• “İş barışını zedeleyecek uygulamalardan kaçının!”

    “İş barışını zedeleyecek uygulamalardan kaçının!”
    “İş barışını zedeleyecek  uygulamalardan kaçının!”
    16.09.2019 Pazartesi

     

    Süleyman AYDIN- ÖZEL HABER

    DİYARBAKIR - Kamuda kadroya geçirilen eski taşeron işçilerinin genel sorunları ve özlük hakları hakkında bilgiler veren Öz Sağlık-İş Sendikası Diyarbakır Temsilcisi Taşkın Çulcu, personellerin görev tanımlarının yapılan işlere uygun hale getirilmesi ve farklı görev tanımlarıyla çalışanlar arasında iş barışını zedeleyecek uygulamalara yol açılmamasını talep ederek, “696 KHK’daki kanun düzenlemelerini ve mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz” dedi.

    Öz Sağlık-İş Sendikası Diyarbakır Temsilcisi Taşkın Çulcu, Sendikal mücadele ile ilgili bilgiler verdi. “Sendikal mücadele;  işçi ve emekçinin mücadelesi görünse de dolaylı olarak STK’larla olan işbirliği içerisinde toplumun diğer dinamiklerini harekete geçirecek demokratik ve sosyal kazanımlara vesile olarak milletin geleceğiyle ilgili söz sahibi aktörlerdendirler” diyen Çulcu, örgütlü iş gücünün ve çalışma hayatındaki en önemli sesi ve gücü olması sebebiyle Öz Sağlık-İş Sendikası üye ve işçilerin ekonomik ve sosyal hakları konusunda duruşunun her zaman net ve sağlam olduğunu söyledi.

    696 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

    Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılmakta olan işçilerin kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrolarına alınmalarını sağlayan; .20.11.2017 tarihli ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127’nci Maddesi ile 375 sayılı KHK’ye eklenen Geçici 23’üncü maddesiyle yapılan düzenleme neticesinde, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılmakta olan işçilerin kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrolarına alınmaları sağlanıyor. Bu düzenlemenin bazı eksik yanları olduğunu dile getiren Çulcu; “özellikle kapsamdaki kamu taşeron işçisi ve aileleriyle birlikte toplumun önemli bir bölümü tarafından olumlu karşılanmıştır. Ancak, KİT, BİT, % 70, Şöförler, anahtar teslimi gibi kapsam dışında kalan işyerlerinde çalışan sınırlı sayıdaki işçi düzenlemenin dışında tutulmuş, benzer bir düzenlemeyle sürekli işçi kadrosuna geçirilmeleri bugüne kadar mümkün olmamıştır. Bu konudaki düzenlemenin yerine getirilmesi anılan biz işçiler ve ailelerimiz tarafından öncelikle beklenmektedir” dedi.

    “KAMU ÇERÇEVE PROTOKOLÜ”

    Öte yandan, 696 Sayılı KHK ile 4/D kapsamında işçi kadrosuna geçen işçilerin uygulamada bir takım sorunlarla karşı karşıya kaldığı ve işçiler arasında ortaya çıkan ayrımcı, haksız uygulamaların ortadan kaldırılması, mağduriyetlerin giderilmesi için çeşitli düzeyde yapılan girişimlerden de beklenen sonuç tam alınamadığını dile getiren Çulcu; “2019–2020 yılları için imza altına alınan Kamu Çerçeve Protokolü’ne biz KHK ile kadroya geçen işçiler dahil edilmemiştir” dedi.

    Genel sorunlar hakkında bilgiler veren Çulcu şunları aktardı;

     “Kamuda Kadroya Geçirilen eski Taşeron İşçilerinin Genel Sorunları ve Özlük Hakları” olmaktadır. Sorunlarımız başlıklar halinde şu şekildedir:

    696 sayılı KHK ile yapılan düzenlemeyle, bu işçilere Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmelerindeki ücret, mali ve sosyal haklar uygulanmaktadır. Bu hakların neler olduğu Aile Sosyal ve Çalışma Bakanlığını tarafından 12.04.2018 tarihinde duyurulmuştur. Geçiş işlemleri tamamlanan işçilere idarelerce uygulanmak üzere YHK tarafından karara bağlanan ve 2020 11.aya kadar uygulanacak toplu iş sözleşmesinin ücret, mali ve sosyal haklara ilişkin hükümlerine göre ücret zammı altışar aylık dönemler halinde sadece yüzde 4,0 oranında olmaktadır. Belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamına geçmeden önce çalıştığı kuruma ve yaptığı işe göre asgari ücretin % 10 ila % 80 arasında ödenen fark ortadan kaldırılmıştır. Aylık ücretle birlikte ödenen yakacak yardımı, çocuk parası, sorumluluk primi ile yıllık ödenen öğrenim, bayram yardımı benzeri ödemeler de düşük tutarda belirlenmiş ve üç yıllık dönem boyunca da sabit tutulmuştur. Belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışmaya başlayan taşeron işçilerine 6772 sayılı Kanun kapsamında yapılan ilave tediye ödenmesinde de farklı uygulama yapılmaktadır.

    “SÜREKLİ İŞÇİ KADROSUNA GEÇİRİLEN
    İŞÇİLER İLE AİLELERİMİZİN BEKLENTİSİ”

    Bu sorunların giderilmesi konusunda ailelerin beklentileri olduğunu söyleyen Çulcu ;

    Ailelerimizin beklentisi “Ücretli çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözünün yerine getirilmesi ve geçim şartlarının iyileştirilmesidir”

    Sosyal Yardımlara baktığımızda çocuk yardımı 25 tl kişi başına ve 3 çocuğa kadar veriliyor.

    Yakacak Yardımı 30 tl brüt,

    Yemek ücreti 5 tl,

    Bayram harçlığı 75 tl Brüt, 

    öğrenim yardımları yılda bir defa ödeniyor oda Eylül ayında

    ilkokul 100tl Brüt,

    Ortaokul 110 tl Brüt,

    Lise ve Dengi okul 120 tl Brüt,

    Üniversite 140 tl brüt bu rakamlara baktığınız zaman ne kadar komik rakamlar olduğunu göre biliyoruz ve bu rakamların hepsinden kesintiler yapılmaktadır. Bunun yanı sıra 18 bin tl kadar %15 vergi kesilmekte maaşlardan.  18 bin tl ile 40 bin tl arasında maaşlarda %20 vergi kesiliyor.  yani her işçi Altıncı(6) aydan sonra %20 vergi dilimine girmiş oluyor. Bu vergi dilimleri 18 bin ile 40 bin arasın değilde ( 30 bin tl ile 50 bin tl arası %20 ) vergi dilimine yapılabilir. Buda işçi kardeşlerimizin yılın yarısından itibaren %20 dilimine girmesinin önü kesilmiş olur. dedi.

    “ENFLASYON FARKINI DA İŞÇİLERE VERMELİLER”

    Hükümetten bir takım değişiklikler beklediklerini de belirten Çulcu;

    696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kadroya geçirilen işçi kardeşlerimize 2020 yılına kadar zam yapılmayacaksa en azından Çocuk yardımının kişi başı 75 tl Net,  Yakacak Yardımının 100 tl Net,  Yemek Ücretinin 10 tl Net, Bayram Harçlığının 100 tl Net yapılması ve bu kalemlerin vergiden muaf edilmesi durumunda işçi kardeşlerimize zam yapılmış kadar maaşlarına etki edecektir. Bunun yanı sıra hükümetimiz Enflasyon farkını da işçilere vermeyi kabul ettiği zaman inanıyorum ki hükümetimiz işçi kardeşlerimizin gönlünde sarsılmaz bir yer edinecektir.  Başka bir konuda Giyim kuşam yönetmeliğimiz yok. Toplu sözleşmede giyim kuşamla alakalı madde olmadığından ihalelerde belirtilen kıyafetleri almakta ciddi sorunlar çıkmaktadır. Biran önce Toplu Sözleşmeye bunla alakalı madde eklenmelidir.

    Memurlara Aile yardımı adı altında her ay 250 tl civarında bir yardım yapılmaktadır. Bu Aile Yardımını özlük hakkı olarak işçilere de verilmesini istiyoruz.  İşçi kardeşlerimizin Çalıştığı Kurumlarda Görevde Yükselme imkanının önünün açılması gerekmektedir. Yıllarca kurumunda çalışan ve Üniversite mezunu kalifiye işçi arkadaşlarımız ne yazık ki çalıştıkları kurumlarda görevde yükselme şansları bulunmamaktadır. Hükümetimizin çıkaracağı bir yasayla bu haksızlığın önüne geçilmiş olacaktır.  Aile bütünlüğünün korunması adına, anılan işçilere tayin/becayiş hakkı ve en önemlisi ise ücretli refakat izinleri tanınmalıdır” dedi.

    “EŞİT İŞE EŞİT MAAŞ İSTİYORUZ”

    İşçiler arasındaki maaş dengesizliğini ortadan kaldırmak istediklerini belirten Çulcu,  Önemli bir konuda İşverenin iş yeri NACE kodu.Bu kod işçi için çok önemli çünkü hangi sendikaya üye olacağının bir nevi göstergesi durumunda. Bugün Türkiye geneli bir sorun durumunda hastanelerde çalışan işçilerin bir kısmı sağlık sendikası üyesi, bir kısmı belediye sendikası üyesi yaptıkları iş unvan aynı bir çok kurumda bu sıkıntılar var. Çalışma bakanımızı bu konuda ivedilikli bir şekilde göreve çağırıyoruz hangi kurum çalışanlarının hangi sendikaya üye olması gerekiyorsa en kısa zamanda çalışma bakanlığımız talimatıyla bu sorun ortadan kaldırılmalı işçiler sendikalarını net bir şekilde bilmeliler.

    Eşit işe Eşit maaş istiyoruz. Bugün baktığımızda kadroya gecen arkadaşlarımızın çoğunun yaptığı iş aynı ama maaşları çok farklı işçiler arasındaki bu maaş dengesizliğini ortadan kaldırmak aynı zamanda aynı işi yapan kadrolu memurlarla arasındaki maaş farklarını da ortadan kaldırılması gerekmektedir. Çalışanların performansının daha yüksek ve verimli olması için bu gereklidir. Bu kapsamdaki işçilerin çalışma şartlarındaki farklılıklar, özellikle çalışma süresinin 40-45 saat uygulanmasında bazı kamu kurumlarında “eşit davranma ilkesine” aykırı nitelikte olabilmektedir. Personellerin görev tanımlarının yapılan işlere uygun hale getirilmesi ve farklı görev tanımlarıyla çalışanlar arasında iş barışını zedeleyecek uygulamalara yol açılmamasını talep etmekteyiz” dedi.

    “696 KHK’DEKİ KANUN DÜZENLEMELERİNİ VE
    MAĞDURİYETLERİN GİDERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    696 Khk’den doğan bazı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini aktaran Çulcu;

    696 Sayılı KHK ile sürekli iş sözleşmesi kapsamına alınan işçiler, aynı sendikaya üye oldukları halde, aynı işkolunda/işyerinde çalışan diğer işçilere göre farklı özlük haklarına sahip tutuldukları için eşit haklara sahip olmamaktadır. Örneğin yıllık izin, fazla çalışma ücreti gibi uygulamada mevcut birçok uygulama çalışanların motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. Anayasa ve 6356 sayılı Kanun gereğince güvence altına alınan hak ve çıkarlara erişimleri engellenmektedir. özetlemeye çalıştığımız maddeler ile orantılı olarak ekonomik zorluklar ile mücadele ediyor fakat 2020 yılının sonuna kadar dayanma gücümüzün kalmadığını, hem maddi hem sosyal ,hem İdari imkanların ,696 KHK deki Kanun düzenlemelerinin bir an önce Cumhurbaşkanımızın onayı ile yapılmasını mağduriyetlerimizin acilen giderilmesini istiyoruz” dedi.

    Son zamanlarda gündemden düşmeyen belediyelereki işten çıkarmalara da değinen Çulcu; Bütün Konfederasyon Başkanlarını ortak bir bildiriyle Belediyelerde işten çıkarmaları protesto eden bir bildiri yayınlamasını umuyoruz eğer binada uyulmazsa ortak bir eylem planı uygulayacaklarını açıklamaları işten çıkarmaların ciddi anlamda önünü kesecektir. Aile Çalışma ve sosyal hizmetler bakanımızdan ivedilikle sağlık bakanlığında çalışan işçi arkadaşlarımız başta olmak üzere hangi sendika üyesi olacakları netleştirmelidir. Şuan hastanelerde temizlik, teknik eleman, hasta bakıcı yeni işe başlayanlar sağlık sendikasına aynı meslek kodunda olup eski çalışan işçiler ise başka sendikaya  (belediye sendikalarına) üye olabiliyorlar bu ikililik ivedilikle ortadan kaldırılmalı, bütün 4/d’li hastane çalışanları sağlık sendikası üyesi olabilmelidirler. Dicle Üniversitesi Fakülte, Yüksek okulunda çalışan 4/d’ ki arkadaşların kurumu eğitim kolunda olmasına rağmen Büro Sendikası çıkması gerekirken üyeliklerde orda da ( belediye sendikası) çıkmakta biran önce Türkiye geneli işçiler için önemli olan bu konuda bakanlık adım atmalı Diyarbakır il valimizin daha önce ülkemizin gelişmiş şehirlerinde valilik yapması diyarbakırımızın belediyecilik açısından eksikliklerinin giderilmesi ve projelerin hayata geçirilmesi açısından büyük önem arz etmektedir.  Belediye çalışanı işçilerde bunun artısını göreceklerdir.Sendikal anlamda baskılara maruz kalmadan istedikleri sendikaya üye olacaklarını kimselerin onları yönlendirmeye kalmayacağını kalkacak olan idareciler hakkında gereğini vali beyin yapacağından hiç şüphemiz olmadığını da belirtmek isteriz” dedi.

    “HER ANNE KUTSALDIR”

    Son olarak hdp il başkanlığı önünde eylem yapan anneler ile ilgili konuşan Çulcu;  Çocukları için hdp il başkanlığı önünde bekleyen ailelerimizin her daim yanındayız, umarım hdp bu olayı fırsat bilip bu anaların yürek sızısını dindirmek için adımlar atarak çocukları anneleriyle kavuşmalarına vesile olurlar. Bu anneler artık Türkiye’nin anneleridirler, bu saf temiz yürekli anneleri hiç kimsenin üzmeye, hayatlarını kabusa çevirmeye haklarının olmadığını düşünüyorum. Her anne kutsaldır. Dili dini ırkı ne olursa olsun. Evladı için Aslan kesilir. Nene hatunun torunu Diyarbakır li annelere Selam olsun sizin evlatlarınız Türkiye’nin evlatlarıdır” dedi.

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen