• “Ülkemizden binlerce kilometre ötedeki insanların derdiyle bizi dertlendiren İslam ortak paydasıdır”

    “Ülkemizden binlerce kilometre ötedeki insanların derdiyle bizi dertlendiren İslam ortak paydasıdır”
    “Ülkemizden binlerce kilometre ötedeki insanların  derdiyle bizi dertlendiren İslam ortak paydasıdır”
    10.11.2019 Pazar

     

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı'nda yaptığı konuşmada, “Günde beş vakit yönümüzü Kâbe’ye dönerken, ellerimizi semaya açarken, selamlaşırken, musafaha yaparken bir kez daha millet olmanın, ümmet olmanın şuuruna ereriz. Biz dualarla buluşarak bir oluruz, kardeş oluruz. Ülkemizden binlerce, on binlerce kilometre ötedeki insanların derdiyle bizi dertlendiren İslam ortak paydasıdır, ümmet olma şuurudur” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi'nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı'na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gece idrak edilen Leyle-i Mevlid’in Türkiye’ye, Türk Milletine ve Ümmeti Muhammed için hayırlara vesile olmasını, manevi bir uyanışa, yeni bir dirilişe kapı aralamasını Allah’tan niyaz etti. “Miladi 571 yılında dünyayı teşvikleriyle tüm insanlığın kurtuluşuna vesilen olan Sevgililer Sevgilisi Peygamberi Zişan Efendimize salat ve selam gönderiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gönüllerimizin onun hasretiyle kavrulduğu böylesi mübarek bir gecede Allah’ın selamı Hazreti Muhammed Mustafa’nın ve Ehlibeytinin, dostların en güzeli Ashabı Kiram’ın, tabiinin, tebe-i tabiinin ve 14 asırdır Hakk yoldan ayrılmayan tüm müminlerin üzerine olsun diyorum” ifadesini kullandı.

    “BİZ HAZRETİ PEYGAMBER’İN KUTLU YOLUNA MEFTUN BİR MİLLETİZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet dileyerek, “Mevla’m, bizi de şehitlerimizin yolundan sıratı müstakimden ayırmasın. Ve özellikle de böyle anlamlı bir gecede tabii ki şu anda Suriye’de büyük bir mücadelenin içerisinde olan gerek Mehmetçiklerimize, gerekse Suriye Millî Ordusu’na Rabbimden yardım niyaz ediyorum” duasında bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığını ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a program ve “Peygamber ve Aile” temasını seçtikleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası boyunca yapılacak etkinliklerle, sempozyum ve diğer programlarla Hazreti Muhammed’in örnek hayatını, aile yaşantısını gençler başta olmak üzere millete anlatma imkânı bulunacağını kaydetti. “Biz Hazreti Peygamber Aleyhissalatu Vesselam’a ve onun kutlu yoluna meftun bir milletiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Milleti’nin Hazreti Muhammed’e olan sevgisini, hürmetini anlatarak, şöyle devam etti: “Bu milletin hamuru İslam’la müşerref olduğundan beri Peygamber Efendimizin aşkıyla yoğrulmuştur. Asırlardır gök kubbemizi süsleyen Ezanı Muhammediler millet olarak bağımsızlığımızın remzidir. İstanbul’da Sultanahmet Meydanı’nı dolduran Ezanı Muhammedi Diyarbakır Ulu Camii’nden de aynı ruhla, aynı coşkuyla okunur. Edirne Selimiye’de edilen dualar Şanlıurfa Halîlülrahman Camii’nde yapılanlarla kucaklaşarak arşı alaya ulaşır.  Günde beş vakit yönümüzü Kâbe’ye dönerken, ellerimizi semaya açarken, selamlaşırken, musafaha yaparken bir kez daha millet olmanın, ümmet olmanın şuuruna ereriz. Biz dualarla buluşarak bir oluruz, kardeş oluruz. Ülkemizden binlerce, on binlerce kilometre ötedeki insanların derdiyle bizi dertlendiren İslam ortak paydasıdır, ümmet olma şuurudur.”

    “ARAKANLI, SURİYELİ, TÜRKİSTANLI MAZLUMLAR BİZİM KARDEŞİMİZDİR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazreti Muhammed’in Veda Hutbesi’ndeki “Müminler, sözümü iyi dinleyiz ve iyi belleyiniz. Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler” tavsiyesini hatırlatarak,  “Arakanlı, Suriyeli, Türkistanlı mazlumlar bizim kardeşimizdir. Hani birileri diyor ya Suriyeliler gitsin. Asla biz bunlara eyvallah edemeyiz.  Bizim Peygamberimiz unutmayın muhacirdi. Medine Müslümanları ensardı. Şimdi Allah bizlere ensar olmayı nasip etti. Bombalardan kaçan Suriyeli kardeşlerimize de muhacir olmayı, evet nasip etti. Bunu birileri anlamayabilir, ama biz bunun idraki içerisindeyiz” diye konuştu.

    “MEZHEPÇİLİK FİTNESİNİN KALPLERİ VE ZİHİNLERİNİ ESİR ALDIĞI BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

    Mezhepçilik fitnesinin, ırk, renk, dil, kabile taassubunun kalplerini ve zihinlerini esir aldığı bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam ülkelerinde palazlandırılan terör örgütleri camide namaz kılan müminleri, pazarda alışveriş yapan masumları, okula giden çocukları acımasızca katlediyor. İslam medeniyeti bir tarafta DEAŞ, Boko Haram, Eş-Şebab, FETÖ, PKK, YPG gibi katil sürülerinin, diğer tarafta cehaletin, mezhep ve meşrep taassubunun cenderesinde adeta kültürel bir soykırıma maruz kalıyor” değerlendirmesinde bulundu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “günümüzün haçlıları” olarak nitelendirdiği Neonazi terör örgütlerinin, dünyanın en gelişmiş, en demokratik ülkelerinde Müslümanlara hayatı dar ettiğine vurgu yaparak, “Gün geçmiyor ki ibadethanelerimize yönelik bir saldırı haberi almayalım. Gün geçmiyor ki müminlerin onurunu ayaklar altına bir hadise görmeyelim. Gün geçmiyor ki Peygamber Efendimizin mübarek şahsi manevisine yönelik bir edepsizliğe, ahlaksızlığa şahit olmayalım. Müslüman olmanın, Müslümanca yaşamanın adeta avuçlarımızda kor bir ateş tutmak kadar zor olduğu bir dönemden geçiyoruz” diye konuştu.

    “SÖMÜRÜ DÜZENİNİ ADALETLE DEĞİŞTİREN İSLAM’DIR”

    Müslümanları felaha erdirecek kurtuluş yolunun Kur’an-ı Kerim ve Hazreti Muhammed’in rehberliği olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “O’nun getirdiği din adalet dinidir, merhamet, nezaket dinidir. Onun getirdiği din selam dinidir, barış, uhuvvet dinidir. Kız çocuklarının diri diri toprağa verildiği bir cahiliyet toplumundan tüm insanlığa örnek olan asrısaadeti inşa eden İslam’dır. Bu şerefe nail olamayanların hâlâ kız çocuklarını diri diri toprağa gömdüklerini görüyoruz. Sömürü düzenini adaletle, hakkaniyetle değiştiren yine İslam’dır. İnsanı esfel-i safilinden eşrefi mahlûkata, yani yaratılmışların en şereflisine yücelten yine Din-i Mübin-i olan İslam’dır. Dünya saadetinin de, ahirette kurtuluşun da yolu İslam’dadır. Dinimiz İslam ve Peygamberimiz tüm dünyada barış ve güveni, eman ve huzuru, saadet ve selameti inşa için gönderilmiştir. Bizler de işte bu yüce dinin mensubu ve o kutlu Peygamberin ümmeti olarak aynı amaçlar için çalışmakla mükellefiz.”

    “GÜVEN TOPLUMU İNŞA ETMEK İSTİYORSAK; SEVGİYİ, SAYGIYI, MERHAMETİ HAYATIMIZA HÂKİM KILMAMIZ GEREKİYOR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazreti Muhammed’in yaşadığı dönemde inşa ettiği toplum modelinin, Müslümanlarla beraber farklı inanç mensupları için de bir huzur ve güven kaynağı olduğuna dikkati çekerek, “Bugün de bir güven toplumu inşa etmek istiyorsak; aynı samimiyeti, sadakati, emanet bilincini, ahde vefayı, sevgiyi, saygıyı, merhameti hayatımıza hâkim kılmamız gerekiyor. Çünkü o sevginin, tebessümün, şefkatin, merhametin peygamberiydi” dedi.

    “Rabbim bizi Resulü Kibriya Efendimizin kutlu, mübarek, aydınlık yolundan ayırmasın diyorum. Dünyayı nura boğan bu güzel doğumun sene-i devriyesine erişmeyi bir kez daha bizlere bahşettiği için Rabbime hamd-ü senalar ediyorum” diye dua eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sevginin, rahmetin, merhametin, yoksulların, yolda kalmışların, mazlumların, gençlerin, çocukların peygamberi olan Hazreti Muhammed'i kemal-i edeple yâd ettiğini, milletin ve tüm ümmetin Mevlid Kandili'ni gönülden tebrik ettiğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy'un, "Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep/Medyun ona cem'iyyeti, medyun ona ferdi/Medyundur o ma'suma bütün bir beşeriyyet/Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret” dizeleriyle sözlerini tamamladı.

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen