• “ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma yönündeki kararını çok talihsiz buluyoruz”

    “ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma yönündeki kararını çok talihsiz buluyoruz”
    “ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma  yönündeki kararını çok talihsiz buluyoruz”
    15.05.2018 Salı

     

    Chatham House’da bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail-Filistin gerilimi, Orta Doğu bölgesini on yıllardır istikrarsızlığa sürükleyen en önemli sorunların başında geliyor. Biz, 1967 sınırları dâhilinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılığa sahip bir Filistin Devleti’nin kurulmasının, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi için yegâne yol olduğunu hep söyledik. Bugün, ABD’nin Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma yönündeki kararını uygulama noktasında çok talihsiz buluyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Chatham House’da katılımcılara hitap etti.

    “DEAŞ’LA MÜCADELEDE ENETKİN OPERASYONU TÜRKİYE YAPTI”

    Konuşmasında “DEAŞ’la mücadelede en etkin operasyonu Türkiye yapmıştır” ifadelerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fırat Kalkanı Harekâtı’nda 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirerek, bu örgüte Suriye’de en büyük darbeyi vurduk. Bununla da kalmadık, DEAŞ bağlantılı 63 binden fazla kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Terör örgütleriyle ilişkisi olduğundan şüphelenilen ve yasadışı yollarla ülkemize giriş yapan yaklaşık 6 bin 200 şahsı sınır dışı ettik. DEAŞ ve el-Kaide mensubu 11 binden fazla kişiyi gözaltına alarak bunlardan, 3 bin 563’ünü tutukladık. Ama bizim karşımızda bir başka terör örgütü daha var. Suriye’deki boşluktan istifadeyle, sınırlarımız boyunca bir terör koridoru oluşturmaya çalışan PYD-YPG teröristlerine karşı mücadelemizde karışımıza, güya müttefikimiz, güya terör karşıtı, ülkeler çıkıyor. Buna rağmen, Zeytin Dalı Harekâtıyla, Afrin bölgesinden bu teröristleri temizledik” dedi.

    “TÜRKİYE, SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KONUSUNDA EN SAMİMİ ÜLKE”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda en samimi ülkedir. Çünkü hâlen sınırlarımız içinde yaşayan 3,5 milyon Suriyeli sığınmacının kendi evlerine dönebilmelerinin yolu, bu ülkenin yeniden güvenli hâle gelmesidir. Suriye topraklarında Türkiye’nin güvenli hâle getirdiği yerlere yüzbinlerce insan geri dönüp yerleşirken, hâlen müttefiklerimizin himayesindeki terör örgütlerinin kontrolü altındaki yerlere geri dönen kimse yoktur. İnsanlar, karşılarındakilerin, tıpkı DEAŞ’lılar gibi eli kanlı teröristler olduğunu biliyor, kendilerini güvende hissetmedikleri için de geri dönmüyor.”

    “Biz kendi bölgemizde krizlerle uğraşırken, kıta Avrupası ve genel olarak Batı’da çok tehlikeli bir süreç işliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’nın göbeğinde insanlar inançları, dinleri, kültürleri, hayat biçimleri yüzünden ötekileştiriliyor” değerlendirmesinde bulundu.

    “BAŞINDAN İTİBAREN SURİYE İHTİLAFININ ÇÖZÜMÜ YOLUNDAKİ GAYRETLERE DÂHİL OLDUK”

    Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sekizinci yılına giren Suriye ihtilafı, siyasi, insani, güvenlik ve ekonomik boyutlarıyla İkinci Dünya Savaşından bu yana görülmemiş bir yıkıma yol açmıştır. En başından itibaren Suriye ihtilafının çözümü yolundaki gayretlere dâhil olduk. Cenevre sürecine aktif katkıda bulunduk. Muhalefetin garantörü sıfatıyla, Cenevre’nin tamamlayıcı unsuru olarak gördüğümüz Astana Toplantılarından somut neticeler çıkması için büyük gayret sarf ettik. Sahada, gerginliklerin azaltılması için gözlem noktaları tesisinden gerektiğinde terör örgütlerine fiili müdahaleye kadar her türlü inisiyatifi üstlendik. Fırat Kalkanı Harekâtı ve Zeytin Dalı Harekâtı ile toplamda 4 bin kilometrekarelik alanı teröristlerden temizledik.İdlib bölgesinin güvenliği için Rusya ve İran’la birlikte başlattığımız çalışmaları önemli bir noktaya getirdik. Doğu Guta ve özellikle Duma’da yaşanan vahşete engel olamamanın ise derin üzüntüsü içindeyiz” açıklamasında bulundu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail-Filistin gerilimi, Orta Doğu bölgesini on yıllardır istikrarsızlığa sürükleyen en önemli sorunların başında geliyor. Biz, 1967 sınırları dâhilinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılığa sahip bir Filistin Devleti’nin kurulmasının, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi için yegâne yol olduğunu hep söyledik. Bugün, ABD’nin Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma yönündeki kararını uygulama noktasında çok talihsiz buluyoruz. Uluslararası hukuku çiğneyen, Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı bu kararı bir kez daha reddediyoruz” diye konuştu.

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen