• BAŞARI YOLCULUĞUNDA MUSTAFA KUMCU

    BAŞARI YOLCULUĞUNDA MUSTAFA KUMCU
    BAŞARI YOLCULUĞUNDA MUSTAFA KUMCU
    08.11.2019 Cuma

    Feyza ÇIKINTAŞ

    Sevgili arkadaşım ressam DEMET ADALI‘nın daveti üzerine şahsımın da üye olduğu ANKARA GESAM’da (Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) gerçekleşen kumlama resim sanatını bizlere açıklarken tanıdım Sayın Mustafa Kumcu Beyefendiyi. Kendini bizlere tanıtırken dinlemiş olduğum hikâyesinde azim, başarı, çalışkanlık hepsi bir aradaydı. Hayatının dönüm noktası olan emekliliği ile başlamış esas hikâyesi. Ben onu dinlerken şunu daha iyi fark ettim ki insan isterse yapamayacağı, üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk ve engel yok. Şahsına münhasır bu insanı Gölbaşı Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezinde ziyarete gittim. Bu başarılı insandan hikâyesini sizler için paylaşmasını istedim. 

    --Mustafa Bey kendinizi okurlarıma tanıtır mısınız?

    - Ben 1944 ISPARTA Yalvaç doğumluyum. Çocukluğum Yalvaç’ta geçti. Elektrik elektronik ve mekanik teknikeri olarak 30 yıl serbest piyasada çalıştım. Dekor tasarımcısı olmam bazı sanatsal işlevlerde işlerimi çok kolaylaştırdı. 30 yıl süreli çalışma hayatımda iş yerimin civarında bulunan radyo ve eski dönemlerde kullanılan kaset çalarların tamirini hep bana getirirlerdi. Özel iş yeri sorumluluğu artık beni fazlasıyla yorduğundan 30 yılın sonunda bitirdim. Yani anlayacağın tası tarağı toplayıp eve istirahate çekildim. Ama ev hayatım kısa sürdü ve sıkıldım. 3 ay sonra sanki sellerin sürüklediği kütük gibi hissettim kendimi. Aydınlıkevler’de bir okul bahçesindeki baraka dikkatimi çekti. Burada engelli çocukların el becerileri ile ilgili dersler veriliyordu. Okulun müdürünü ziyaret ederek buradaki engelli çocuklara maddi ve manevi destek olacağımı belirttiğimde çok şaşırmıştı. Bir dernek kurarak başladım. Okulun fiziki koşulları çok kötüydü. Bu çocuklara yeni bir okul yaptırmanın yolunu arıyordum. Okul yaptırma fikrimi hayata geçirmem de kapısını çaldığım insanlardan aldığım olumsuz cevaplar, beni dönemin Cumhurbaşkanı Merhum Süleyman Demirel‘in köşk çıkışındaki arabasının önüne atlamam ile son buldu. Son çarem o idi. Onun sayesinde bugünkü “Milli Piyango Başkent Mesleki Eğitim Merkezi“ doğdu. Binanın yapım aşamasında hep ordaydım. Okul bittiğinde el sanatları derslerine dahi girdim.

    --Sizi kutlarım çok güzel bir işe imza atmışsınız. Gelelim kumlama sanatına. Bu sanatınız nasıl doğdu?

    - Okuldaki eğitimlerde çocuklara vermiş olduğumuz el becerileri bende sürekli yeni şeyler üretme fikrini oluşturmuştu. Mersin Erdemli’de deniz kenarında evim var. Eşimle yazları orada geçiririz. Deniz kenarında otururken deniz kenarındaki renkli taşlar dikkatimi çekmişti. Ufak taşları toplayıp evde bildiğiniz demir havanda dövüp ufalttım. Bunları önce kağıt üzerinde yapıştırmak suretiyle desenler çıkartmaya çalıştım ama olmadı. Kum hâline dönüşen taşların yapıştırma aşaması istediğim sonucu vermemişti. Arayış içinde olduğum sürede komşum beni Toroslar’da bulunan yayla evinde ninesiyle tanıştırdı. Ben de yaptığım işten bahsettim ve yapışkanın olumsuzluklarını anlattığımda bana dağlardan topladığı bir bitki önerdi. Onun önerisi üzerine aynı işlemi tekrarladığımda tam bir mucize ile karşılaştım. İstediğim sonuca ulaşmıştım. Şimdi gördüğünüz bu muhteşem tablolar 1994 yılından bu yana benim ve eşimin eserleri. Boya ve fırça kullanmadan doğada bulunan taşları kum hâline getirerek taşların kendi doğal renkleriyle oluşuyor tablolarımız.

    ---Eşinizle birlikte kurs veriyorsunuz. Bunu nasıl başardınız?

    - Küçük tablolarla başladık. Ama bu yaptıklarımızı sergileyerek insanlarla nasıl buluşturacağımızı bilmiyorduk. Ulus’ta bulunan Atatürk Kültür Merkezini ziyaret ederek dönemin müdürüne yaptığımız tablolardan hediye götürdük. Çok beğenmişti. Bize halk eğitim merkezinde bir yer vereceğini söyledi. İlk olarak Gölbaşı Halk Eğitim Merkezinde başladık. 1994 yılından bu yana birçok kursiyer yetiştirdik eşimle. Hâlen Gölbaşı belediyesine bağlı Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezinde eşimle birlikte çalışıyoruz.

    -- Ben de yeni öğrenci adayınız olarak pazartesi günü başlıyorum. Yeni bir heyecan yaşamak, yeni insanlar tanımak, bir de sizin gibi başarılı iki güzel insanla çalışmak bana da nasip oldu çok mutluyum Mustafa hocam.

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen