• Güçler: Millet Başkan Erdoğan’ın hatırı için Ak Parti’ye oy veriyor!

    Güçler: Millet Başkan Erdoğan’ın hatırı için Ak Parti’ye oy veriyor!
    Güçler: Millet Başkan Erdoğan’ın  hatırı için Ak Parti’ye oy veriyor!
    21.07.2019 Pazar

     

    Süleyman AYDIN- ÖZEL RÖPORTAJ

    DİYARBAKIR - Özgür Haber’in Pazartesi Sohbetlerinin bu haftaki konuğu bölgenin kanaat önderlerinden, akil adam Mehmet Sait Gülçer oldu. “Sayın Cumhurbaşkanımız ülkemiz ve özelde Diyarbakır’ımız için kesinlikle bulunmayacak bir şans ve fırsattır” diyen Güçler,  bunu açık yüreklilikle söyleyebildiğini, uzun yıllar siyasette kaldığı için, bunu net bir şekilde de gördüğünü söyledi. Gençliğin ilk yıllarından beri siyasette yoğrulmanın, işin mutfağında olgunlaşma ve pişmenin çok daha iyi görme imkanı sunduğunu anlatan Güçler, “Sorunlarla başı her zaman ağrıyan Güneydoğu ve ülkemiz için bulunmaz bir insandır; bunun altını çizerek bir kez daha söyleyeyim. Sayın Cumhurbaşkanımız ile ilgili konuşurken lütfen elimizi vicdanımıza koyup, konuşalım. Bilhassa Doğu ve Güneydoğu bölgesi için, bakış açısı çok farklıdır. Yani, yıllardan beri bölgeye yapılmayanı yapıyor. Muhteşem hizmetleri oldu. Ak Parti'nin bu bölgede aldığı oy da Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat şahsının hatırına verilen oylardır. Açıkça söylüyorum: Ne teşkilatın, ne vekillerin oyları değildir. Millet Sayın Cumhurbaşkanımızın hatırı için Ak Parti’ye oy veriyor” dedi.

    Özgür Haber: Ekranlarda veya Sayın Cumhurbaşkanımızın programlarında sizleri görüyoruz/ görüyorlar ancak merak edenlerin olabileceği saikiyle; bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

    Mehmet Sait Gülçer: Ben, Mehmet Sait Gülçer. Aslen Diyarbakır, Çınar İlçesi Karacadağ mevkisindenim. Yöre ağzıyla, Mahalyan Aşireti yani, Şahinan'lı olarak biliniriz.  Yıllardan beri, yani, baba, dede toprağı ve doğumu olarak Karacadağ'da ikamet ediyor ve yaşantımızı sürdürüyoruz. Aşiret olarak kabul edildiğinde Mahalyan olarak 50-60, hatta daha fazla köyde oturan mevcuduyla akrabalığımız, kan bağımız vardır. Hatta daha fazla diyebiliriz. Aşiret olarak dedim ya, akraba eksenli köylerimizin bir kısmı Mardin Derik sınırlarında kalmakta, bir kısmı Şanlı Urfa Viranşehir, bir kısmı ilimiz Çınar İlçesi bir kısmı da yine merkez ilçemiz Bağlar sınırlarında kalmaktadır.

    “CUMHURBAŞKANIMIZ DİYARBAKIRIMIZ İÇİN KESİNLİKLE
     BULUNMAYACAK BİR ŞANS VE FIRSATTIR”

    Özgür Haber: Sayın Cumhurbaşkanımızın Güneydoğu için gerçekleştirdiği toplantılarda bulunuyor, fikrinizi beyan ediyorsunuz. Dolayısı ile yakından analiz etme durumu söz konusudur. Sizce Sayın Cumhurbaşkanımız genelde Güneydoğu, özelde Diyarbakır'ı önemsiyor mu? Davet edildiğinizde o samimiyeti görüyor musunuz?

    Mehmet Sait Gülçer: Şunu açıkça söyleyeyim: Biraz gerçekçi olmak, doğruları söylemek lazımdır. Gerçekten Sayın Cumhurbaşkanımız ülkemiz ve özelde Diyarbakırımız için kesinlikle bulunmayacak bir şans ve fırsattır. Bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Uzun yıllar siyasette kaldığımız için, bunu net bir şekilde gördük. Haliyle gençliğimizin ilk yıllarından beri siyasette yoğrulmak, işin mutfağında olgunlaşmak ve pişmek çok daha iyi görme imkanı sunuyor. Sorunlarla başı her zaman ağrıyan Güneydoğu ve ülkemiz için bulunmaz bir insandır; bunun altını çizerek bir kez daha söyleyeyim. Sayın Cumhurbaşkanımız ile ilgili konuşurken lütfen elimizi vicdanımıza koyup, konuşalım. Bilhassa Doğu ve Güneydoğu bölgesi için, bakış açısı çok farklıdır. Yani, yıllardan beri bölgeye yapılmayanı yapıyor. Muhteşem hizmetleri oldu. He hizmet açısından hem de sosyal, fikirsel ve insani alanlarda, şimdiye kadar bize layık görülmeyenleri yaptı. Devasa hamleler yaptı; herkes şahittir. Mükemmel değişimler oldu.

    “İL TEŞKİLATINCA YAPILAN ÇALIŞMALARDAKİ EKSİKLİK, AKSAKLIK VE TERS TEPEN TAVIRLARIN SEBEP OLDUĞU OLUMSUZLUK İLETİLMİYOR”

    Özgür Haber: Hazır bölgemiz için deneyimli biri ile röportaj fırsatı bulmuşken sormak istiyorum: Mükemmel hizmetler ve burası için, insani olarak da bir şans olmasına rağmen, acaba Cumhurbaşkanlığı makamına burada oyların kaybedilmesine imkan tanıyan fitnevari çalışmalar mı gitmiyor, yönetimde mi bir zafiyet var?

    Mehmet Sait Gülçer: Şimdi Süleyman Bey, ben şunu söyleyeyim: Gerçekten Sayın Cumhurbaşkanımıza gerekli ve yeterli bilgiler gitmiyor. Örneğin, il teşkilatınca yapılan çalışmalardaki eksiklik, aksaklık ve ters tepen tavırların sebep olduğu olumsuzluk iletilmiyor. Buradaki tutum ve davranışlar öyle bir noktaya gelmiş ki, ülkemizi cennetten bir köşe haline getirmiş partimizle ilgili adaletsizlik isnadına maruz bırakılıyor. Bunu bilenler, kendilerini düzeltmedikleri gibi, Sayın Cumhurbaşkanımıza da yansıtmıyorlar: Ak Parti'nin bu bölgede aldığı oy da Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat şahsının hatırına verilen oylardır. Açıkça söylüyorum: Ne teşkilatın, ne vekillerin oyları değildir. Millet Sayın Cumhurbaşkanımızın hatırı için Ak Parti'ye oy veriyor.

    “HİÇ KİMSE BÖYLE BİR ÇABA GÖSTERMEMİŞTİR”

    Özgür Haber: Nitekim Diyarbakır Stadyumu’nu açılışında devasa yatırım ve kalkınma hamlelerine rağmen hala destek yüzdesinin veya Sayın Cumhurbaşkanımız yönetiminde partiye sahiplenmenin her geçen gün eridiğini dile getirdi. Ne dersiniz?

    Mehmet Sait Gülçer: Bakın bu bir gerçektir. Hem demokrasi, hem refah seviyesinin yükselmesi ve ekonomik olarak yapılanları biliyor, takdir ediyoruz ancak, az önce de ifade ettiğim gibi, buradaki tutum, tavır yapılanların gölgede kalmasını sağlıyor. Bir kez daha söyleyeyim. Bizzat Cumhurbaşkanımız ilimizi ve bölgemizi önemsiyor, derdiyle dertleniyor ve iyi olsun diye elinden gelenin fazlasını yapıyor. Dikkat ederseniz yılda birçok toplantı yapılıyor ve amacı sadece bölgemizin refahı ve kalkınması içindir. Bölgenin kanaat önderlerini davet ediyor, bizlerle istişare ediyor, sorunların çözümü noktasında görüşümüzü alıyor. Şimdi ben size sorarım: Hangi Cumhurbaşkanı bölgemizdeki sorunların çözülmesine eğilmiş, kalkınması için bizzat yerel anlamda hassasiyet gösterip, bölge insanına kulak vermiştir? Yok, değil mi? Hiç kimse böyle bir çaba göstermemiştir. Artı Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptıklarının % 10 kadar bir çalışmanın samimiyeti, burada yapılmıyor; maalesef.

    “HİZMETLER YÜZDE 100 ARTTI AMA, OYLAR TAM TERSİ DÜŞMEKTEDİR”

    Özgür Haber: Özellikle İstanbul seçimi hezimetinden sonra şu cümleyi kullandı: Halka yaptıklarımızı yeterince anlatamadık, katılıyor musunuz?

    Mehmet Sait Gülçer: Ben bunu her zaman söylüyorum. Birçok toplantıda da söyledim. Biz teşkilat yöneticileri olarak ki, ben de uzun bir zaman teşkilatta yönetici kademesinde görev aldım, kendimi de katarak söylüyorum. Hiç kimseyi suçlamayalım ama maalesef anlatılması gereken hizmetlerin hiçbir kalemi millete anlatılmıyor. Yani, fotoğraf çekip, kendi reklamımızı yapmaktan başka bir şey yapamadık. Halen de bu konuda gerekli hassasiyetler, çabalar gösterilmiyor. Eskiden hatırlıyorum teşkilat kademelerinde görev alan çok değerli aile liderleri vardı. Bu aile reisleri sıradan insanlar değildi. Hem oy potansiyelleri yüksek, hem ikna yönleri var, konuştukları etkili olan ve itibar görenlerdi. Mesela önce il başkanı sonra milletvekili olan Sayın Abdurrahman Kurt vardı, onun dönemde teşkilatın birçok kademesinde görev aldım. Şimdi pek fazla görüşemiyoruz ama yönetimini kurmadan burada iki ay boyunca çalışma yaptı. Kitle sahibi, sözü geçen, ikna eden, çıkar ve menfaat veya başarılı olamayınca yerini arkadaşına bırakan kişilerle tek tek görüştü. Öyle bir yönetim kadrosu oluşturdu ki, parti da başarılı sonuçlar aldı. O başarı kurduğu isabetli yönetimi idi, yoksa tek başına kendi başarısı değildi. Aşiretlerden temsilci aldı, STK' lardan temsilci aldı, yönetiminin her biri ayrı temsiliyet, ayrı etki ve bölgedendi. 50 asil ve 50 yedek yönetim kurulu vardı. İnancınız olsun, asil ile yedek arasında bir fark yoktu. Hepsi Diyarbakır'ın değerli insanları ve canla başla çalışan her biri ayrı değerdi. Hem o dönem hem sonra teşkilatlarda da görev aldım ama maalesef gittikçe çıta düşmeye başladı. Yoksa o dönem hükümet daha yeni ve hizmetler şimdiye kıyasla daha yüzde 1 değildi, hizmetler yüzde 100 arttı ama, oylarsa tam tersi düşmektedir.

    “KISA BİR DÖNEM İÇERİSİNDE BU ÜLKEDE ÇOK BÜYÜK DEĞİŞİMLER YAŞANDI”

    Özgür Haber: Andığınız dönemdeki başarıda pay sahibi olanları şimdi göremiyoruz, nedenini biliyor musunuz?

    Mehmet Sait Gülçer: Birçok arkadaşımızla ben hala görüşüyor, konuşuyorum, sohbetlerimiz oluyor. Sözü geçen arkadaşlarımız neredeyse partiden atıldılar. Bile bile dışlanıyorlar. Bakmayın, bizim için dava meselesidir. Biz aslında parti gözüyle de bakmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ülkemiz için neler yaptığını daha öncekilerle kıyasladığımızda fark ortaya çıkıyor. Vatandaşı için kefeniyle yola çıktığını gören ve bilen bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın davasını terk etmemizin ülkeyi bölme noktasına getireceğini biliyoruz. Nereden nereye geldi, bunu herkes çok iyi biliyor. Kısa bir dönem içerisinde bu ülkede çok büyük değişimler yaşandı. Mesela şimdi her alanı da göz önünde bulundurarak şunu söyleyebiliriz: Cumhuriyet tarihinden bu yana asla böyle hizmetler ve vatandaşına verdiği değeri veren bir yönetici olmadı. 2002'den önceyi ele alın ve 2002 yılından 2019 yılına kadarki döneme bakıp kıyaslayın, göreceksiniz.

    “TEŞKİLATLAR KENDİ İÇERİSİNDE BİLE BARIŞIK DEĞİL”

    Özgür Haber. Tecrübeli siyasetçi, dava adamı ve dışarıda tutulan biri olarak, gerçekleri daha şeffaf ve isabetli değerlendirmeniz mümkündür. Kısa bir süre önce Kadın Kolları Başkan'nın attığı twitler ve istifa söz konusu oldu. Daha önce yapıldığı sistemin aynısı galiba yineleniyor. Şöyle ki; il teşkilatı kendine yakını illaki genel merkeze kabul ettiriyor ve her zaman olduğu gibi sonuç ortada. Neden bu vaziyet düzelmiyor, başarılı olacaklar getirilmiyor, ya da genel merkez burada mülakatta başarılı bulduğunu kendisi değerlendirmiyor?

    Mehmet Sait Gülçer: Süleyman Bey, şunu da söyleyeyim ve biraz önce de dedim. Bir parti başta teşkilatların çalışması ile bir yere gelir. Sadece Cumhurbaşkanımızın çalışması ile olmaz. Herkes biliyor ve halen de gelen oylar bizzat şahsınadır. Başarısızlık devam ediyor ve durup nereden hata yaptık diyen yok. Hezimetten sonraki dönem kenara çekileyim veya hatalarımı gözden geçirip, yeniden aynı hataya düşeyim, diyen yok. Ben de bir teşkilat mensubu olarak, bir kez daha söylüyorum; teşkilatlarımız, yöre ağzıyla, çok zayıftır. Her şeyi bir kenara bırakın, yapılan hizmetler, hamleler dahi vatandaşa anlatılmıyor. Şu anda teşkilatlar kendi içerisinde bile barışık değil. Ankara'dan gelenler nasıl görmüyor, anlamıyorum. Ak Parti bünyesinde hiçbir beklenti içerisinde olmadan, hizmet eden partisi için çalışanlarımız vardır. Ziyaret et, onure et, sevindir, ziyaretine git; bunlar zor şeyler değil, bilakis gerekli şeylerdir. Teşkilatların görevi de bu değil mi zaten? Her ortama gir, partinin çalışmalarını anlat, mahalleleri dolaş, yaslara, düğünlere git, ev ziyaretlerinde bulun, kahvehanelerde vatandaşı dinle, vatandaşlarımıza partimizin yaptığı hizmetleri anlat.

    Özgür Haber: Partinin mahalle komisyon başkanlarının ilgisizlik ve duyarsızlıktan ötürü şikayetlerini bilmeyenimiz yoktur, ne hikmetse kısa bir süre önce mahalle komisyonları ile ilgili uyarı bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızdan geldi, ne dersiniz iletildi mi acaba?

    Mehmet Sait Gülçer: Şimdi mahallenin durumunu en iyi bilen, fotoğrafını en iyi çekebilen, konumunu herkesten daha iyi analiz edebilecek mahalle komisyon başkanıdır. Mahalle başkanı ile toplantı yapmazsan, istişare etmezsen, içli dışlı olmazsan, ihmal edersen, önce komisyonu dolayısı ile mahallede oturan vatandaşı kaybetmiş olursun. Eğer mahalle başkanına değer vermezsen en başından kaybetmişsin; bu bir gerçektir. Mesela biz zamanında teşkilatlarda görev yaptığımız zaman en az ayda bir veya iki kez mahalle başkanları ile toplantı yapardık. Herhangi bir mahallede gerektiği zaman bir kaç arkadaşımızla mahalleye gider başkanı onure ederdik.

    Özgür Haber: İstanbul'da yenilenen seçim çalışmalarına katıldınız mı? Sizce neden önce fark 13 bin küsur iken 800 binlere çıktı?

    Mehmet Sait Gülçer: Ben İstanbul'da seçim çalışmalarına katılmak üzere ve en az 10 bin insanla direk bağlantısı olarak, davet edilmedim. Son 10 gün kala baktık, lütfedip bizi davet eden yok gönüllü olarak ben ve bir kaç akrabam İstanbul'a gittik. Şimdi size bir örnek vereyim. Geçen seçim ve önceki seçimlerde de benim görevli olduğum sandıkta gelin bakın benim seçmenlerim oyunu nasıl kullanmış? Genel merkez teşkilat  başkanlarım, il teşkilat başkanlarım, ilçe teşkilat başkanlarım var ve bölgemdeki başarıları biliyorlar keza, gün be gün eriyen oylara rağmen hiç kaybetmediğimiz sonuçları da görüyorlar. Benim görevli olduğum ve benim köyüm olan sandıkta 302 seçmenim vardı. 2 seçmenim yoktu, 303 oy kullanıldı, tabii 2 sandık görevlisi vardı, 1 kişi de BDP'nin müşahidi vardı. Ve sonuç olarak 300 Ak Parti'ye o çıktı, 3 oy da muhalefete çıktı. Eminim ki muhalefete çıkan 3 oy benim seçmenimin asla değildir. Dikkat edin ülkemizin hiçbir yerinde böyle bir sonuç yok. Karacadağ bölgesi partimizin kuruluşundan bu yana her tehdit, yıldırma ve baskıya rağmen asla Reis ve dava yolundan şaşmamışken, bakınız bu gün hiçbir teşkilatta yer vermiyorlar ve ellerinden gelse kapı önünden geçirmeyecekler.  İstanbul seçimine gelirsek; Tabii bizi çağırmadılar.  Aşiretimizin bir sürü mensubu orada. Eş dost ve öz akrabalarım var orada. Onlarda sürekli arayıp, neden gelmiyorsunuz, diye soruyorlardı. En son baktık davet edecekleri yok. Babam dedi ki; kalkın İstanbul'a gidin. Bu seçim öyle sıradan bir seçim değil, hilal ile haçın seçimidir. Ülkenin bütünlüğünü ilgilendiren bir seçimdir. İstanbul'a gidip, eş dost, akraba aşiret mensuplarımızla toplantılar yaptık.  Sabah erkenden kalkıp gece yarılarına kadar gitmediğimiz yer, kişi kalmadı. Özellikle Bağcılar teşkilatına desteğe gittik. Bizde başkasına oy çıkmaz eminiz ama, hem onları onure etmek, hem çalışmalara dahil etmek ve komşu, arkadaşlarını ikna etmek üzere gittiğiniz zaman mutlu ve motive ediyorsunuz. İnancınız olsun, çalışmamıza rağmen hiç kimse bizi orada da aramadı.Bir bakıyordunuz kahvaltı programına gidiyorlar ve en az günün yarısı gidiyordu. Kahvaltıya davet edenlerin davetini geri çeviriyorduk. Diyorduk ki, buraya çalışmaya gelmişiz günü yemek yiyerek geçirmeye değil. 3 saat kahvaltı keyfi yerine en az 15-20 evi ziyarete gidiyordum. Kahvaltı ve yemek programlarında yöneticilerle fotoğraf çekmekten başka işi olmayanlar yüzünden parti bu hale geldi zaten”

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen