• Hava durumu psikolojimizi etkiler mi?

    Hava durumu psikolojimizi etkiler mi?
    Hava durumu psikolojimizi etkiler mi?
    24.10.2018 Çarşamba

     

    Fatih SURUÇ – ÖZEL HABER

    DİYARBAKIR – Mevsimsel geçişlerde özellikle sonbaharda havanın genel itibariyle kapalı olmasından dolayı insanların da hava koşullarına göre ruh hali üzerinde ruhsal ve psikoloji olarak etkilediği belirtildi. Psikolog Mehmet Fatih Yiğit; “Sonbaharın gelmesiyle doğa yazdan gelen canlılığını terk etmeye başlar, gündüzler kısalmaya ve güneş ışığı azalmaya başlar. Güneş ışığının azalması sonucunda mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin salgılanması azalırken melatonin salgısında artış olur. Melatonin havanın kararmasıyla birlikte salgılanmaya başlar ve uykuyu arttırır. Serotonin azalması ise halsizlik, bitkinlik, yorgunluk, isteksizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu durum kış depresyonu da denilen mevsimsel depresyon bozukluğa yol açabilir” uyarısında bulundu.

    RUH SAĞLIĞINI DA ETKİLER

    Mevsimsel geçişlerde özellikle sonbaharda havanın genel itibariyle kapalı olmasından dolayı insanların da hava koşullarına göre ruh hali üzerinde ruhsal ve psikoloji olarak etkilediği belirtildi. Konuyla ilgili Özgür Haber’e konuşan Psikolog Mehmet Fatih Yiğit, Mevsim geçişlerinde hava sıcaklığının ve günışığı seviyesinin sürekli değişkenlik göstermesinin ruh sağlığını da olumsuz etkilediğini ve bu etki kişiden kişiye farklı düzeyde olabileceğini belirtti.

    MUTLULUK HORMONU AZALIR

    Sonbaharın gelmesiyle doğa yazdan gelen canlılığını terk etmeye başladığını belirten Yiğit,  gündüzlerin kısalıp daha az ışıklı günlerin gelmesiyle kendini göstermeye başlayan mevsimsel depresyonun her yaş bireyin karşılaşmasının mümkün olabileceğini ancak genetik faktörlerin yatkınlığa etkisinin yüksek olacağını ifade ederek şunları söyledi:

    “Gündüzler kısalmaya ve güneş ışığı azalmaya başlar. Güneş ışığının azalması sonucunda mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin salgılanması azalırken melatonin salgısında artış olur. Melatonin havanın kararmasıyla birlikte salgılanmaya başlar ve uykuyu arttırır. Serotonin azalması ise halsizlik, bitkinlik, yorgunluk, isteksizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu durum kış depresyonu da denilen mevsimsel depresyon bozukluğa yol açabilir. Mevsimsel depresyon; sonbahar ve kış aylarında görünen ve genellikle yaz başlangıcı ve ilkbaharda belirtileri azalan bir depresyon şeklidir.

    “HER YAŞ BİREYİN KARŞILAŞMASI MÜMKÜN”

    Gündüzlerin kısalıp daha az ışıklı günlerin gelmesiyle kendini göstermeye başlayan mevsimsel depresyonla her yaş bireyin karşılaşması mümkünken, genetik faktörlerinde yatkınlığa etkisi yüksektir. Ailede depresyon varsa, özellikle birinci derece akrabalarda, o kişinin depresyon riski daha yüksek olacaktır. Bunun yanı sıra Psikolojik faktörler, kişilik özellikleri, başa çıkma mekanizmaları denilen kişinin rezervleri depresyona yatkınlık ya da koruyucu olabilir.  Biraz titiz, obsesif kişilik yapısı, bağımlı kişilik, sosyal faktörler, toplumsal belirsizliklerin olduğu dönemler veya kişinin kendi özel hayatında yine belirsizliklerin, geçişlerin olduğu dönemler, kayıpların olduğu dönemler biraz daha depresyona yatkınlığı arttırabilir. Bu süreçte görülmesi muhtemel belirtiler, hayattan zevk almama, mutsuzluk, hiçbir şey yapmak istememe, önceden zevk aldığı etkinliklere katılmak istememe, asabiyet, hassasiyet, ağlama nöbetleri, enerji kaybı, yorgunluk, halsizlik, çökkünlük, sosyal geri çekilme, aşırı uyku hali, önceleri zevk alınan şeylerden artık zevk alamama, iştahta artış, konsantre olmada güçlük, okul ve iş hayatında performans düşüklüğü, cinsel isteksizlik gibi sıralanabilir.  Mevsimsel depresyonu diğer depresyon biçimlerinden ayıran fark,  belirtilerin (en az iki yıl arka arkaya) mevsim içinde yalnızca birkaç ay sürmesi, diğer mevsimlerde olmaması ve bu durumu açıklayacak başka bir durum olmamasıdır. Kendinizde buna benzer belirtiler görüyorsanız bir psikolog ve/veya psikiyatra başvurmanız ve profesyonel yardım almanız sizi belirtilerin kronik hale gelmesinden kurtaracaktır.

    DEPRESYONDAN KENDİMİZİ NASIL KORUYABİLİRİZ?

    Yaşantımıza stresi azaltıcı öğeler katabilmek, günlük yaşantımızda değişiklik, spor, yüzme, yürüyüş, egzersiz, sosyal aktivitelere ağırlık vermek hoşa giden etkinlikleri arttırmak, sevdikleriyle daha sık görüşmek, hayatı ve günü ertelemeden her an daha aktif ve enerjik olabilmeye motive olmak sayılabilir. Bu dönemde yaşanan isteksizlik, yapmanız gereken görev ve sorumlulukları ertelemeye sebep olur. Aksatılan sorumluluklarda yeni stres kaynağı ve huzursuzluğa sebep olacaktır. Bu yüzden yapılması gereken görev ve sorumlulukların üstüne gidip ertelemeden başlamak motivasyonu arttıracağı gibi daha iyi hissetmenize de olanak sağlayacaktır”

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen