜRKÜLER, ŞARKILARLA DİLE GELİR,

    KÜLTÜRÜ, ÖRF’Ü VAR DİYARBEKİRİN,

     

    BAKIRCI BAKIRLA BEN BURDAYIM DER,

    HARAM KAZANMAYIP HELALİNDER YER,

     SARRAFIN ALNINDA EMEĞİ TERLER,

    GÜMÜŞÜ, ZER’İ VAR DİYARBEKİRİN,

     

    OTUZÜÇ UYGARLIK İZİ TAŞIDI,

    İÇİNDE SAYISIZ MEÇHUL MÜRŞİDİ,

    OZAN BAHÇESİNİN ÇOKTUR ÇEŞİDİ,

    BAĞBANI BARI VAR DİYARBEKİRİN,

     

    YARALAR ALSA DA YİNE YAŞIYOR,

    CAMİLER HERGÜN DOLUP TAŞIYOR,

    BU ŞEHRİ GÖRENLER DAİM ŞAŞIYOR,

    AŞIĞI, YARI VAR DİYARBEKİRİN,

     

    BAZEN SİSLİ OLUR, HER TARAF DUMAN,

    ERZURUM KIŞINDAN DAHA DA YAMAN,

    ŞAİR DEMİR BİLE YAZMIŞ HERZAMAN,

    YAĞMURU, KARI VAR DİYARBEKİRİN.

     

    Özgür Haber: Diyarbakırlı hemşerilerimizin kendi kentlerinden göç etmemeleri için neler yapılabilir?

    Şehmus DEMİR: Bir kere iş sahalarının iyileştirilmesi için istihdamın artması şart. Eğitim düzeyi Türkiye iller sıralamasında En üst düzeylere çıkarılması gerek. Her köşe de adım başı kahvehane lokanta internet kafe açılmaması gençlerin sosyal kültürel faaliyetlere katılımlarının sağlanması sivil toplum örgütlerinin şehrin etkin resmi kurumlarla birlikte ortak hareket etmeleri gerekmektedir.

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen