• Âlim, mutasavvıf, evliya.. Ahmed-i Hani

    Âlim, mutasavvıf, evliya.. Ahmed-i Hani
    Âlim, mutasavvıf, evliya.. Ahmed-i Hani
    12.07.2018 Perşembe

    Fatih SURUÇ

     

    DİYARBAKIR – Her Cuma Kültür – sanat sayfasında değeli sanatçıların hayatını anlatmaya devam ediyoruz. Bu hafta Hakkari'nin Çukurca’da dünyaya gelen  ünlü Ahmed-i Hani’yi anlatıyoruz.

    HAYATI

     Ahmed-i HaniAhmed-i Hani 1650-51 yılında Hakkâri’nin Çukurca ilçesine bağlı Han Köyünde doğmuştur. Babasının adı Şeyh İlyas annesinin adı Gulnigar'dır. Hânî Aşiretinden olmasından ve Han köyünde doğmasından ötürü Ahmed-i Hani (Ehmedê Xanî, Hani'li Ahmed) olarak tanınmaktadır. Ahmed-i Hani 1707'de Doğubayazıt'ta vefat etmiştir. Türbesi Ağrı Doğubayazıt'tadır.

    EĞİTİMİ

    Hani ilk eğitimini aile içinde babası Şeyh İlyas'tan fıkıh derslerini aldı. Ardından Beyazıt'taki Muradiye medresesine gider. Daha sonra Ahlat ve Bitlis medreselerinde öğrenim görür. Botan ve Mezopotamya'da devam eder öğrenimine. Bağdat, Şam, Halep ve İran medreselerinde de uzunca yıllar öğrencilik hayatı yaşadı. Hani özellikle Suriye medreselerinde Antik Yunan Felsefesi’ni, Mezopotamya ve İran medreselerinde ise İslam felsefesi, astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrenmiştir. Hani'nin Kâbe’yi tavaf ettiği, Mısır'a gittiğini yazdığı eserinin içeriğinde açıkça görülmektedir. Her

    yerde isim yapmış âlimleri araştırır

    ilmi ve bilimi daha da ilerletmek için

    onların yanında diplomasını aldıktan sonra Beyazıt'taki Muradiye medresesinde eğitim vermeye çalışır. Hani, İshakpaşa Sarayı'nın temeli atılırken (1674) dua okumuştur. Beyazıt Beyi Mir Muhammed'dir. Daha sonra Beyazıt'ta Muradiye Camii'nde imamlık yapmıştır. Mir Muhammed'e divan kâtipliğinde bulunmuştur. Onunla yakınlığını, ona sevgisini bir şiirinde ifade etmiştir, ölümüne dair üzüntüsünü belgelemiştir. Mir adına İran sınır Serdar'ı ile alınan karara imza atmıştır.

    DERİN KÜLTÜREL BİRİKİM VE BİLGİ

    Ahmed-i Hani, Şihabeddin Sühreverdî, Farabi, Feqiyê Teyran, Molla Ahmed-i Cezirî, Platon, Aristoteles, Muhyiddin İbn Arabi, Ali Hariri, Firdevsi ve Ömer Hayyam gibi daha birçok büyük şahsiyetten etkilenme düşünceler ortaya koyar. Hani bu birikimini 4 ayrı dilde dile getirir. Hani iyi bir eğitmen ve dil uzmanıdır. Dönemin felsefi, teolojik ve edebiyat bilgilerini iyi özümsediği ve bu yönüyle yetkinleştiği anlaşılıyor. Felsefe tarihi, dinler tarihi, Kürt edebiyatı, folklor ve tarihi konusunda da derin birikimi vardır. Ayrıca Kürtçenin yanı sıra Arapça, Farsça ve Osmanlıca'ya oldukça hâkim olduğu biliniyor. Şiirlerindeki derin kültürel birikim ve bilgi hayranlık uyandıracak düzeydedir. Mem û Zîn adlı temel yapıtında her olayı ele alışı derin bir çözümleme biçimindedir. Hani halka çok kolay bir şekilde dini eğitim vermek için hem Arapça hem de Kürtçe dilinde çok pratik ve halkın kavrayabileceği metotlar geliştirir. Hani'nin özellikle çocuklar için Nûbihara Biçukan adlı eseri yazar. Nitekim eserinde ‘’Ne ji boy sahip rewacan, belki ji boy piçûkên Kurmancan’ eder. Yani eseri küçük çocuklar için yazdım der.

    DÜŞÜNCELERİ

    Ahmed-i Hani'nin siyasi özlemi, düşünceleri açıktır ki o dönemin genel atmosferinden doğmuştur. Bu dönemde, Kürt düşün hayatının geri olduğu açık. Ancak bu, Kürt düşünce ve edebiyat mirasının hiç olmadığı anlamına gelmiyordu. Önemli bir düşünce ve edebiyat mirasına sahipti. Fakat bu Kürtlerin sosyo-ekonomik koşullarından dolayı yaygınlık kazanamamıştı. Çok dar sınırlar içinde düşüne haps olmuştu. Bu bir idari yaptırımdan çok sosyal ve kültürel nedenlerden kaynaklanıyordu. Hani daha çok birlik ve ittifak parolalarını kullanarak sesini yükseltiyor, Kürtlerin kendi aralarındaki çelişkilerine de dikkat çekiyordu. Bu tür şartlar altında Beyler Hani'yi anlayamadılar böylece bu modern düşünceler pratikleşmeyip sonrasız kaldı.

    YURTSEVER VE HALKÇI

    Ahmed-i Hani'nin en önemli yönlerinden bir tanesi de, yurtsever ve halkçı oluşudur. Birçok aşirete bölünmüşlük kendisi için en temel sorundur. Denilebilinir ki, tüm düşüncelerinde ana tema budur. Bu nedenle Kürtlerin

     

     

    birliği, Kürtlerin diğer halklar gibi özgür yaşaması, Kürt kültürü ve Dili’nin özgürce gelişmesi için feryat eder. Tüm bunları sağlamanın yolunun çağdaş bir millet olmaktan geçtiğine inanır. Kürtlerin aslında hiçbir yönü ile komşu halklardan geri olmadığını yalnızca birlik ve iyi yöneticilerden yoksun olduğunu savunur. Bu nedenle şiirlerinde komşu halkların sanatıyla dilleriyle rışır ve bununla Kürtlerin sahip olduğu yeri dile getirir. Ancak Hani'de başka halkları karşısına alan bir milliyetçiliğe rastlanmaz. Tam tersine Hani hep eşitliği gösterir. Komşu halkların kültürel, tarihsel, dinsel yakınlıklarını kardeşlik olarak görür. Kimi şiirlerinde her bir mısrasını ayrı bir dilde (Kürtçe, Farsça, Türkçe, Arapça) ifadelendirdiği dörtlüklerde sembolize eder.

    ESERLERİ

    Âlim, mutasavvıf ve bir Kürt şair olan Şeyh Ehmed-i Xanî tasavvuf, debiyat, dil ve din alanlarında eser vermiş önemli bir şahsiyettir. Ona birçok eser nispet edilmektedir. "Mem û Zîn", "Dîwan", "Nûbıhara Bıçukân" ve 'Eqîdâ îmane" adlı eserlerin ona ait olduğu kesindir. Şeyh Emed-i Xanî tarafından yazıldığı kesin olan eserlere bakıldığında, onların din, dil, edebiyat, tasavvuf, felsefe vb. birçok yönden birçok insanı ilgilendirdiği görülmektedir. Onun her eserinde bu hususlar açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Örneğin, onun eserlerinden olan "Mem û Zîn" adlı kitapta Kürt halkı arasında yüzyıllar boyunca dilden dil anlatılmış bir ilahi aşk hikâyesi edebî ve dinî bir dil kullanılarak manzumlaştırılmıştır. Sözü edilen hikâyenin bu şekilde kitaplaştırılması,Bir kısım kitaplarını ders kitabı olacak şekilde yazması ve kitaplarında okuyucularından ona Fatiha okumalarını talep etmesi ise, eserlerini yazarken İnsanlara faydalı olma ve ahiret sevabını elde etmeyi çok önemsediğini göstermektedir.Eserleri üzerinde ciddi ve bilimsel bir tahlil yapıldığında Mevlana, Yunus Emre, Haci Bektaş-ı Veli, Şeyh Ahmed Yesevi gibi arif ve mutasavvıf; Gazali, İbni Sina, Farabi gibi bir filozof; Nizami, Molla Cami, Hafız, Molla Ahmed-ı Ceziri gibi bir edip ve şair; İbn Haldun gibi bir sosyolog olduğu anlaşılmaktadır.

    Mem û Zîn, (Mem ve Zin)

    Nûbihara Biçukan, (Küçüklerin Baharı)

    Eqîdeya Îmanê, (İman'ın Akidesi veya İnanç Risalesi) Ahmed-i Hani'nin Kürtçe eseri, genel anlamda İslam'ın temellerini içeren, dini konuları işleyen bir kitaptır. Şiirsel bir dille yazılan kitap yetmiş üç beyitten oluşmaktadır.

    Eqîdeya Îslamê, (İslam'ın Akidesi)

    Fî Beyanî Erkanî Îslam, (İslam'ın Temelleri)

    Erdê Xweda, [Allah'ın Arzı], (Astronomi ve Coğrafya ile ilgili eser)

    Dîwana Helbestan, (Şiir Dîvanı)

    Şêrên Fîlozofî [Şi'rên Fîlozofî] (Filozofik Şiirler)Ahmed-i Hani Kürtler, Kürt edebiyatı ve Kürtçeye ile ilgili pek çok çalışması oldu.Kürt talebelere Kürtçe eğitim vermek için Medrese kurdu.İlk Kürtçe-Arapça sözlük olan Nûbihara Biçûkan eseri yazdı.Felsefe üzerine ilk kez Kürtçe eser yazdı.Kendisinden sonra gelen bütün Kürt bilgilere ilham kaynağı oldu.

    ETKİLENDİKLERİ

    Aristoteles, Hipokrat, Şihabeddin Sühreverdî, Firdevsî, Farabi, İbn-i Arabî, Ömer Hayyam, Ali Hariri, Melayê Cizirî, Faki Tayran

    ETKİLEDİKLERİ

               

    Mahmud Beyazidi, Abdurrahman Şerefkendi, İsmail Beyazidi, Muradhan Beyazidi, Mesture Erdelan, Nali, Said Nursî, Celadet Ali Bedirhan

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen