• “Türkiye’deki konut talebi suni değil, insanlarımızın ev sahibi olmaya ihtiyacı var özellikle Diyarbakırlıların”

    “Türkiye’deki konut talebi suni değil, insanlarımızın ev sahibi olmaya ihtiyacı var özellikle Diyarbakırlıların”
    “Türkiye’deki konut talebi suni değil, insanlarımızın  ev sahibi olmaya ihtiyacı var özellikle Diyarbakırlıların”
    14.03.2019 Perşembe

    Ömer TÜRK

    DİYARBAKIR-  Diyarbakır’da Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde Garanti Bankası Mortgage temsilcilerinin de katılımıyla “Konut Üreticilerine ve Satıcılarına Yönelik Uygulamalar” konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Garanti Bankası Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, Türkiye’de karne sahibi 400 bin müteahhidin bulunduğunu ancak Avrupa’nın toplamında 30 bin müteahhit bulunduğunu hatırlattı. Türkiye’de yoğun bir konut talebinin olduğunu ifade eden Atay, “Avrupa’da nüfus yaşlanıyor doğurganlık azalıyor. Oysa bizde durum başka. Bizdeki talep suni bir talep değil, hakikaten insanlarımızın ev sahibi olmaya ihtiyacı var özellikle Diyarbakır’daki vatandaşların” dedi.

    Toplantıya Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Doğu Güneydoğu Sanayici İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (DOGÜNSİFED) Başkanı Aziz Özkılıç, Garanti Bankası A.Ş Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, Garanti Bankası A.Ş Mortgage Genel Müdür Yardımcısı Songül Yeşilçimen, Garanti Bankası Bölge Müdürü Bülent Sağlam, Garanti Bankası çalışanları, inşaat sektörünün temsilcileri birçok iş insanı katıldı.

    “BU SEKTÖRÜ CANLANDIRMADAN ÇÖZÜM OLANAĞIMIZ YOK”

    Toplantı DTSO Başkanı Mehmet Kaya’nın açılış konuşması ile başladı. Katılımcılara teşekkürlerini ileten Kaya, konuşmasında sektör ve piyasanın durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu ve sözlerine şöyle devam etti;

     “Hepinizi odamızda ağırlamaktan dolayı mutluluğumu ifade etmek istiyorum. Bugün bu yaşanan krizde ülkenin daha çok inşaat sektörüne yatırım yaptığı ve imalat ve ihracat odaklı düşünmediği için bu noktalara gelindiği yönünde açıklamalar yapılıyor ama evet inşat sektörüne para aktarılıyor ama inşaat sektörü tek başına sadece ev yapmak işyeri yapmak değildir. Bu sektörü canlandırmadan çözüm olanağımız yok.

    “PİYASA DURMUŞ VAZİYETTE”

    Zaten birçoğunuz Diyarbakır’da konut üreticisisiniz ve ya bir şekilde o üreticiler ile bağlantılısınız. Kentte hakikaten inşaatlar durmuş durumda. Temelde olanlar kabası bitip bekleyenler var. Bunun da temel sebeplerinden biri konut sektörüne gidecek olan finansın sıkıntılarıdır. Bu anlamda ben garanti bankasının bu çalışmalarını önemsiyorum. Gerçekten bu dönemde özel bankaların piyasaya çıkmaya korktuğu dönemlerde garanti bankasının gelip bizlerle bu konuyu tartışması hem bu işe açık olduklarını gösteriyor hem de yürekli olduklarını açıklıyor. Bu dönemlerde saklanmıyoruz gerekiyorsa gereken kredileri de vereceğiz anlamı taşıyor ve biz de öyle anlıyoruz. Yapılacak olan bu toplantının hem kentimizdeki konut üreticilerine hem de kentin finansına katkısı olmasını diliyorum” dedi.

     

    ATAY, DİYARBAKIR’A OLAN HAYRANLIĞINI ANLATTI

    Konuşmasını katılımcılara teşekkür ederek bitiren Mehmet Kaya’nın ardından kürsüye Garanti Bankası A.Ş Mortgage Genel Müdürü Murat Atay çıktı. Konuşmasına Diyarbakır’a olan hayranlığını ve kentin güzide tarihinden bahsederek başlayan Atay şöyle konuştu;

    “Öncelikle hepiniz hoş geldiniz. Diyarbakırın tarihi kimliği binlerce yıl öncesine kadar giden bir tarih. Binlerce yıl boyunca burada Asurlular, Medler, Persler, Urartular, Abbasiler, Emeviler, Roma, Bizans, Osmanlı ve nice medeniyetin yer aldığı ve bunlara beşiklik yapan ve tabiri caizse hemşeriniz şairin dediği gibi,  “Beşikler vermişim Nuh'a, Salıncaklar, hamaklar, Havva Anam dünkü çocuk sayılır” denilen topraklarda Garanti Bankası ve Garanti Mortgage adına sizinle burada olmaktan son derece mutluyuz. Biz bugün garanti Mortgage ailesi olarak konut sektörüne ilişkin sunumlar, öneriler, bizler nasıl firmalarımıza yardımcı oluyoruz, ürünlerimiz, sektöre ilişkin beklentilerimiz gibi konuları konuşmak için bugün buradayız. Elimizden geldiğince size yardımcı olmaya çalışacağız” dedi.

    “100 KONUTTAN 30 YA DA 40’I KREDİ İLE SATILDI”

    Konuşmasında sektördeki dalgalanmalar hakkında bilgiler veren Atay, önceki yıllara ait verilerin analizini yaparken bunların sebepleri hakkında şöyle tespitlerde bulundu;

    “Şimdiyi konuşmadan önce şöyle bir geçen seneye bakmak istiyorum. 2018 iyi bir sene miydi? Kötü bir sene miydi? Açıkçası tek bir cevap vermek mümkün değil. Yılın ilk 6 ayı farklı, ikinci altı ayı daha farklıydı. Siyah ve beyaz gibi, kış ve yaz gibi tam zıt bir dönem yansıtıyor. Aslında geçen seneye çok kötü başlamadık. Elbette sorunlar vardı bunları kabul ediyorum ama satışlarda zorlandınız ve yılın ikinci ayında çok ta iyi geçmedi. Toplam konut satışına baktığımızda, 2018 yılında satılan konut adedi ile bir önceki yıl adedine baktığımızda çok bir fark yok, aşağı yukarı aynı ama sorun şurada; satılan konutların 100 konuttan 30 ya da 40’ı kredi ile satıldı. Geçen sene bu rakam ortalama 20 ye düştü. Hatta ekim kasım aralık aylarına bakıldığında 100 konuttan sadece 5 tanesi kredi ile satıldı”

    “DURGUNLUĞUN 4 NEDENİ VAR”

    Durgunluğu araştırdıklarını anlatan Atay, “Her gittiğimiz yerde duyduğumuz cümle faizler çok yüksek ondan dolayı konut satışlarında problem var istediğimiz kadar olmuyor. Bunlar doğru ama bizce bunun 4 farklı nedeni var bizce. Birincisi; İşsizlik korkusu. İnsanlar faizden ziyade acaba ben 10 yıl vadeli alırsam acaba 10 yıl boyunca çalışabilecek miyim? diyor birinci korku bu. İkinci önemli etken faizler. Faizler çok yükseldi. Şimdi bakıyorsunuz 2017 ve 2018 yılındaki miktarlara çok farklı durumda. Üçüncü neden insanların gelirleri o kadar artmadı. Dördüncü neden de yanlış anlamayın sözüm meclisten dışarı bizim mütaahitlerimizin bir yanlış yönlendirmesi oldu. Şundan dolayı, özellikle ulusal basında müteahhitlerce sektörü çok kötüleyen açıklamaları oldu. İnsanlarda biz bekleyelim dediler sonra alırız dediler. Bu dört etken bir araya gelince talebin azaldığını gördük.

    “BİZDEKİ TALEP SUNİ BİR TALEP DEĞİL”

    Bir de bardağın dolu tarafına yani olumlu kısmına bakmak lazım. Yine bu dört unsura bakmak gerekirse işsizlik korkusu halen bitmedi. Ama Ağustos ayından bu yana çok günler geçti en azından şimdiye kadar bize bir şey olmadı diyip biraz kıpırdanma görüyoruz. İkinci olarak hala faizler konusunda istenilen yerde değiliz ama geçtiğimiz yılın sonuna göre daha aşağılara indi. Üçüncüsü insanların gelirleri artmaya başladı yavaş yavaş. Dördüncü etken de dediğim gibi Diyarbakır’da da vardır. Müteahhitler ağız birliği etmişçesine şunu söylediler ki doğru; “Ben aynı konutu üretmeye kalksam çimentoya, demire zam geldi üretmeye kalksak satış fiyatının üzerinde bize mal olacak” bu yüzden henüz tam istenilen seviyede değil ama vatandaşlar bunu yavaş yavaş gördü. Bizim nüfus her sene yılda 1 milyon artış gösteriyor. Bazen haksızlık yapılıyor, bizim Avrupa ile kıyaslanmamamız lazım. Avrupa’da nüfus yaşlanıyor doğurganlık azalıyor. Oysa bizde durum başka. Bizdeki talep suni bir talep değil hakikaten insanlarımızın ev sahibi olmaya ihtiyacı var özellikle Diyarbakır’daki vatandaşların.

    MÜTEAHHİT SAYISI VE DİYARBAKIR’IN NÜFUS DİNAMİKLERİ

    Müteahhitlerin ülkemiz ve dünya ölçeğindeki sayıları hakkında bilgiler veren Atay sözlerini şöyle sürdürdü;

    “Ne yazık ki sektöre kısa vadeli bakılıyor. Türkiye’de karne sahibi müteahhit sayısı 400 binin üzerindedir. Tabiri caizse önüne gelen sektöre girip iş yapmak istiyor ama Avrupa birliğine bakacak olursak 27 ülke var. Oradaki müteahhit toplamı 30 bin. Bizde çok fazla bu da aşırı rekabete ve sıkıntılara sebep oluyor. Diyarbakır hem göç alıyor hem de göç veriyor. Kalabalık şehirlerimizden birisi konumunda. Fakat konut satış adedi sıralamasında 23. sırada bulunuyor.  Çok fazla konut talebi olduğunu ama insanların alamadığını görüyoruz. Bunun nedeni fiyatlarda olabilir, finansal anlamdaki sıkıntılarda olabilir, işsizlikte olabilir. Nitekim ben işsizlik sebebinin ağır bastığını düşünüyorum.  Diyarbakır’ın genç nüfusu fazla ama işsizlik oranları da çok yüksek. İstihdamın ve dolayısıyla işsizliğin de azalmasını isteriz elbette ki. Bizde garanti bankası olarak bunu çözme noktasında elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Diyarbakır’da talep edilen evler genelde 3+1 ve yukarısı oluyor. 1+1 lere fazla talep yok sadece öğrenci yoğunluklu kesim genelde başvuruyor onlara. Genelde daha çok aile için düşünülen 3+1 evler tercih ediliyor”

    “TÜRKİYE SOSYOLOJİK BİR DEĞİŞİMDEN GEÇİYOR”

    Konuşmasının son bölümünde Türkiye’deki konut sektörüne bakışı ve Mortgage konusundaki gelişmelerini anlatan Atay; “Başka ülkelerde ev almak ayrı, evlenmek ayrı ama bizim ülkemizde ev almak ve evlenmek aynı anlamı karşılıyor. Başkanımızın da bahsettiği gibi sektör sadece evden ibaret değil altlara inilince birçok kollara ayrılıyor ve çok önemli bir sektör konumundadır. Türkiye sosyolojik bir değişimden geçiyor. Eskiden evde oturan kişi sayısı 6 civarındaydı şimdi bu sayı 3-4 e kadar geriledi. Onun da nedeni farklı konutlara bölünme oluyor. Türkiye de Mortgage kanunu 2007 yılında çıktı. Bizde o yıl garanti Mortgage’yi kurduk. Zaten Türkiye de bu konuda bankaya ait olan tek şirket konumundayız. Bunun nedeni de bizim burada, arada dalgalanmalar olsa da ciddi bir potansiyel oluşumunu görmemizdir. En fazla kredi veren bankayız. Toplamda ziraat bankası ile aynı oranda kredi veren banka konumundayız “ dedi.

     

    “TÜRKİYE’DE YILDA 650-750 BİN KONUTA İHTİYAÇ VAR”

    Atay son olarak sözlerini dinleyicilere teşekkür ederek kapatırken sözü Mortgage Genel Müdür Yardımcısı Songül Yeşilçimen aldı. Sektörün genel durumu hakkında katılımcılara bilgiler aktaran Yeşilçimen sektör potansiyeli, nüfus ve hane halkı karşılaştırmaları ve konut satışları grafiklerini sunum yoluyla toplantıda bulunanlara aktardı. Sunumunda Mortgage sektörünün gelişimi hakkında bilgiler veren Yeşilçimen, çalışma yöntemleri hakkında da şu önemli detayları aktardı;

    “Bugün burada konut stokunu nasıl eritebiliriz, stoklarımızı nasıl satışa çevirebiliriz onu konuşacağız. Bunun yolu kredili konut satışlarını arttırmaktan geçiyor. Hem ürün hem finansal model bazında örneklerimiz olacak. Ama ondan önce genel müdürümüzün de dediği gibi sektöre bakışımız oldukça olumlu. Nüfus bildiğiniz gibi artış gösteriyor ve bu nüfus artışında görüldüğü gibi genç nüfusumuz büyük bir yer edinmektedir. Bu bağlamda konut sayısı arttığı gibi konuta olan ihtiyaç ta aynı oranda artış göstermektedir.  Dolayısıyla birçok etken göz önünde bulundurularak aslında Türkiye de yılda 650-700 bin konuta ihtiyaç var.  Peki bu ihtiyaçlar satışa dönüşüyor mu?  Toplam konut satışında kredili konut satışı payı yüzde 40’lara dayanır ama piyasanın düşük olduğu dönemlerde dahi bu oran yüzde 60-70’lere çıkmıyor. Azami nokta yüzde 40 olmuştur. Geçen sene son çeyrekte biz bu oranı yüzde 5’ler de gördük. Faizlerinde düşmesiyle birlikte kredili konut satışları artış gösterdi. TÜİK verilerinde ocak ayında bu oran yüzde 10’lara geldi.  Bu oranın yine zamanla 20-30 derken yine 35-40’lara doğru geldiğini göreceğiz inancımız bu yönde. Geçen sene bir yol kazası diyebileceğimiz bir küçülme oldu ama biz tekrar söylemek gerekirse sektörün yine canlı, gelecek vaat eden ve satış potansiyeli olan bir sektör olduğunu çok net düşünüyoruz. Müşteri en uygun ödeme seçeneği ve buna en uygun kredi için banka yönlendirmesi bekliyor sizlerden. Aslında bugün burada olmamızın sebebi de bu. Diyarbakır’da 7 tane şubemiz var. Tüm bireysel çalışan ve kobi ekiplerimiz sizlerle beraber. Siz emlak ve konut temsilcilerinden de ricamız onları en yakın garanti bankası şubesine yönlendirmenizdir. Çünkü bizim ekip konutun bütün ödeme planlarına hakimler. Müşteri şubemizde çayını içerken biz de gelirini giderini anlıyoruz ve ona uygun tabiri caizse kıyafet dikiyoruz. Ödeme performanslarına göre artan taksitli, azalan taksitli seçeneklerimiz oluyor. Kişiye özel seçenekler formül ederek bunu müşterilerimize sunuyoruz” dedi.

    ÜRETİCİLERE YÖNELİK 2 PAKET

    Sektördeki üreticilere yönelik çalışmalarından bahseden Yeşilçimen; “Bizim konut üreticilerine yönelik 2 paketimiz var. Birincisi, temel proje, daha temel halindeyken bize başvurabilirsiniz. Yapı ruhsatınızın çıkması yeterli. İkincisi ise asıl olan ve stokların yoğunlaştığı yer.  Yüzde 80’i tamamlanmış ve ya bitmiş olan yapılar. Orda da çok iyi finanse edeceğimiz programlar mevcut. Biz müşteri faizini düşürmek suretiyle taksitteki faiz yükünü azaltıp kredili konut satışlarını arttırmayı öneriyoruz. Faizler düşünce müşteriler bu düşüşün daha da devam edeceğini hesap edip planlarını erteliyorlar. Müşteri içeri girmişken, sizin dairenizi beğenmişken siz faiz oranlarının düşmesini beklemeyin, onları geri çevirmeyim. Biz garanti bankası ile anlaştık faizler 1,98 diyebilirsiniz. Böylece kazan kazan oluyor siz dairenizi satıyorsunuz biz de kredimizle bunu desteklemiş oluyoruz. Satmayı planladığı daire ve sizden almayı istediği daire için de ayrı 2 kredi açıyoruz” dedi.  Yeşilçimen, bu toplantıları 10. kez yaptıklarını ifade ederken bütün müteahhitlerce en yaygın olarak kullanılan finansal planlamalar barındırdıklarını iletti.

    ÖZKILIÇ: FAİZ ORANLARININ DÜŞÜRÜLMESİ DAHA VERİMLİ BİR PROGRAM KAZANDIRACAKTIR

    Ardından söz alan DOGÜNSİFED Başkanı Aziz Özkılıç da, bütün katılımcılara teşekkür ederek başladığı konuşmasında şu önemli noktalara dikkat çekti;

    “Diyarbakır’ın yaş ortalaması 23. genç bir nüfusa sahip bir şehiriz. Aynı zamanda evlilik oranları da yüksek. Bizde Türkiye ortalamasının çok çok aşağısında olan bir şey daha var o da bizde boşanmaların çok az olduğudur. O yüzden bir ev alınırsa o evi değiştirmek isterse anca bir farklılık arz edebilir. Faiz oranlarının düşürülmesi ve kredi tahsis oranlarının yükselmesi sizin adınıza daha verimli bir program kazandıracaktır. Diyarbakır’da kentsel dönüşüm yok. Diyarbakır’da yapılan konutların kalitesi, modernliği ve büyüklüğü açısından İstanbul’dan Ankara’dan eksiği yok hatta fazlası vardır. İç dekorasyon anlamında batı da eksiklik var ama burada tam tersi her şeyi eksiksizdir.

    “KONUT STOKU DİYARBAKIR’DA DİĞER İLLERE GÖRE DAHA AZ”

    Sizin ve arkadaşlarınızın çalışmalarınıza daha bir önem verilmesi konusunda hem fikiriz. Çok verimli bir toplantı oldu. Şubedeki arkadaşlarımıza da bu yönde sirayet eder inşallah. Konut stoku Diyarbakır’da diğer illere göre daha az. Konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımıza elinizden gelen yardımı yapacağınıza şüphem yok. Bölge Müdürü Bülent Bey de burada onunda iş dünyasına desteklerini görüyoruz. Garanti Bankası bu kriz döneminde diğer bankalardan ayırt edilebilecek bir banka konumunda bizim için. Üyelerimizden bugüne kadar bankanız hakkında bize ulaşan şikayet iletilmediğini söyleyebilirim. Umarım bundan sonra da böyle devam eder. Teşekkür ediyorum tekrar katılımınız için” dedi.

    Toplantının son bölümü soru-cevap şeklinde devam ederken, emlak sektörü temsilcileri ve Mortgage temsilcileri; sektörde yaşanılan sıkıntılar, bankalarda yaşanılan problemler ve bu problemlerin nasıl giderileceği konusunda bilgi alışverişinde bulundular.

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen