• “Allah’ın izni, Diyarbakırlı hemşerilerimin desteğiyle kazanacağımızı düşünüyorum”

    “Allah’ın izni, Diyarbakırlı hemşerilerimin desteğiyle kazanacağımızı düşünüyorum”
    “Allah’ın izni, Diyarbakırlı hemşerilerimin  desteğiyle kazanacağımızı düşünüyorum”
    10.01.2019 Perşembe

     

    Ömer TÜRK

    DİYARBAKIR – 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret ederek basın mensuplarıyla bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, belediye hizmetleri ve yerel seçimlerle ilgili konuştu. HDP’li belediyelerin 6 yılda yaptığı hizmetleri, kendisinin 1 yılda gerçekleştirdiğini anlatan Atilla, son yapılan anketlerde Diyarbakırlıların yüzde 78’inin belediye hizmetlerinden oldukça memnun olduğunu söyledi. Başkan Atilla, “Ve bu oran memnuniyet oranı olan yüzde 78-80 kadar olmak zorunda da değil. Biz 50 +1 i aldığımızda kazanacağız. Allah’ın izniyle Diyarbakırlı hemşerilerimin desteğiyle kazanacağımızı düşünüyorum. İnanıyoruz çünkü inanmak başarmanın anahtarıdır” dedi.

    GAZETECİLERİN GÜNÜNÜ KUTLADI

    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret ederek basın mensuplarıyla bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, “Gece gündüz demeden haber peşinde koşan, doğru ve tarafsız haberleriyle halkı bilgilendiren basın çalışanlarımızın gününü kutlarım” dedi.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’ni (GGC) ziyaret etti.

    Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret eden Başkan Atilla, Cemiyet Başkanı Veysi İpek, yönetim kurulu üyeleri, kentte görev yapan ulusal, yerel basın kuruluşlarının temsilcileri ve basın çalışanlarıyla bir araya geldi.

    Basın çalışanlarının anlamlı gününü kutlayan Başkan Atilla, şöyle konuştu:

    “Basınımız, 15 Temmuz’daki hain darbe girişimindeki kararlı duruşu ve sorumlu haber anlayışıyla kamuoyuna en doğru bilgileri aktararak tarihte olduğu gibi devletinin, milletinin ve bayrağının yanında yer almış ve görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Milletimizin doğru ve tarafsız haber almasında çok önemli bir görevi olan basın mensuplarımızın bu zor görevi yerine getirirken, her zaman yanındayız. Gece gündüz demeden haber peşinde koşan, doğru ve tarafsız haberleriyle halkı bilgilendiren basın çalışanlarımızın gününü kutlarım” dedi.

    “SIKINTILARA RAĞMEN EN İYİSİNİ EN GÜZELİNİ YAPMIŞIZ”

    Ardından basın mensuplarının belediye çalışmaları ve yerel seçim ile ilgili sorularını yanıtlayan Başkan Atilla özetle şunları söyledi:

    “Bizim 2 yıl içerisindeki hizmetler kaç yıllık hizmete denk geliyor? Her gittiğim yerde vatandaşa sordum, vatandaşın söylediğini söylüyorum, “2 yıllık hizmetin yaklaşık 15 yıllık hizmet olduğunu söylüyorlar. Biz bunu miktar olarak bizde ne kadar hizmet yaptık diye hesap çıkardık. 2017 yılında önceki yönetimlerin 6 yılda yapmış olduğu hizmeti biz 1 yılda yapmışız. 2018 yılında da yaklaşık yine 6 yıllık bir hizmet yapmışız. 12 yıllık oldu toplam. Ben eğer 15 seneyi 2 seneye sığdırmışsam bu büyük bir başarıdır. Peki, bizim yapmış olduğumuz hizmetlerin kalite olarak kıyasladığımızda önceki dönemlere göre kaliteli mi, daha kaliteli. Biz işin içerisine kalite kattık. Biz en az 20–25 yıllık bir hizmet yaptığımızı sadece biz değil, Diyarbakırlı hemşerilerim de söylüyor. Eksik yok mu var. İddia ediyorum bizden sadece bizden önceki belediyelerin veya yönetimlerin işleriyle kıyas etmiyorum. Bugün Türkiye’de çok başarılı Ak Parti belediyeleri de var. Çok güzel hizmetler yaptılar memlekete. Bizde iddia ediyoruz 2 yılda bu imkanlarla bu kısa sürede ve geliş sürecindeki sıkıntılara rağmen en iyisini en güzelini yapmışız.

    “NE YAPACAKSAK ADAM GİBİ YAPACAĞIZ”

    Hem nitel hem nicel olarak en fazlasını ve en güzelini yapma gayretinde olduk ve bunu gerçekleştiriyoruz. Bizim yaptığımız yolların kalitesini görüyorsunuz. Bir tek örnek vereyim. Havaalanı yolu. Zaman zaman görmüşsünüzdür. Ortalama 80 santim çamurun üzerine asfalt yapmışız. Asfaltı 3 kat yaptık. Daha da yükseğe çıktı. Vatandaşlar biz birinci katı yaptıktan sonra aradılar. Siz bu asfalt bozulmadan siz bir kat daha yaptınız. Ben onlara şunu söyledim, daha bir kat daha yapılacak. Biz bütün yaptığımız işlerde fen ve sanat kurallarına uygun yapacağız. Ne yapacaksak adam gibi yapacağız. Hiçbir işimizi yarım bırakmadık. Alt yapıdan üst yapıya bütün yapılması gerekenleri yaparak işleri yürüttük. Havaalanı yolunda işte protokol yolunda yağmur drenajı yoktu. Kalın kalın direkler vardı ve biz gelmeden iki sene önce yapılmış. Dedaş özel sektör ben 10 yıl geçmeden bir yatırım yapmayacağım demişti. Biz gittik burası bu şehre yakışmıyor bunun zaten bizim kaldırımlarımız üzerinde deplase edilmesi gerekiyor. Ve uzun süre bu işi konuşmayalım diye söyledik ve gerçekleştirdik. Ekstradan Dedaş 21 milyon ek bir yatırım yaptı. Bunu niye söylüyorum işte şehrimizin gelişmesi, büyümesi, dönüşmesi ve güzelleşmesi adına söylüyorum.

    “GÖK KUBBEDE HOŞ BİR SADA BIRAKAMAMIŞSAM BİZİM BURADA DURMAMIZIN BİR ANLAMI OLMAZ”

    Bugün yine Diyarbakırlı hemşerilerimizin deyimiyle aynı şunu söylüyorlar biz eskiden havaalanında misafirleri karşıladığımızda utana sıkıla sıkıla havaalanına gidip alıyorduk. Niye Diyarbakır’ın sokakları çöp yığınına dönmüştü yollar standart değildi çukurlarla doluydu. Ama biz şimdi gidiyoruz ilk defa Diyarbakır’a gelen misafirlerimizi karşılarken burası Diyarbakır mı? diye sorduklarında evet burası Diyarbakır diyerek göğsümüzü gere gere söylüyoruz. Ve ondan sonra alıyoruz misafirlerimizi Diyarbakır’ın yeni yüzünü göstermek için yeni yapılan yol ve bulvarlarda gezdiriyoruz. İşte vatandaşların bu mutluluğu beni mutlu ediyor. Bu yaptığımız hizmetler karşılığında kimseden bir beklentimiz yok. Mevkilerin makamların gelip geçici olduğunu biliyoruz. Dünyanın gelip geçici olduğunu biliyoruz. hiç kimseden bir beklentimiz yok ancak hizmet ettiğimiz Diyarbakırlı hemşerilerimizin hayır duasını istiyoruz. Başka da bir şey istemiyoruz. Eğer ben buradan gittikten sonra arkamdan hayırla yad edilmiyorsam eğer çocuklarıma anlatacağım güzel bir şey yapmamışsam yani kısaca gök kubbede hoş bir sada bırakamamışsam bizim burada durmamızın bir anlamı olmaz.

    “HUZUR VE GÜVEN ORTAMININ DEVAM ETMESİNİ İSTİYORUZ”

    Bu yaptıklarımız ne zaman anlamlı olur. Huzur ve güven olursa. Eğer yaptığımız bütün işler yanında huzur ve güven yoksa yine yaptığımızın bir anlamı olmaz ama çok şükür Diyarbakır’ın sokaklarında lastik yanmıyor, Diyarbakır’ın meydanlarında bulvarlarında caddelerinde eylem olmuyor. Diyarbakırlı çocukların ellerinde Molotof yok, taş yok. Artık esnaf kardeşim kepenk indirmiyor. Başkaları tarafından tehdit edilerek kepenk indirtilmiyor. Bunlar çok önemli. Huzur ve güven ortamının devam etmesini istiyoruz. Allah Huzur ve güven ortamının bozulmasını isteyenlere fırsat vermesin. Bir şehri yeniden ihya edebilirsiniz. Yeni caddeler, bulvarlar, parklar yollar yapabilirsiniz. Sosyal belediyecilikten şantiye belediyeciliğine aklınıza ne geliyorsa doğumdan ölüme kadar yaptığımız işlerin anlamlı olması için huzur ve güven ortamına ihtiyacımız var. Her zaman söylüyorum eğer bir baba çocuğunun elinden tutup Diyarbakır’ın küçelerinde huzur ve güven içinde yürüyemiyorsa benim yaptığım parkın da yolun da anlamı yoktur. Eğer bir hanımefendi eşini işine gönderirken acaba eşimin kocamın başına ne gelecek diye düşünürse endişe ile beklerse bizim yaptığımız hizmetlerin anlamı olmaz. Bir anne baba çocuğunu okula gönderirken, parka gönderirken, sokağa gönderirken acaba birilerinin tuzağına düşecek mi? acaba birileri tarafından kandırılıp dağa götürülecek mi? Diye endişe ederse bizim yaptığımızın hiçbir anlamı olmaz. Biz her şeyden önce buraya gelmemizle huzur ve güven iklimi sağlamış olduk. Yani bizim burada çorbada tuzumuz var.

    “BÜTÜN EYLEMLERİN KARARI ORADA ALINIYORDU”

    Hepiniz biliyorsunuz Diyarbakır’da olan eylemlerin karar merkezi neresiydi?  Şuan da millet kıraathanesi yaptığımız konukevi değil mi? ister katılın ister katılmayın DTK’ya verilmişti. Bütün eylemlerin kararı orada alınıyordu. Biz gelince oranın alt katını millet kıraathanesi yaptık. Diğer katlarını bilgi evi yaptık bugün bilgi evinde 2200 evladımız 16 değişik branşta ücretsiz eğitim görüyor. Millet kıraathanesinde günde ortalama 400-500 genç üniversite ve diğer sınavlara hazırlanıyor. Orda çayını kahvesini içiyor. Sandviçini kekini yiyor ücret ödemiyor. Bunları kendi paramla mı yapıyorum babamın parasıyla mı yapıyorum hayır. Milletin parasını millete harcıyoruz. Bizim farkımız bu.

    “SİZ İSTEYİN BİZ YAPALIM”

    Sadece orda mı yaptığımız kent meydanında yaptığımız tema parktaki hizmetlerimizle çocuklarımıza, insanlarımıza bu hizmetleri sunuyoruz. Doğumdan ölüme kadar belediyemizin Diyarbakır’da yaşayan bütün insanlarımıza hizmet ediyoruz. Çocuk doğduğunda hoş geldin bebek paketi projemizi şu ana kadar 65 bin paketi hediye etmişiz. Ulaşımda biz geldiğimizde 166 otobüs vardı. 2017 de 32 2018 de 50 otobüs alarak filomuza kattık. Toplam 248 otobüsümüz oldu. İlk defa daha önce sadece ilçe toplu ulaşım yapılırken şuan 380 köyümüze ilk defa toplu taşıma yapıyoruz. Biz bunu ilk başladığımızda 30 40 köy ile başlamıştık. Şuan 380 köyümüze toplu ulaşım hizmeti sağlıyoruz. Çünkü millet isteyince biz yapıyoruz. Bizim sloganımız zaten isteyince oluyor. Siz isteyin biz yapalım. Millet kıraathaneler, kitap kafeler, spor tesisleri, tenis kortları, futbol, basketbol, voleybol sahaları, açık kapalı yüzme havuzları biz buradaki gençlere bunları sunuyoruz. Kültür sanat etkinlikleri düzenliyoruz.  Film tiyatro gösterileri düzenliyoruz. Bunlar gençlere yönelik faaliyetler. Gençlerimizi Millet kıraathanelerine, kitap kafelere kültür sanat faaliyetlerine çekersek sokaktan da onları kurtarırız. Bizim sadece kültür sanat etkinliklerimizden 150 bin genç ve çocuk faydalandı. 30 bine yakın gencimiz kurslardan faydalandı.  Uyuşturucu ile mücadele merkezimiz var yine valilik ile beraber ortak çalışmalarımız var. Bütün çalışmaların içindeyiz, paydaşıyız.

    “BİZ ORAYI TAMAMEN ISLAH EDECEĞİZ”

    Sanat sokağı ama başka işler icra ediliyor anladığım kadarıyla. Geldiğimiz günden beri bu sokak ile ilgili çalışmalarımız var. Yeni bir projemiz var orayı yeniden düzenleyeceğiz.  Bu sokağın düzenlenmesi ile ilgileniyoruz. İçkili ve diğer uygun görmediğimiz faaliyetleri icra eden mekanları oradan başka bir mekana nakletmeyi düşünüyoruz. Gençlerimize çocuklarımıza zarar teşkil eden durumların kaldırılması için çaba sarf edeceğiz. Hep birlikte çalışacağız. Şehri birlikte yürütme kültürü budur yani. Herkesin fikirlerine değer vereceğiz. Siz isteyeceksiniz biz yapacağız. Ortak payda da buluşacağız. Özelliği misyonu neyse sanat sokağına onu getireceğiz. Biz orayı tamamen ıslah edeceğiz.

    “ALLAHIN İZNİYLE DİYARBAKIRLI HEMŞERİLERİMİN
    DESTEĞİYLE KAZANACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM”

    Allahın izniyle Diyarbakırlı hemşerilerimin desteğiyle kazanacağımızı düşünüyorum. İnanıyoruz çünkü inanmak başarmanın anahtarıdır. Bizde bakanlık ta ak parti genel merkezi de anketler yaptı. İlk geldiğimizin 6. ayında yüzde 41.6 idi memnuniyet. Daha sonra bir yıl geçtikten sonra bu yüzde 60’lara kadar çıktı. En son içişleri bakanlığı ve genel merkezin yaptığı memnuniyet anketinde oran yüzde 78 çıktı. Vatandaşlarımızın yüzde 78 i bizim büyükşehir hizmetlerinden memnu olduğunu dile getiriyor. Hizmetlerden memnun olmayanların da ideolojik cevap verdiklerini biliyoruz. Zaman zaman sosyal medyada bana da geliyor. Diyor ki sen benim kapımın önüne kadar asfalt değil altınla da kaplasan ben sana oy vermeyeceğim. Düşüncesine saygım var, ben hizmetimi kaliteli bir şekilde yaptım mı yaptım. Vatandaşımızın bütün memnuniyetinin sandığa yansıyacağı diye bir kaide olmaz. Seni çok beğenir ama oyunu daha çok sevdiği siyasi partiye verebilir. Biz şunu söylüyoruz, bu 2 yıllık süreç içerisinde yaptıklarımızı vatandaşlarımız takdir ediyor. Biz bu hizmetleri görmezsek nankörlük ederiz diye ifade ediyorlar. Şimdi sonuçta sandığa gittiği zaman kendi vicdanıyla baş başa kalacak. Şu an eller titriyor olabilir. Ama o gün sandığa gittiği vakit o eller hizmeti görecek, elini vicdanına koyacak, bizim yaptıklarımızı ve huzur ve güven ortamını düşünecek bize oy verecek diye düşünüyoruz. Ben öyle inanıyorum, inanmak zorundayım. Ve bu oran memnuniyet oranı olan yüzde 78-80 kadar olmak zorunda da değil. Biz 50 +1 i aldığımızda kazanacağız.

    “HEP AK PARTİ’NİN BELEDİYECİLİĞİNİ ÖRNEK ALDIK”

    Kayyumluk sürecinde hep ak partinin belediyeciliğini örnek aldık. Ama biz bu hizmetleri yaparken destek falan almadık. Sadece maddi desteği demiyorum diğer desteği de almadık. Tamamen kendi çalışmalarımızla birlikte. Tamamen kendi çalışanlarımızla ilkeli ve prensipli duruşumuzla hizmetler ortaya koyduk. O kıt olan kaynakları yatırıma dönüştürdük. Seçim çalışmalarımızı partimizin ilkelerine, yönetim anlayışına, belediyecilik anlayışına göre yapacağız. Ben artık devlet memuru değilim. Ben artık siyasetçiyim. Partimin politikalarına yüzde yüz uymak zorundayım olacağız da. Şu ana kadar Türkiye de ak parti belediyeciliği vatandaşlar tarafından hep takdir görmedi mi?  Yanlış bir şey mi yapıldı? En iyisi en güzeli yapıldı. Bir belediye başkanı 5 yılda seçiliyor. Beş yıl gelir hizmetini yapar daha sonra tekrar seçimde aday olacaksa bu beş yılda yaptıklarını anlatarak vatandaştan oy ister. Ben iki yılda yaptıklarımla vatandaşlardan oy isteyeceğim. Aslında eşit şartlarda seçime girmiyoruz ama Allaha çok şükür. Zamanı, kaynakları iyi kullanarak ve bütün milletin parasını millete harcayarak yatırıma dönüştürmüş ve 15 yıllık iş yapmışım. Eksik olmaz mı tabi olur. Şimdi ben 26 tane 40-50 metrelik bulvar yapmışsam, 80 caddeyi ıslah etmişsem bu işler bitti mi diyoruz hayır bitmedi. Ben 15 yılı 2 yıla sığdırmışsam “ben şunu da yapsaydım demeye gerek var mı ?”

    “BAĞLAR BELEDİYE BAŞKANI BEN İZİN VERMEM DİYOR”

    Bağların sokakları eğer çöpten geçilmez durumdaysa ve eğer orda oturan insanlar whatsapp yoluyla bana gönderiyorlarsa, buraları siz temizleyin diyorsa demek ki kayyum isteniyor. 17 yıllık belediyede kalanlardan değil de benden istiyorlar ve ben kendi elemanlarımı oraya gönderip bağlar sokaklarını temizletiyorum ve teşekkürü alıyorum. Bütün şehrin temiz olmasını istiyoruz. Sadece büyükşehir sınırları içerisindeki alanların temiz olmasını arzu etmiyoruz. Bu şehre ilk geldiğimizde belediyeciliğin ilk görevlerinden olan temizlik işlerinin aksadığını gördük. Diyarbakır sokakları çöp dağına dönüşmemiş miydi? o günlerle bizim şuan yaptıklarımızı kıyas edince arada dağlar kadar fark olduğunu göreceksiniz. Bağlarda çocukların gençlerin vakit geçireceği sosyal yapılar yapmak istiyoruz fakat o yapılaşma yüzünden boş arsa bulamıyoruz. En yakın bağcılarda trafik eğitim parkı yapalım dedik. Bir an önce hizmete sunma derdindeyken bağlar belediye başkanı ben izin vermem diyor. Biz 6 ay gecikmeli de olsa yaptık. Şu an hizmete açık. Örneğin havaalanı yolunda yerin altına trafo döşenecek dediler ki biz bırakmıyoruz. Kavga ede ede koymuşuz. Bak bugün Sakarya caddesinde parka trafo koyduracağız diyorlar ki ben bu parka koydurmam. Orda o trafo konulması gerekiyor, esnaf rahatlayacak engel oluyorlar. Bizim derdimiz Diyarbakır ve Diyarbakırlının derdidir. Bizim tek sevdamız Diyarbakır’dır. Ben Diyarbakır aşığım. Diyarbakır sıradan bir şehir değil burası mübarek bir şehir. Herkes aşık olsun.

    “ANAM KÜRT BABAM KÜRT”

    Benim anam Kürt babam Kürt, hanım zaza onun anası zaza babası zaza. Şimdi HDP eş başkanı Sezai Temelli konuştu dedi ki, ‘Kayyumlar Diyarbakır halkına bölge halkına zulüm yapıyor. Allah aşkına biz Diyarbakır’a hizmet mi zulüm mü yaptık?. HDP’lilerin çoğu yöneticileri dahil Cumali Atilla iş yapmadı diyemiyor. Güzel iş yapmadı hiç diyemiyor. Ve kendi aralarında çok tartışıyorlar ben biliyorum bana da bilgiler geliyor. Ya kardeşim biz hiçbir kaldırımı doğru dürüst yapamadık ki konuşalım. Bu kaynaklar birileri tarafından birilerini aktarıldı da diyemiyorlar. Bak bizim o kadar şeffaf bir yönetim anlayışımız var ki, sadece bu yıl 78 tane müteahhide iş yaptırmışız. Sadece yol işi yapan 36 tane müteahhidimiz var. Ben nu işi onlar gibi yapmış olsaydım üç beş kişi çağırır davetiye usulüyle iş yaptırırdım. Biz öyle yapmadık açık, şeffaf ve hesap verilebilirlik ilkelerini göz önünde bulundurmuşuz.

    Esnaf ruhsat almak istediğinde önce yerel komitelerce haraç alınıyordu. İmar olacaksa eğer o yerel komitelerce milyonlarca lira haraç alınıyordu maalesef. Sosyal yardımların nereye dağıtıldığı belli değil. Memur ve diğer çalışanlardan belli oranda kesinti oluyordu. Bizim belediyeciliğimizde böyle şeyler duymadınız duymayacaksınız da. Bütün işlerimizi yaparken tarafsız, objektif, tarafsız ve açık olduk. Milletin parasını millete harcamak dışında bir gayretimiz olmadı. Bireysel menfaatleri hiçbir zaman ön plana çıkarmadık. Hep toplumsal menfaatler göz önüne alındı. Bu peygamberler sahabeler şehrine yakışmayacak derecede pislik kokan yerler vardı hepsini onardık. Biz buraya efendi olmak için değil hizmetkâr olmaya geldik. Nasip olursa üst geçitler ile ilgili sıkıntıları da gidereceğiz. Biz karayollarına söyledik eğer onlar yapmazsa biz yapacağız. Bu şehre ilk defa klimalı durak getirdik.  Ne dediler biliyor musunuz?  ‘Bu klimalı durakları göreceksin iki günde sökecekler’ Ben de dedim ki benim hemşerim kendilerine değer veren işleri bozmaz kırmaz. Bakın bırakın klimayı o durağın camına bile zarar gelmedi. Demek ki insanlara değer verirsen, ötekileştirmeden kucaklarsan şehrin malını elbette sahip çıkacaktır.”

     

     

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen